11.02.2019 01:30 | Son Güncelleme:

Avrupa’da düşüşte Türkiye’de ise kral

Dizel motorlu otomobillerin pazar payı, geçtiğimiz yıl, 2001’den bu yana Avrupa’daki en düşük seviyeye ulaşırken, Türkiye’de halen pazarın yarıdan fazlasını oluşturuyor...

ABD’de 2015 yılında ortaya çıkan skandalın ardından deyim yerindeyse “gözden düşmeye” başlayan dizel motorlar, en büyük pazarlarından biri olan Avrupa’da kan kaybetmeye devam ederken, Türkiye’deki krallığını sürdürüyor. Nitekim 2017 yılında Avrupa pazarında ortalama yüzde 44’lük paya sahip olan dizel otomobiller, geçen yıl yaklaşık yüzde 10 kayıpla yüzde 36’lık paya razı oldu. Türkiye’de ise dizel motorlu otomobillerin pazar payı, gerilemelere rağmen yüzde 58 civarında. Türkiye, dizelin Avrupa’da “hala kral olduğu” birkaç ülkeden biri haline sokuyor.

Dizel motorlar konusunda getirilen yeni testler ve özellikle hükümetlerce uygulamaya konulan yasaklar, Avrupalı tüketicilerde ciddi bir belirsizlik oluşmasına yol açtı. Bir dönem Avrupa’nın en popüler motor seçeneği olan dizeller, 2017’nin ardından geçen yıl tam anlamıyla “serbest düşüş” yaşadı. Yüzde 10’a yakın bir pazar kaybı yaşayan dizel motorlu otomobillerin Avrupa genelinde ortalama pazar payı yüzde 36’ya düştü. Bu da, 2001 yılından bu yana dizellerin sahip olduğu en düşük pazar payı. Çok değil, 2015 yılında bu rakam yüzde 51 düzeyindeydi.

Kaleleri düşüyor!

Avrupa’da 2017 yılında 6 ülkede ağırlıklı pazar payına sahip olan dizel motorlu otomobiller, güvendiği kalelerini de kaybetmeyi sürdürüyor. Nitekim Avrupa’da dizelin yüzde 50’nin üzerinde pazar payına sahip olduğu ülke sayısı 3’e düşmüş durumda. Bunlar İrlanda, Portekiz ve İtalya. Bununla birlikte Lüksemburg, Avusturya, Fransa, İsveç, İspanya gibi ülkelerde dizel satışları halen ortalamanın üzerinde seyrediyor.

Türkiye’de ise dizel motorlu otomobillerin payı yüzde 58 dolayında gerçekleşti. Dizel motorlu otomobil satışları her ne kadar bir önceki yıla göre yüzde 2 civarında bir düşüş yaşansa da, pazarın yarıdan fazlasında halen “dizel krallığı” sürüyor. Bunun önemli nedenlerinden biri, şirket filolarında en çok dizel motorlu araçların seçilmesi. Tüketim değerlerinin benzinlilere göre daha düşük olması da, bir başka nedeni oluşturuyor.  

Bununla birlikte Avrupa ve Türkiye’de lüks otomobil modellerinde dizelin ağırlığı da devam ediyor. Özellikle Avrupa’da lüks markaların satışlarındaki dizel ağırlığı ciddi miktarlara ulaşıyor. Nitekim Avrupa’da en fazla dizel motorlu araç satışı yapan ilk 6 markanın tamamı lüks araç üreticilerinden oluşmakta. İstatistikler, lüks markaların satışlarında dizel payının yüzde 50 civarında olduğunu ortaya koyuyor. 

