04.09.2014 02:30 | Son Güncelleme:
Aydın Hasan

Bağ evinden Köşk’e 93 yıllık hikâye

Cumhurbaşkanlığının yeni binaya taşınmasıyla Cumhuriyet tarihinde bir dönem kapanacak. 1919’da Atatürk’e tahsis edilen bağ eviyle serüvenine başlayan Çankaya Köşkü artık cumhurbaşkanlığının simgesi olmayacak

Cumhurbaşkanlığı’nın Çankaya Köşkü’nden Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) alanı içine inşa edilen yeni yerleşkeye taşınacak olması, 93 yıllık bir simgeyi değiştirecek. “Çankaya” ifadesi, 1921’den bu yana Türkiye’nin güç merkezini ve 1923’ten sonra da aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı’nı simgeleyen anlamını kaybedecek. Çankaya Köşkü’nün rakımı uzun yıllar 865 olarak kabul edildi. Son yıllarda yapılan ölçümlerde Çankaya Köşk’ün deniz seviyesinden yüksekliği 1071 metre olarak ölçüldü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı’nın taşınacağını açıkladığı Çankaya Köşkü’nün hikâyesi özetle şöyle:

Şehre bir saat uzakta bağ evi
Ankara Belediyesi, 1921 yılında Çankaya’da tepenin yamacında bulunan bir bağ evini Bulgurluzade ailesinden satın alarak 1919’da Ankara’da kalmaya başlayan Mustafa Kemal’e hediye etti. Bazı kaynaklara göre, bağ evinin ilk sahibi 1915 tehciri sırasında Ankara’dan ayrılmak zorunda kalan Ermeni Kasapyan ailesiydi. Ev, o dönem Kasapoğlu Köşkü olarak anılıyordu.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu, 1921’de bağ evine yaptığı ziyareti “Burası şehre bir saat uzaklıktadır. Oldukça bakımsız ve düzensiz bir kır yolundan herhangi bir araba epeyce büyük bir zahmetle sizi bu köşkün bir kenarına kadar getirebiliyor” diye anlatmıştı.

İlk hanımefendi Latife Hanım
Döşemeleri ve çatısı ahşap olan bağ evinin alt ve üst katında, ikişer küçük oda bulunuyordu. Resmi kayıtlara göre; Çankaya Köşkü’nün ilk hanımefendisi Latife Hanım. Ancak cumhuriyet öncesinde Çankaya Köşkü’ne Mustafa Kemal ile birlikte taşınan ilk kadın Fikriye Hanım oldu. Büyük Zafer ve cumhuriyetin ilan edilmesinin ardından bu bağ evi, yapılan bazı eklentilerle köşke dönüştürüldü. Mustafa Kemal’in 1932’ye kadar oturduğu bu bağevi, 1950’de müze haline getirildi. Müze Köşk’ün yanında inşa edilen başyaverlik binasının ise cumhuriyetin ilanından sonra yapıldığı tahmin ediliyor. Başyaverin odasının bulunduğu bu bina, Atatürk’ün cumhurbaşkanlığının ilk döneminde konukların ilk alındığı yerdi.
Bağ evinin yetersiz kalması üzerine 1930’da yeni bir bina yapılması kararlaştırıldı. Köşk’ün yapımı Atatürk’ün isteğiyle Avusturyalı ünlü mimar Profesör Clmenes Holzmeister’a verildi. Pembe Köşk adını alacak bu bina 1,5 yıl içinde inşa edildi. Atatürk, Köşk’ü 1932’den vefatına dek hem çalışma binası hem de konut olarak kullandı.
10 cumhurbaşkanının ikametgâhı

Çankaya Köşkü diğer adıyla Pembe Köşk; Atatürk’ten sonra sırasıyla İsmet İnönü, Celal Bayar, Cemal Gürsel, Cevdet Sunay, Fahri Korutürk, Kenan Evren, Turgut Özal ve Süleyman Demirel’e hem çalışma ofisi hem de konut olarak hizmet verdi.
1993’te yerleşkenin içinde Cumhurbaşkanlığı’nın Hizmet Binası inşa edilince Demirel ve Ahmet Necdet Sezer tarafından sadece ikametgah olarak kullanıldı. Çankaya Köşkü’nün hanımefendileri sırayla Mevhibe İnönü, Reşide Bayar, Melahat Gürsel, Atıfet Sunay, Emel Korutürk, Sekine Evren, Semra Özal, Nazmiye Demirel, Semra Sezer ve Hayrünnisa Gül oldu. Sekine Evren, Köşk’e taşınmadı. Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığı döneminde konut olarak kullanılmayan Pembe Köşk’te 2011’de kapsamlı bir restorasyon yapıldı. Köşk, aslına uygun hale getirildi.

