Avustralya'nın 2 milyon kediyi yok etme kararı vicdansızlık mı?

Avustralya'da 2015 yılında planlanan vahşi kedileri uyutma işlemi yakın zamanda hayata geçirilecek. 'Uyutma işlemi' deyince hafifletir gibi oluyor fakat '2 milyon kediyi öldürme işlemi' demek de, olayı olduğundan daha vahimmiş gibi gösteriyor. 2 milyon canlının yaşama hakkının mecburiyetten ellerinden alınacak olması çok üzücü elbette. Fakat bunun vicdansızlık değil, doğayı ve dengeyi korumak amaçlı olduğunu idrak etmek şart.

Avustralya'nın 2 milyon kediyi yok etme kararı vicdansızlık mı?

27 canlı türünü yok ettiler ve devam ediyorlar

27 canlı türünü yok ettiler ve devam ediyorlar

Avustralya'da yaşayan vahşi kediler görünürde sokak kedilerine benzese de Avustralya'nın balta girmemiş ormanlarında ve insan yaşamayan bölgelerinde barındıkları için avlanmaya programlılar.

İnsanlardan ve diğer canlılardan izole yaşayan kedilerin vahşileşmesi olağan bir durum.

Fakat sayıları o kadar arttı ki, Avustralya'daki birçok eşsiz türün varlığını tehdit etmeye başladı.

Avustralya hükümeti, vahşi kedilerin ülkede görülmeye başladığı 1700'lü yıllardan bu yana 27 memeli neslinin tükenmesinde direkt etkisi bulunduğunu açıkladı.

Durumun şu anda da farklı olmadığı ve kedilerin anormal sayıda kuş ve sürüngen öldürdüğü biliniyor.

Yani amaçları sadece beslenmek değil, vahşi doğaları gereği karşılarına çıkan ve gücü yettikleri her şeyi öldürmek.

Yani sokakta yürürken sevip geçtiğimiz, oyun oynadığımız ya da saldıracaksa bile patisiyle hafif vurup kaçan kedilerden bahsetmiyoruz burada.

Sayıları milyonu bulan vahşi kediler, bir nevi atanamamış aslan, kaplan...

Üzülmek anlaşılabilir ama karşı çıkmak akıl kârı değil

Üzülmek anlaşılabilir ama karşı çıkmak akıl kârı değil

Milyonlarca kedinin zehirli yiyecekle öldürülmesi fikri insanı ziyadesiyle üzüyor, bu bir gerçek.

Vahşi de olsa, insan eliyle hayvan öldürüleceğini bilmek iç burkuyor.

Bu sebeple ilk etapta karşı çıkmak olağan karşılanabilir.

Fakat olayın iç yüzünü anladıkça bu acı gerçeğin aslında hayvan düşmanlığı değil, gerçek hayvan ve doğa sevgisi olduğunu görebilirsiniz.

27 canlı türünü yok etmiş, Avustralya'dan başka yerde bulunmayan birçok kuş ve sürüngen türünü hızla yok eden milyonlarca saldırganı birilerinin durdurması gerek.

Olayın vahametini hala anlayamayıp "kediler öldürülmesin" demek ne yazık ki Avustralya'nın kendine has ekosistemini kurtarmıyor.

Bu nedenle sırf kedi sevdiğiniz için -ki hepimiz seviyoruz- bir ülkenin doğasını ve eşsiz hayvan türlerini riske atan vahşi kedilerin sayısının azaltılmasına karşı çıkmak, hayvanseverlikten ve doğayı koruma bilincinden çok uzak.

Hayvanseverlik ve romantik kediseverlik arasındaki farkı görmek şart.

Alternatif çözüm yok mu?

Alternatif çözüm yok mu?

Vahşi kedileri kontrol altına almak için sunulan alternatif çözümler arasında kısırlaştırma, barınağa kapatma ya da ülke dışına çıkarma var.

Fakat Avustralya Çevre ve Enerji Bakanlığı'nın bilimsel araştırmaları ışığında CNN'e yaptığı açıklamaya göre kediler, Avustralya'da her gün 1 milyon yerli kuş ve 1,7 milyon sürüngeni öldürüyor.

Kısırlaştırma yapılsa bile mevcut durumda yaşayan milyonlarca vahşi kedi her gün milyonlarca türü öldürmeye devam edecek.

2015 yılında hazırlanan ilk programdan şimdiye dek bile büyük zarar verdikleri biliniyor.

Bir diğer yöntem olarak sunulan yakalanıp barınağa ya da ülke dışında güvenli bir yere götürülme ihtimalleri ise neredeyse yok.

Vahşi oldukları için standart barınaklarda barınamazlar.

Vahşi hayvan barınağına ihtiyaçları var fakat sayısı 2 ila 6 milyon arasında olan bu kedilerin hangi biri barınağa sığabilir?

Yakalanıp ülke dışında güvenli bir yere götürülmek için de sayıları yine çok fazla.

'Çöpçüler Kralı' filmindeki gibi görevlilerin tek tek elleriyle milyonlarca kediyi yakalaması mümkün değil.

Tepki gösterilmesi ve ders çıkarılması gereken asıl konu

Tepki gösterilmesi ve ders çıkarılması gereken asıl konu

Avustralya hükümetinin (ya da önceki hükümetlerin) bu konudaki asıl suçu, bu tehlikeyi önceden fark edip önlem almamaları.

Vahşi kedi sayısı milyonları bulmadan önce kısırlaştırma yapılabilirdi. Tepki gösterilecek asıl konu bu olabilir.

Fakat mevcut durumda hızlıca çözüm bulunmalı ve bunun yolu da çok üzücü olmasına rağmen, bir kısmını yok etmekten geçiyor.

İnsanoğlu doğanın dengesini kendi eliyle bozup, kendi eliyle düzeltmeye çalışıyor.

Bozarken zarar verdiği kadar düzeltmeye çalışırken de zarar veriyor.

İnsan ırkı doğaya muhtemelen Avustralya'da yok edilmesi gereken vahşi kedilerden daha çok zarar veriyor.

Bunun en acı yanı da, bilinçli olarak yapıyor olmamız.

Vahşi kedilerin Avustralya'ya verdiği zararda ise bir bilinç söz konusu değil. Bunu doğaları gereği yapıyorlar.

Fakat ne yazık ki bazen doğayı, doğadan korumak gerekiyor...

Bu makaleye ifade bırak