Kullanılmış lastik ve jantları 100 bin dolar

Dünyanın en hızlı, en güçlü ve dolayısıyla en pahalı otomobilleri arasında yer alan Bugatti Veyron’a ait dört adet kullanılmış jant ve lastik, 100 bin dolardan internette satışa çıkarıldı. “eBay” internet sitesi üzerinden satışa sunulan lastik ve jant setinin “az kullanılmış” olduğu belirtilirken, istenilen ücretin “makul” olup olmadığı da tartışma konusu oldu. Nitekim 2013 yılında aracın orijinal lastiklerinin 40 bin doların üzerinde bir fiyata satıldığı kaydedilen yorumlarda, jant ve lastiklerin 150 bin dolar tutabileceği belirtiliyor. Bununla birlikte eBay üzerinde sadece orijinal jantlara ait bir satış ilanına da rastlamak mümkün... Sadece jantlara istenen ücret ise 60 bin dolar. Bugatti’nin, her 4 bin km’de bir, lastiklerin değiştirilmesini tavsiye ettiği belirtiliyor. Bugatti Veyron’un yağ değişimi ve yıllık bakımlarının 21 bin dolara mal olduğu, dört adet turbosunun ise 22 bin dolara değiştirilebildiği kaydediliyor...  

VW’nin en küçük SUV’u geldi

Volkswagen SUV ailesinin en yeni ve küçük üyesi  T-Roc, Türkiye’de satışa sunuldu. Adını İngilizce “kaya” anlamına gelen “Rock” kelimesinden alan araç, 192 bin TL’den başlayan tavsiye edilen anahtar teslim liste fiyatına sahip.

T-Roc, dışarıdan bakıldığında zarif ve sportif boyutları, içerideyse fonksiyonelliğiyle dikkat çekiyor. Bu kompakt SUV, 11 farklı gövde rengi, 4 farklı tavan renk kombinasyonuyla alınabiliyor. Aracın düşük ağırlık merkezi, yol tutuşunu artırırken T-Roc’un daha sportif görünmesini sağlıyor. T-Roc’un dış hatlarına uygun tasarlanan iç mekanda, SUV hissinın yanı sıra  modern çizgiler dikkat çekiyor. Dijital Gösterge Paneli’nin de bulunduğu iç mekan, avangart tasarım ile fonksiyonelliği birleştiriyor. 

Tek motor

T-Roc, Türkiye’de 1.5 lt TSI 150 PS (ACT) benzinli motor ve 7 ileri DSG şanzımanla getiriliyor. Otomatik Silindir Kapama teknolojisine sahip motorla araç, 0-100 km/s hızlanma süresini 8.4 saniyede tamamlıyor.

“Highline” donanımlı T-Roc’ta, 8 inçlik kapasitif dokunmatik ekrana sahip “Composition Media” bilgi ve eğlence sistemi, LED ön farlar ve gündüz farları, App connect mobil bağlantı arayüzü, elektrikli katlanabilir yan aynalar, dijital gösterge paneli, Ön/Arka Park mesafe sensörleri, tam otomatik klima standart. Ayrıca “Çarpışma Hazırlığı”, “Paralel Park Asistanı”, Kör Nokta Uyarı” sistemi, Şerit Takip Asistanı”, yaya algılama özelliğine sahip “Ön Bölge Asistanı” gibi donanımlar da isteğe bağlı alınabiliyor.

‘Yılın Otomobili’ için yarışacaklar

Otomotiv Gazetecileri Derneği (OGD) tarafından bu yıl 4. kez düzenlenecek “Türkiye’de Yılın Otomobili” seçimi için adaylar belli oldu. İki aşamalı yarışmanın ilk etabında “Yılın Otomobili” olmak için 21 “yeni” aday adayı yarışacak. Otomotiv konusunda uzman gazetecilerden oluşan OGD üyeleri, 11 Mart tarihinde yapılacak ilk oylamada 7 finalist otomobili belirleyecek. 

“Yılın Otomobili”ni belirleyecek ikinci oylama öncesi 9 Nisan tarihinde Intercity İstanbul Park’ta test sürüşü düzenlenecek.

OGD üyeleri, 7 finalist otomobili son bir kez daha test etme şansı bulacak. Ardından ikinci oylamaya geçilecek. Bu oylamada her jüri üyesi sahip olduğu 250 puanı adaylar arasında dağıtacak.