Bayar Köşk’ten götürüldü
Çankaya Köşkü, Türk siyaset tarihinde önemli yer tutan bir dizi gelişmeye de sahne oldu. Bayar, seçilerek geldiği Köşk’ten 27 Mayıs 1960 darbesini yapan askerler tarafından tartaklanarak indirildi. Köşk’ten zorla alınan Bayar, Kara Harp Okulu’na götürülerek tutuklandı. Bayar’dan sonra Köşk’e çıkan Gürsel, Sunay, Korutürk ve Evren asker kökenliydi. 1960’dan sonra 30 yıl boyunca Köşk’ün sakinleri komutanlar oldu.

Köşk’te hayata veda etti
1989’da Köşk’e çıkan Özal, cumhurbaşkanının asker olması geleneğine son verdi. Özal, 1993’te sabah sporundan sonra rahatsızlanarak Köşk’te hayata veda etti. Özal’dan sonra Köşk’e çıkan Demirel, 28 şubat sürecinde krizleri aşmak için dönemin siyasi parti liderleriyle Köşk’te toplantılar yaptı.
2000’de cumhurbaşkanı seçilen Sezer, 2001’deki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında, bir tartışma nedeniyle anayasa kitapçığını dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e fırlattı. Ecevit, MGK’yı terk ederek Başbakanlık’ta açıklama yaptı. Bu gelişmenin ardından Türkiye’nin en büyük ekonomik krizlerinden biri yaşandı.

2007’de türban krizi çıktı
Ağustos 2007’de Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Hayrünnisa Gül, türbanlı olduğu için askerlerin hassasiyeti nedeniyle 2010’a kadar resmi törenlerde Cumhurbaşkanı Gül’e eşlik edemedi. Hayrünnisa Gül, Köşk’e Büyük Şeref Kapısı’ndan da giremiyordu. Hayrünnisa Gül, bu nedenle Köşk’e üç yıl “çile kapısı” diye nitelendirdiği C Kapısı’ndan girebildi. Bu uygulamaya 2010’daki referandumun ardından son verildi. Recep Tayyip Erdoğan ise Köşk’te görevi devralan, halk tarafından seçilmiş ilk cumhurbaşkanı oldu.

Farklı isimlerle anıldı

Bugün müze olarak kullanılan ilk Köşk’e zaman içinde verilen adlar şöyle: Kasapoğlu Köşkü, Bulgurlu Tevfik Efendi Köşkü, Çankaya Bağ Evi, Ordu Köşkü, Çankaya Gazi Köşkü, Çankaya Köşkü, Reis-i Cumhur Sarayı, Eski Köşk, Birinci Köşk, Atatürk Müze Köşkü. 1932’de Mimar Clmenes Holzmeister tarafından yapılan Pembe Köşke ise şu adlar verildi: Pembe Köşk, Yeni Köşk, İkinci Köşk. Holzmeister ise Atatürk Palas ile Atatürk Sarayı adlarını kullanıyordu.
 

Yerleşke içinde birçok bina var

Pembe Köşk’ün yetersiz kalması üzerine Evren döneminde Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi’nin içinde yeni bir hizmet binası yapılması kararı alındı. 1986’da temeli atılan bina 29 Ekim 1993’ten itibaren yani Demirel döneminde kullanılmaya başlandı. Bu binaya 1999’da resepsiyon salonları ile basın toplantı salonu eklendi. Gül’ün cumhurbaşkanlığı döneminde, hizmet binasında kapsamlı bir rektorasyon çalışması yapıldı. Bu bina ile Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı yerleşkesinin arasında bir de idari bina bulunuyor. Bu bina Cumhurbaşkanlığı Koruma Başkanlığı ile Mali İşler Başkanlığı’na hizmet veriyor. 1999’da yerleşkeye Devlet Denetleme Kurulu’na hizmet vermesi için yeni bir bina daha inşa edildi.
Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi içinde yer alan yapılardan biri de Camlı Köşk. 1935’te Atatürk’ün kız kardeşi Makbule Atadan’ın ikameti için yaptırıldı. Bugün yabancı devlet başkanlarının ağırlandığı konukevi olarak kullanılıyor. Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi’ninde Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı, Deniz Kuvvetleri Komutanı ve Jandarma Genel Komutanı’nın lojman olarak kullandığı konutlar da var. Yerleşkenin içindeki Çakmak Köşkü, 1994’te Genelkurmay Başkanlığı’na devredildi.

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0