02.10.2017 02:30 | Son Güncelleme: 02.10.2017-0:57
Levent Köprülü / Otokolik

‘Bak postacı Transit’le geliyor!’

Alman lojistik firması Deutsche Post DHL Group, Ford Motor ile yaptığı anlaşmayla elektrikli dağıtım araçları geliştirip, kullanmaya başladı. Gölcüklü Transit, Almanya’da elektrikleniyor...

Bir süre önce Ford Motor ile stratejik işbirliğine giden ve “temiz dağıtım” projesi çerçevesinde kendi kullanacağı elektrikli araçları Ford ile birlikte geliştirmeye başlayan Alman posta ve dağıtım şirketi Deutsche Post DHL Group, bu çerçevede Türkiye’de üretilen Transit’i elektriklendirmeye karar verdi. Bu çerçevede Türkiye’den gönderilecek “motorsuz” ve özel kasaya sahip Transit araçlar, şirketin geliştirdiği elektrikli motor ve yazılımla donatılıyor.

Deutsche Post DHL ve Ford’un bu projesi çerçevesinde üretilen ilk “e-van” ya da diğer adıyla “StreetScooter WORK XL”, şirketin gereksinimlerine göre tasarlanmış Ford Transit’e, Almanya’da geliştirilen elektrikli motor ve yazılımların özel bir tesiste monte edilmesiyle ortaya çıkıyor.

Daha önce, küçük boyutlu bir dağıtım aracı geliştirip üreten StreetScooter firmasının Aachen’daki tesisinde montajı yapılan yeni elektrikli Transit sayısının, bu yıl için 150 adedi bulacağı belirtilirken, 2018 yılı sonuna kadar bu sayının 2 bin 500’e ulaşacağı kaydedildi.

Bununla birlikte, her ne kadar ana pazarı şimdilik Almanya olsa da, Transit veya diğer adıyla “StreetScooter WORK XL”e, diğer ülkelerden de ilgi olduğu belirtiliyor. Nitekim Ford Almanya’nın yetkilileri, işbirliği yaptıkları ortaklarıyla bu projenin genişletilmesinin yollarını aradıklarını ifade ediyor.

Büyük tasarruf

22 kW gücünde motorla donatılan araç, ortalama 3 saatte şarj edilebiliyor. DHL, her bir WORK XL’in, yılda 5 ton karbondioksit salımının önüne geçeceğini ve 1.900 litre dizel yakıt tasarrufu sağlayacağını hesaplamış. Bu araçların sayısı planlandığı gibi 2 bin 500 adede ulaştığında, 12 bin 500 ton karbondioksitin havaya karışması önlenirken, 4.75 milyon lt yakıttan tasarruf edilmiş olacak.

Deutsche Post DHL, elektrikli araçlar için Google’ın yanı sıra bazı “start-up” şirketlerle çalıştığı belirtilmişti. Bununla birlikte Ford Motor Company, yeni nesil “prizden de şarj edilebilen” hibrit teknolojiye sahip Transit Custom versiyonlarının da Ford Otosan tarafından üretileceğini duyurmuştu.

‘Vakumlanmayı merakla bekliyoruz’

Farklı teknolojilere sahip elektrik süpürgeleri ve elektrikli ev aletleriyle tanınan İngiliz Dyson şirketinin, elektrikhli otomobil üretimine gireceğini duyurması, büyük ses getirirken, İngiliz otomotiv endüstrisinden de ilginç tepkiler aldı.

Ününü James Bond filmleriyle pekiştiren, İngiliz süper spor otomobil üreticisi Aston Martin’in CEO’su Andy Palmer, James Dyson’ın çalışanlarına gönderdiği elektronik posta ile ortaya çıkan elektrikli otomobil üretme planlarına esprili bir yanıt verdi. Palmer, kişisel Twitter hesabından yaptığı ve bir de elektrikli süpürge konsepti çizimi eklediği paylaşımda, “Dyson’ı İngiliz otomobil kulübüne katıldığı için tebrik ediyorum. Vakumlanmayı merakla bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Pek çok internet sitesinde de paylaşılan bu gönderideki çizimlerde, elektrik süpürgesinin “12 silindirli” olması dikkat çekerken, henüz buna Dyson tarafından bir cevap verilmediği göze çarptı.

Dyson, 2020 yılında piyasaya çıkacak tamamen elektrikli bir araç üzerinde çalıştığını duyurmuş, bu aracın Tesla’ya rakiplikten çok, pahalı ve farklı olacağını bildirmişti. Dyson’ın, bu proje için aralarında Aston Martin’in de bulunduğu büyük üreticilerden transferler yaptığı da belirtilmişti.

Toyota’dan 6. hibrit model

Toyota, Türkiye’deki hibrit ürün yelpazesini Auris Touring Sports Hybrid ile genişletti. Hibrit teknolojisinin öncüsü olan ve Türkiye’yi bu teknolojiyle tanıştıran ilk marka olan Toyota’nın station wagon modeli Auris Touring Sports Hybrid, ÖTV teşviği ile birlikte 118 bin 350 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuldu.

Konforlu ve keyifli sürüş sunan Auris Touring Sports Hybrid, 99 beygirlik 1.8 lt benzinli motor ve 82 beygir güç üreten elektrikli motoru bir arada bulunduruyor. Toplamda 136 beygir güce ulaşabilen Auris Touring Sports Hybrid’in, 100 km’deki ortalama yakıt tüketimi fabrika verilerine göre sadece 4.1 lt. Dışardan şarj için gerektirmeyen ve priz kullanılmayan teknolojiye sahip araç, Türkiye’de “Advance Skypack” ve “Premium” olmak üzere iki farklı donanım seçeneğiyle sunuluyor. Auris Touring Sports Hybrid’de standart olarak sunulan “skypack” özelliği, joystick tasarımlı vites kolu ve geniş bagaj hacmiyle hem donanım hem de teknolojisiyle benzerlerinden bir adım öne çıkıyor.

