23.04.2019 19:35 | Son Güncelleme:
AA

Bakan Çavuşoğlu'ndan flaş S-400 açıklaması

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rusya'dan alınacak S-400 savunma sistemine ilişkin, "Alacağımız sistemleri, NATO düşman olarak görmeyecek, savunmamız için alacağımız sistem. Bu konuda kontrol bizde olacak." dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "(S400'lerin, F 35'in  sistemine girebileceği iddiası) Bu iddia doğru ise zaten Suriye'de, Norveç  sınırında S400 var. Norveç F-35'leri bunun üzerinden uçuyor. Suriye'de İsrail'in,  ABD'nin F-35'leri zaten uçtu. Bir kere onlar Rusların kontrol ettiği S400. Eğer  bu iddia doğru ise çoktan oldu. Biz başından beri bir konuda hassasiyet  gösterdik, NATO sistemlerini düşman olarak görmeyecek." dedi. 

Çavuşoğlu,  TBMM'nin açılışının 99. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal  Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla verdiği resepsiyonda gazetecilerin gündeme  ilişkin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, Rusya'dan alınacak S400 savunma sistemlerine ilişkin  "nasıl bir ara formüle doğru gidiliyor" sorusu üzerine Çavuşoğlu, herhangi bir  ara formülün olmadığını söyledi.

Rusya'nın istemesi halinde üçüncü bir ülkeye de bu sistemi  satabileceğini belirten Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Bizim ABD ve NATO'ya önerimiz gayet sarih. Endişeniz ne? 'Efendim  işte F-35'in sistemine girer...' Bu iddia doğru ise zaten Suriye'de, Norveç  sınırında S400 var. Norveç F-35'leri bunun üzerinden uçuyor. Suriye'de İsrail'in,  ABD'nin F-35'leri zaten uçtu. Bir kere onlar Rusların kontrol ettiği S400. Eğer  bu iddia doğru ise çoktan oldu. Biz başından beri bir konuda hassasiyet  gösterdik, NATO sistemlerini düşman olarak görmeyecek. Bu bizim savunmamız için  alacağımız bir sistemdir ve bu konuda tamamen kontrol bizde olacak. Eğer bu  konuda tereddütleri varsa 'uzmanlardan oluşan bir komisyon kurulsun, NATO içinde  olsun, incelesinler' dedik. Bunun dışında bir ara formül gündeme de gelmedi,  düşünülmedi de ama sürekli bu tür dedikodular dolaştırılıyor Ankara ve ötesinde.  Bu doğru değil ve bu hiçbir zaman konuşulmadı. Türkiye'nin önerisine ABD'den  henüz bir yanıt gelmedi ancak NATO istiyor."

ABD'nin, her şeyin ön şartı olarak S400 alımından vazgeçilmesini öne  sürdüğünün hatırlatılması üzerine Çavuşoğlu, Türkiye'nin S400'den  vazgeçmeyeceğini söylediğini, sistemin bir tehdit oluşturup oluşturmayacağı  yönünde bir komisyonun kurulmasını istediklerini vurguladı. Çavuşoğlu, kurulması  istenen komisyonun görevinin S400 alınıp alınmaması yönünde karar vermek  olmadığını belirtti.

Türkiye'nin bağımsız bir devlet olduğunun altını çizen Çavuşoğlu,  "Zaten bu bitmiş bir anlaşmadır. İptal ettikten sonra böyle bir komisyonun  kurulmasının bir anlamı olmaz." diye konuştu.

ABD'nin yaptırımları konusundaki sorunun nasıl aşılmasının düşünüldüğü  sorusuna Bakan Çavuşoğlu, taraflar olarak görüştüklerini söyledi. Bu sözleşmenin  CAATSA'dan (Amerika'nın Düşmanlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası)  önce imzalandığını vurgulayan Çavuşoğlu, "CAATSA'ya baktığımızda içinde F-35 yok.  Verilmesi gereken karar siyasidir. (ABD Başkanı Donald) Trump kendisi de kabul  ediyor; 'Obama döneminde biz sizi Rusya'ya itmişiz' diyor. Bu yönetimde de bize  herhangi bir kişi Patriot bataryalarını satacağına dair garanti veremiyor. Bizim  de acil ihtiyacımız var." ifadelerini kullandı.

