Ay olmasaydı Dünya'nın başına gelecek 5 felaket

Dünya'nın gezegenler arası bir çarpışma sırasında ilkel kabuğunun çoğunu kaybettikten sonra Ay'ın geldiğine inanılıyor. İnsanlık tarihinin en başından itibaren Ay, başlıbaşına bir kültür oldu. İlk insanlar mağara çizimlerinde Ay'ı özel bir unsur olarak kullandılar. Ve Ay, bugün hala özel... Peki ya hiç olmasaydı? Dünyayı özel kılan birçok şey var olabilir miydi? 

Ay olmasaydı Dünya'nın başına gelecek 5 felaket

1- Okyanuslar kontrol edilemezdi

1- Okyanuslar kontrol edilemezdi

Ay, Güneş ile birlikte deniz seviyelerini günde birkaç kez arttırıp azaltır. Ay, Dünya'nın etrafında döndükçe yer çekimi okyanuslarda gelgitler yaratır. Dünya'ya ne kadar yakınsa gelgitler de o kadar güçlü olur.

Eğer Ay olmasaydı okyanusların gelgitleri önemli ölçüde azalırdı.

Güneş'in çekim kuvveti sayesinde hala bir miktar gelgit olurdu ama Güneş'in, Ay kadar yüksek bir çekim kuvveti olmadığı için okyanuslar dünyanın yüzeyine yayılmaya başlardı. Bu da kutuplardaki deniz seviyesinin önemli ölçüde artması anlamına geliyor. Daha sakin, dalgasız ama tüm dünya yüzeyine yayılmış okyanuslar...

2- Mevsimler alt üst olurdu

2- Mevsimler alt üst olurdu

Mevcut durumda Dünya, Güneş'in ve kendi ekseni etrafındaki dönüşün bir sonucu olarak, yılın belirli bölümlerinde farklı mevsimler yaşıyor. Bunun sebebi de uzay ve Güney yarım kürenin yılın farklı bölümlerinde farklı miktarlarda güneş ışığı ve ısı alması. 4,5 milyar yıl önce Dünya, başka bir gezegenle çarpıştığında dönme ekseni keskin bir şekilde eğildi ve elips halini aldı. Ay'ın çekimi bu eğikliğin sabitlenmesine neden oldu ve Ay da aynı eksende dönmeye başladı.

Eğer Ay olmasaydı Dünya şimdikinden en iyi ihtimalle 20, en kötü ihtimalle 85 derece daha eğik bir eksene sahip olacaktı. Her iki ihtimalde de o eğim yüzünden kutuplar Güneş'e maruz kalacak ve aşırı iklim değişimleri yaşanacaktı. Gezegenin eksenindeki 1 derecelik bir değişim bile yeniden buzul çağı yaşamak için yeterli olabilir.

3- Daha kısa günler

3- Daha kısa günler

Gezegeni yaşanılır kılan sebeplerden biri de, dönüşündeki ideal süre. Dünya, ortalama 24 saatte bir dönüşünü tamamlıyor ve günler oluşuyor. Yüzeyin ısınması ve soğuması için en ideal iklimi yaratan 24 saatlik bu zaman dilimi, her zaman böyle dğeildi. Milyonlarca yıl önce günlerin daha kısa olduğu biliniyor. Milyarlarca yıl önce Dünya ve Ay o kadar hızlı dönüyordu ki, günler yalnızca 4 saat sürüyordu. Dinozorların yaşadığı çağda ise bu süre 23 saate ulaşmıştı.

Ay'ın yer çekimi, Dünya'nın üzerinde bir sürtünme kuvveti uygular ve her 100 yılda bir gezegenin dönüşünü iki milisaniye yavaşlatır. Hatta bu sebepten 30 Haziran 2012 tarihinde saatler Greenwich Gözlemevi saatine göre gece yarısı olmadan önce 1 saniye ileri alınmıştı. Amaç, atomların rezonans frekanslarını sayarak zamanı ölçen atom saatine dünyanın yavaşlayan devriyle uyumlu ilerlemesiydi. Atom saatindeki düzenleme yapılmasaydı, yıllar sonra güneşin batışı öğlen vaktine denk gelebilirdi.

Eğer Ay olmasaydı günler şimdikinden birkaç saat daha kısa sürecek ve soğuma-ısınma dengesi bozulacaktı. Her şey normal seyrinde ilerlerse 180 milyon yıl içerisinde günler 25 saat sürecek.

4- Tektonik plakalar olmazdı

4- Tektonik plakalar olmazdı

Ay'ın çekim gücünün Dünya'nın doğal gelişim süreci üzerindeki etkisi büyük. Hem de okyanuslardaki gelgitten bile daha fazla: Karada gelgit yaptıracak kadar.

Dünyanın sert zemini üzerindeki bu dalgalanmalar günün belirli bölümlerinde artarak 30 sanitmetreye kadar çıkabiliyor. Dünya'nın kabuğunun esnek olması da bu kara hareketine müsaade ediyor ve 'tektonik plakalar' olarak adlandırılıyor.

Gezegenler arası bir çarpışma yaşayan Dünya, bu çarpışma sonucunda kabuğunu kaybedip Ay'la tanıştı. Eğer o çarpışma olmasaydı ve Ay'la Dünya tanışmasaydı, şu anda okyanusların doldurduğu boşlukları o kabuk dolduracaktı. Dünya tektonik plakalara sahip olamayacaktı çünkü o esnekliğe sahip olmasına sağlayan boşluklar bulunmayacaktı. Dünya yüzeyi dağların oluşmasına müsait olmayıp tek parça olacaktı. Volkanlar dışında dağ olmayacaktı. Eğer okyanus oluşsaydı bile, gezegenin tüm yüzeyini kaplayacaktı.

5- Ay yoksa altın da yok

5- Ay yoksa altın da yok

Altın, platin, paladyum, iridyum... Bu metalik unsurlar insanlık için çok değerli. Mücevher, elektronik eşya, teknolojik buluş, uzay gemileri, otomobiller, uçaklar ve bilumum icatta onları kullanıyoruz. Ama Ay olmasaydı, onlara sahip olmamız da muhtemelen mümkün olmayacaktı.

Yaklaşık 4.5 milyar yıl önce, bilim adamlarının Theia adını verdiği Mars büyüklüğünde bir kaya, Dünya'nın sıcak, erimiş yüzeyine sert bir şekilde çarptı. Hem Theia'nın dış tabakası hem de Dünya'nın mantosunun bir kısmı, Dünya'nın yörüngesinde bir topak haline gelerek uzaya fırladı ve Ay'ı oluşturdu. Ancak, Theia'nın çekirdeği burada, Dünya'da kaldı ve onu oluşturan metaller gezegenimizin bir parçası oldu. 

Eğer Ay olmasaydı, Dünya'nın mantosundaki değerli metallerin konsantrasyonu daha düşük olurdu.

Altın ve platin gibi metallerin manyetiğe çekilme eğiliminde olduğu görülür. Dünyanın erimiş haldeki ilk döneminde bu metaller manyetik çekirdeğe ulaşana kadar merkeze gömülecekti. Çekirdek soğumaya başladıktan sonra sonsuza dek orada kalmış olacaklardı.

Bu makaleye ifade bırak