Tese yani tesislerden ameliyat ile sperm elde edilmesi, 1993 yılından beri azoospermi tedavisinin vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Öyle ya, testislerde sperm üretiliyor ama dışarı atılamadığı için çocuk sahibi olamıyorsunuz. Oysa bunları doğrudan testisten alarak yumurtanın içerisine koyarsanız, döllenme gerçekleşecek ve sağlıklı bir çocuk da dünyaya gelebilecek. İşte Tese böyle bir şansa kapıları açabilen etkili bir yöntem olarak yıllardır uygulana gelmekte.

Adından da anlaşılacağı gibi Tese tüp bebekte kullanılmak üzere testisin içinden sperm hücresi alınması işlemidir. Sıklıkla mikrocerrahi tekniği kullanılarak yapıldığı için mikro Tese olarak da bilinir. Burada testis dokusu ameliyat mikroskobu altında 20-30 kez büyütülerek incelenir.

İçerisinde sperm bulunduğu tahmin edilen tüp parçacıkları kesilerek alınır ve uygun solüsyonlar içerisinde muhafaza edilerek, laboratuvarda incelemeye tabi tutulur.

Bu sırada canlı spermler ayrıştırılarak toplanır ve mikroenjeksiyon yani ICSI yöntemi kullanılarak yumurta ile birleştirilir. Bir testiste sperm bulunmaması durumunda aynı işlem karşı testise de uygulanır.

Ameliyat sırasında mikro cerrahi tekniğinin kullanılması hem kanama riskini azalttığı hem de daha az miktarda dokunun çıkarılmasına olanak sağladığı için mikro Tese tercih edilir.

Ama olgunun özelliğine göre, klasik yolla birkaç tane küçük doku parçasının çıkarılması ile de yapılabilir. Eğer çok sayıda sperm elde edilerek ileride kullanılmak üzere saklanması düşünülüyorsa, mikro Tese daha yararlı olur.

Tekniğine uygun yapılması durumunda mikro Tese’nin önemli bir yan etkisi olmaz. Lokal anestezi ile sadece ameliyat alanı uyuşturularak yapılabilmekle birlikte, hastada Ağrı uyandırmaksızın cerraha uzun süre çalışma olanağı vermesi nedeniyle yüzeyel bir anestezi altında hastanın uyutularak yapılması daha iyi olur. 

Genellikle 30-60 dakika sürmekle birlikte, zor olgularda bu süre 2 saate kadar uzayabilir. Hasta aynı gün ayağa kalkabilir ve ertesi gün günlük işlerine dönebilir. Birkaç gün istirahat etmesi yeterli olur.

Mikro Tese ile olguların ortalama yarıya yakınında sperm elde edilebilmekte. Ama testis biyopsisinde ciddi bozukluk bulunan olgularda bu oran daha da düşer. Bazen işlem öncesi bir süre tedavi verilmesi, Tese ile sperm bulma olasılığını artırabilir.

İlk ameliyatında sperm çıkmamış erkeklerde, uygun bir tedavi protokolü uygulanırsa, tekrarlayan Tese lerde %15-21 arasında sperm bulmak mümkündür. İşlem sırasında alınan doku örneklerinin genetik incelemeleri, hem hastalığın etyolojisi hem de ileri tedavi seçenekleri hakkında aydınlatıcı olabilir.

Netice olarak mikro Tese, başka şekilde tedavi şansı bulunmayan azoospermi olgularında sperm elde edilerek tüp bebek ile çocuk sahibi olunmasına olanak sağlayan güvenilir ve etkili bir uygulamadır.