"İki ülkeye yönlendirmeleri son derece yanlış"

Mevlüt Çavuşoğlu, ABD'nin İran'a yönelik ambargo ile ilgili muafiyet  kararını uzatmamasına yönelik değerlendirmesinin sorulması üzerine, bunun son  derece yanlış bir karar olduğunu söyledi.

Kararın uygulanmasının zor olduğunu belirten Çavuşoğlu, bunun sadece  Türkiye'yi ilgilendiren bir karar olmadığını vurguladı. Şu an hiçbir ülkenin  petrol ithalatını çeşitlendiremeyeceğine dikkati çeken Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

"Bizim için alternatif kaynak nedir? Irak'tır. Irak'tan bize gelen  boru hatları kırıldı, döküldü. Bölgesel yönetim üzerinde ise daha düşük  kapasiteli bir boru hattı var. Onun da kapasitesi sınırlı. Söyledikleri Suudi  Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri. Bir kere iki ülkeye yönlendirmeleri son  derece yanlış. ABD yönetiminin başka ülkelere yönlendirmesi tüm ülkelerde farklı  yorumlara sebep oluyor. Ayrıca bizim rafinerilerimiz oralardan alınan petrole  uyumlu değil. Bunların teknolojisinin yenilenmesi lazım. Bunun için rafineriler  belli bir süre kapalı tutulacak. Diğer taraftan maliyetli. İran'ın petrolü de  ucuz değil ama göreceli olarak arada çok fark var. Niye biz bedel ödeyelim. ABD  bir karar alıyor ve buna tüm ülkeler uysun istiyor."

"Önce tamamen çekiliyorlardı, şimdi birkaç yüz asker kalsın  diyorlar"

ABD'nin, YPG'nin Türkiye'nin istediği bölgeye doğru çekileceği  yönündeki açıklamasına ilişkin son durumun ne olduğunun sorulması üzerine Bakan  Çavuşoğlu, görev gücü çerçevesinde bu konunun görüşüldüğünü söyledi.

ABD'nin bazı önerileri olduğunu, önerilerle ilgili örtüşen konular  bulunduğunu anlatan Çavuşoğlu, örtüşmeyen konularla ilgili de Türkiye'nin  önerileri olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Kendi aramızda istişare yapıyoruz. Yarın Milli Savunma Bakanlığında  toplanıp birçok konuyu değerlendireceğiz. Bu görev gücü içinde hem askerimiz hem  istihbaratımız hem de bizim bakanlığımız var. ABD'nin bu önerilerine karşı biz de  karşı önerilerimizi sunarak koordine etmeye çalışıyoruz. ABD askerlerinin geri  çekilmesi, güvenli bölge konularında net bir şey yok. Onların tam bir stratejisi  yok. Önce tamamen çekiliyorlardı, şimdi birkaç yüz asker kalsın diyorlar.  Herhalde onları da güneyde bırakacaklar. İran'a karşı burada asker bırakmak  istiyorlar. Onları eleştirmek için söylemiyorum ama henüz belirli bir kararları,  stratejileri yok. Biz ne istediğimizi de ne istemediğimizi de biliyoruz ve onlara  söylüyoruz. Kafa karışıklığına yol açan bazı eksiklikler var. Karşılıklı  önerilerle netleştirmeye çalışıyoruz."

Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye, Rusya ve İran'ın Astana süreci ile rejim ve  muhalefeti uzun süredir bir araya getirdiğini, şimdi ise Ürdün'ün yanı sıra  Lübnan ve Irak'ın da gözlemci olarak davet edildiğini söyledi.

Burada kriterin "sınır komşuları" olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu,  anayasal süreçle ilgili olarak üzerinde mutabakat sağlanmayan 6 isim bulunduğunu  belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu isimlerin sivil toplum listesinde yer almadıklarını söyledik.  Örneğin birisi merkez bankası başkanı veya parti başkanı veya daha düne kadar  başsavcı olan birisi. Bunların sivil toplumu temsil etmediğini belirttik. Biz  muhalefet adına bir liste verdik. Diğer taraftan Rusya ise rejim adına bir liste  verdi. Üzerinde uzlaşı sağlanamayan 6 kişi içinde YPG/PKK'lı yok. Rejimin  önerdiği isimlerdi zaten."

Bu habere ifade bırak
  • 22Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy22