Merhaba, bir önceki yazımda bebeklerde ilk iki yılda kurulan ve devam eden bağlanma türlerine (güvenli, kaçınmacı, direnmeci, örgütsüz/yönelimsiz) göz atmıştık. Ne olduğunu bilmek iyi bir adım, ne yapacağını bilmekse daha da güzeli :) Peki bağlanmayı neler etkiliyor, ne yapalım da bebeğimiz güvenli bağlansın, şimdi de bunlara bakalım. Çocuğun bağlanma fırsatı, bebek bakımının niteliği, bebek özellikleri, aile koşulları ve anne babaların kendi içinde işleyen modelleri bebeklerin bağlanmasını etkiliyor.

Bunu önemsiyoruz, çünkü güvenli bağlanan bebekler sonraki yıllarda daha yüksek kendine saygı, empati, daha olumlu akran ilişkileri, ileri düzeyde bir duyusal anlayış, daha güçlü ahlaki sorumluluk duygusu, daha iyi toplumsal beceri,  daha yüksek eğitim düzeyi ve okulda daha yüksek bir başarma güdüsüne sahip oluyorlar. Yani yolun başında çatıyı sağlam kuruyorsunuz, sonrasını keyifle karşılıyorsunuz.

Bağlanma fırsatı: Bebeğin en yakın bakıcısıyla yakın duygusal ilişki kurması, ilgili ve duyarlı, sabit bir bakıcıya sahip olması. Örneğin, bebeğin bakımını bir ay anneanne, bir ay babaannenin üstlenmesi gibi çözümler maalesef bebeği olumsuz etkiliyor.

Bebek bakımının niteliği: Bakımın bebeğe duyarlı bir şekilde gerçekleşmesi, bakıcının (duygusal yakının) bebeğin işaretlerine zamanında,  tutarlı ve uygun tepki vermesi. Onu yumuşak ve dikkatli bir şekilde kucağa alma, besleme, oynama, duygusal uyum kurma, onunla konuşma, altını değiştirme gibi tüm ihtiyaçlarının zamanında ve sevecen bir şekilde karşılanması. Aman kucağa alışır demeyin, kendini güvende hissetmesi için bu onun ihtiyacı, sarılın :)

Bebek Özellikleri: Annenin kaygısının da etkisiyle bebeğin de kaygılı, gergin, kızgın olması gibi değişen çocuk sorunları. Bir anlamda anne-bebek tepki uyumsuzluğu. Anne kendini bebeğe uyumlarsa büyük ölçüde bağlanma da güvenli olarak gerçekleşiyor. Başka bir deyişle, bebeğin planlı ve istenen bir bebek olmasından, hamilelik sürecinde kızdığınız şeylere kadar hepsi bebeğinizin ruh halini etkiliyor. Hamileyken onun bedeninde kanınızı dolaştırıyorsunuz. Kanınızda stres hormonu ya da mutluluk hormonu, ne dolaştırırsanız, o da onu alıyor. Doğum öncesi için sakinlik, dinginlik, doğum sonrasında da bebekle uyum kurmak çok önemli. Elinizde olmadan zor zamanlar geçirmişseniz de merak etmeyin, üzerinde çalışarak olumsuz etkilerden kurtulabilirsiniz.

Aile Koşulları: Sakin ya da gergin aile ortamı, çocuk bakımında birbirine yardım edici, iyi ilişkisi olan anne baba, toplumsal destek. Yani eş, dost, komşu, anneanne, babaanne gibi yakınlardan alınan destekler ve ailenin huzurlu ortamı bebek için oldukça yardımcı. Bebek bakımında tüm aile bireylerinin söyleyecek bir sözü oluyor her zaman, sağolsunlar. Desteklerine minnettarız, ama son söz bebeğin annesinin olsun derim. Annenin rahatlığı, huzuru olduğu gibi çocuğu da etkiliyor :)

Anababanın İçsel İşleyen Modelleri (Anababanın Çocukluk Deneyimleri): Anababa olarak bizim kendi çocukluğumuzdaki bağlanma deneyimlerimiz, sonra topladıklarımızla da birleşip, bizim içsel modelimiz oluyor. Üzerinde çalışıp içsel modelimizi değiştirmediysek, kendi anababamızın bizi yetiştiriş şeklini kopyalıyoruz. Anababa kendi bebekliğinde güvensiz bağlanmış olup bugün de güvensiz bir içsel modele sahipse sık sık aile bunalımları yaşayabiliyor. Üzerinde çalışıp geçmişindeki olumsuz olaylarla uzlaştığında farkındalığı artıyor ve anne babalık şeklinde daha belirleyici olunabiliyor. Bazen duyuyorum, "Ben çocuğuma bağırıyorum. Sonra çok pişman oluyorum, ama elimde değil." Bunlar muhtemelen kendi geçmişinizden kaydettiğiniz tepkiler. İşte bu olumsuz kaynaklarınızı temizleyip yerine yeni, olumlu yöntemler koyduğunuz zaman kontrol artık sizde olabiliyor.  

Sabit bakıcı, çevresel destek, olumlu ve sevgi dolu bakım ortamı, ve anne babanın kendi üzerinde ruhsal bir temizlik yapması, bebeğimizin bağlanması için önemli etkenler. Elbette ilk iki yılda bebek için sağlanan olumlu ortamın sonra da devam etmesi çok önemli. Bebeklikte yumuşak ve sıcak bakım görüp sonra bu sempatik bağlardan yoksun kalmış çocuk, daha sonra sorun geliştirebiliyor. Yani çocuğumuza göstereceğimiz sevgi, saygı, ve kabul, hep devam etsin.

Sevgiler :)

 

Kaynaklar

 L. E. Berk, Çocuk Gelişimi  İmge Kitabevi, 2013

C. Hazan, P. R. Shaver (Çeviri: A. Dönmez),  Bağlanma  dergiler.ankara.edu.tr, 1994