En fazla puan alan finalist, Türkiye’de Yılın Otomobili seçilecek. Birinci olan otomobil, 16 Nisan 2019’da düzenlenecek gala gecesiyle açıklanacak. OGD Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Sandık, “Yılın Otomobili” seçiminin her zaman olduğu gibi bu yıl da büyük bir çekişmeye sahne olmasını beklediklerini belirterek “OGD’nin ana kuruluş amacında da yer alan tüketiciyi bilgilendirme misyonunun bir parçası olan Yılın Otomobili seçimlerinin, tüketicinin otomobil tercihinde de önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz” dedi.

Ağır ticari pazarı 2020’de düzelir

Ağır ticari araç pazarı, geçtiğimi yılı toplam 11 bin 754 adetlik satışla tamamlarken, pazar son 10 yılın en düşük seviyesine geriledi. Doğuş Otomotiv Scania Genel Müdürü İlhami Eksin, 2018 yılında mega inşaat projelerindeki hafriyat işlerinin büyük ölçüde tamamlanmasıyla kamyon pazarının yaklaşık yüzde 51 daraldığını belirtti ve “Ağır ticari araç çekici pazarında daralma yüzde 11 ile daha hafif hissedildi. Biz, 2018 yılını toplamda 1.177 adetlik satış ve yüzde 10 pazar payı ile tamamladı. Çekici pazarında 1.031 adet ile yüzde 16 pazar payı elde etti. İthal çekici pazarında ise yüzde 23 pazar payı ile en çok tercih edilen marka oldu” açıklamasında bulundu. Eksin şöyle devam etti:

“2019 yılı ağır ticari araç pazarının 10 bin adet seviyelerinde kapanacağını öngörüyoruz. Ağır ticari araç pazarının son 20 yılına baktığınızda, ortalamanın yaklaşık 25 bin adet olduğunu görebilirsiniz. Bahsettiğimiz bu yıllar içerisinde, pazar sadece üç yıl 10 bin adedin altında kalmış. 2011 yılında ise 37 bin 276 adetle en yüksek seviyeye ulaşmış. Analizlerde görüyoruz ki toplam ağır ticari araç pazarı dönemsel olarak daralmalar yaşayabiliyor. Bizi geleceğe yönelik umutlu kılan ise; daralmanın sona ermesiyle pazarın, önceki yıllarda 25 binin altında kaldığı her yıl için tekrar yükselişe geçiyor ve pazarı 30 binlerin üzerine çıkarıyor olması. 2020’den itibaren pazar, daha önce de olduğu gibi en tepeye çıkabilir ve 30 bin seviyelerinde tamamlanabilir.”

 

Mercedes’ten binek modellere 4 yıl garanti

Mercedes, binek otomobil modellerinde yeni bir uygulamayı devreye aldı. 1 Ocak 2019 ve sonrasında Türkiye’de satılan tüm Mercedes-Benz otomobiller, kilometre sınırı olmaksızın 4 yıllık garantiyle sunulmaya başlandı. Premium segmentte bir ilk olan bu garanti uygulaması kapsamında, 01 Ocak 2019 ve sonrasında trafiğe çıkan araçlar için, ilk 2 yıl boyunca binek otomobillerin kaporta işlemleri dahil bakım ve onarımları düzenli olarak Mercedes-Benz yetkili servislerinde yaptırılması halinde, 4. yılın sonuna kadar geçerli garanti kapsamı ücretsiz olarak sunuluyor. Bu hizmetle yasal garanti süresini takip eden 24 ay boyunca kilometre sınırı olmaksızın Mercedes marka otomobillerde oluşabilecek, garanti belgesinde ve “Kapsam Dışı Durumlar” haricinde, malzeme ve montaj kaynaklı tüm arızaların onarım bedeli Mercedes-Benz Türk tarafından karşılanıyor.

 

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0