Bilinç artıyor

Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Ali Haydar Bozkurt, Auris Touring Sports Hybrid ile Türkiye’deki hibrit ürün gamını 6’ya çıkardıklarını belirterek “Her Toyota modelinin bir hibrit versiyonun da olmasıyla hedefimize adım adım ilerliyoruz. Hibrit modellerimize olan ilginin günden güne arttığını gözlemlemekteyiz. Bu konuda yaptığımız araştırmalarda Türkiye’de hibrit otomobili bilenlerin arasında satın alma eğilim oranı 2014 yılında yüzde 26’yken 2015’te yüzde 63’e 2016’da da yüzde 70’e ulaştı” dedi.

Opel’in yeni kozu Kasım ayını bekliyor

Opel’in SUV ve crossover atağının önemli bir parçası olan yeni “Grandland X” Kasım ayında Türkiye’de de pazara sunulacak. Opel Türkiye Genel Müdürü Özcan Keklik, Avrupa genelinde kompakt SUV araçların payının 2010’da yüzde 7’lerde iken şimdi yüzde 20’lere yükseldiğini hatırlatarak, “Ülkemizde de yoğun ilgi gören bu segmente yeni Grandland X ile iddialı bir giriş yapacağız. 2017’nin son iki ayında bize tahsis edilen 1.000 adet aracımız bulunuyor, yıl sonu gelmeden bu araçların tümünü satacağımızı öngörüyoruz” diye konuştu.

Modern, dinamik hatları ve yükseltilmiş oturma pozisyonuyla dikkati çeken Grandland X, “Mokka X” ve “Crossland X” modellerinden sonra Opel X ailesinin üçüncü üyesi. Bu modellerden 20 cm daha uzun olan Grandland X, ilk etapta biri benzinli ve biri dizel olmak üzere iki motor seçeneğiyle gelecek olan Grandland X, her iki motorda 6 ileri manuel ve otomatik şanzıman seçenekleri sunacak. 1.2 lt turbo benzinli motor 130 HP gücündeyken, dizel motoru 1.6 lt hacimli ve 120 HP gücünde.

Otomotivin Afrika pazarı atağı...

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB), Türkiye’nin Afrika ülkelerine yönelik ihracatını artırmak amacıyla “Automechanika Johannesburg Fuarı”na 24 Türk firmasıyla katılım gerçekleştirdi. Toplam 23 ülkeden 614 firmanın yer aldığı fuarda, Türk firmalarının otomotiv yan sanayi ürünleri büyük ilgi gördü. Türk firmaları özellikle kamyon, traktör, otomotiv yedek parçalarından, ticari ve hafif ticari araçlara yönelik fren aksamı ve  komponentlerine, motor soğutma sistemlerinden süspansiyona, elektrik sisteminden kaportaya kadar pek çok ürün sergiledi.

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Sabuncu, Güney Afrika’nın tüm kıtanın hem en büyük motorlu araç üreticisi hem de en büyük motorlu araçlar pazarına sahip ülkesi olduğunu hatırlattı. Sabuncu, Güney Afrika’nın, uyguladığı yüksek gümrük vergilerine rağmen Türk otomotiv ihracatçıları açısından önemli bir alternatif pazar olduğuna dikkati çekerken, “Güney Afrika’ya ocak-temmuz döneminde otomotiv ihracatımız yüzde 54 artışla 65 milyon dolar, yan sanayi ihracatımız da yüzde 24 artışla 38,6 milyon dolar oldu. Fuarın da etkisiyle bu yıldan itibaren Güney Afrika’ya ana sanayi ihracatımızın da artış  kaydetmesini bekliyoruz” dedi.

Frankfurt’ta bir Türk

Dünyanın en büyük otomobil fuarlarından biri olan ve iki yılda bir düzenlenen Uluslararası Frankfurt Otomobil Fuarı, Türkiye’de otomobil dönüşümü konusunda uzman “Dizayn Vip” şirketinin geliştirdiği “DV S Angel”a ev sahipliği yaptı. Dizayn Vip Group Başkanı Erbakan Malkoç, 2009’da, akıllı telefon ya da tablet üzerinden aracı hareket ettirebilen teknolojiyi geliştirdiklerini hatırlatarak, “Daha sonra Mercedes-Benz’in VIP araç dönüşümünde yetkili ortağı olduk. 2015 yılındaysa İstanbul Autoshow’da hareketli aksamları sesle kontrol edilebilen “DV-Diamond” ile büyük ses getirdik. Çin’den Cenevre’ye Frankfurt’a kadar dünyanın en büyük otomobil fuarlarında otomobil dönüşümünde tek Türk firma olarak yerimizi aldık. DV S Angel aracımızla da, Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tüm dengeleri alt üst ettik” dedi.

Dünyanın “kullanıcısıyla ilk duygusal bağ kuran aracı”, iki yıllık bir çalışmayla geliştirilmiş. İngilizce’den Fransızca hatta Çince’ye kadar pek çok dil “konuşan” araç, “Klimanızın derecesi uygun mu?”, “Müziğin sesini açayım mı?” gibi tepkiler veriyor. Aracın yapımı ise yaklaşık 8 ay sıra beklemek gerekiyor. 

 

 

 

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0