Balotelli, selfie'li gol sevinciyle taraftarın sahada olma isteğini ateşledi

Devre arasında Nice'ten Marsilya'ya transfer olan Mario Balotelli, gider gitmez fark yarattı. 5 maçta attığı 3 golle Marsilya kariyerine hızlı başlayan Balotelli, kişiliğine yakışır şekilde ilginç bir gol sevincine de imza attı: Golün hemen ardından videolu selfie çekmek.

Balotelli, selfie'li gol sevinciyle taraftarın sahada olma isteğini ateşledi

İlk örneği Totti'den

İlk örneği Totti'den

Yerel liglerde yapıldıysa gözden kaçmış olabilir fakat dünya çapında ünlenen ilk selfie'li gol sevincini Roma efsanesi Francesco Totti yapmıştı. Balotelli'ye ilham veren bu gol sevinci, videolu değil, fotoğraf şeklindeydi.

Roma ile Lazio arasında 2015 yılında oynanan derbide iki gol atarak takımını yenilmekten kurtaran büyük kaptan Totti, attığı ikinci golden sonra cep telefonunu almış ve taraftarları arkasına alarak selfie çekmişti.
 

Balotelli'nin gol sevincinin hissettirdikleri

Balotelli'nin gol sevincinin hissettirdikleri

Normalde videolu selfie'ler dünyanın en itici hallerine sahne olur. Mesela, insan neden dans ederken tek elle telefonu kendisine tutar ki? O kamera açıldığı anda dans edişin, gülüşün, bakışın, halin tavrın değişir. Videonun samimi olmasına imkan yoktur; çünkü bir defa kelimenin tam anlamıyla 'kameralara oynuyorsundur'...   

Fakat Balotelli ve takım arkadaşlarının videosunda görüyoruz ki herkes golün coşkusuna kapılmış, içtenlikle golü kutluyor.

Gol sevincinin paylaşıldığı Instagram hikayesini izlerken sanki takımdan biriymişsiniz de tüm takım size koşmuş, sizinle beraber seviniyorlarmış gibi hissediyorsunuz. Gerçekten oradaymışsınız gibi...

Biz kilometrelerce uzaktan bile bu sıcaklığı hissedebildiysek, kim bilir o sırada statta olmayan sıkı bir Marsilya taraftarının duyguları nasıldır...

Herkes tuttuğu takımın maçlarında sahaya girip o sevinçte yer almak ya da en azından öyle hissetmek ister.

Üç boyutlu maç yayını

Üç boyutlu maç yayını

Futbol, eğlence ve şov dünyasının bir ürünü. Bu ürünün alıcısı ve esas aktörlerinden biri de elbette biz taraftarlar. Taraftarların takıma ve oyuna aidiyet hissetmesi, her hafta binlerce kişinin stadyumları doldurması hedefleniyor. Kimse izlemezse futbol da olmaz. Taraftarı olmayan takımlar bu nedenle asla tam olarak kabullenilmez.

Futbolun esas aktörlerden biri olan taraftarı, oyunun daha da içine çekebilmek için birçok yenilik getiriliyor. Daha önce denenen fakat henüz yaygınlaşmayan yeniliklerden biri de, üç boyutlu gözlükler ve son teknoloji kameralar aracılığıyla taraftara sanki tribünde değil de sahadaymış gibi hissettirmek.

Üç boyutla maç yayını girişimi ilk olarak 31 Ocak 2010 tarihindeki Arsenal-Manchester United maçında uygulandı. Daha sonra başta büyük maçlar ve derbiler olmak üzere, birkaç maçta daha denendi. Ancak düşük görüntü kalitesi, göz yorgunluğu, topun nereye gittiği ya da oyuncuların sahadaki dizilişi gibi derinlik algısı sorunları ve daha birçok teknik aksaklık sebebiyle yaygınlaşmadı.

Bakış açısı çekimi hayal mi?

Taraftara sahanın ve oyunun içinde gibi hissettirmenin bir diğer yolu da; maçı, tüm oyunculara olmasa bile belirli oyunculara ya da tek bir oyuncuya kamera takarak 'bakış açısı çekimi' (Point-of-view shot-POV) tekniğiyle çekmek olabilir.

Yıllardır alıştığımız tribünden çekim yapan pilot kameralar geniş açı sağlıyor fakat oyunun içinde gibi hissettirmiyor. Maçı bir oyuncunun gözünden izleme deneyimi ise yeniliğe açık, tutkulu futbolseverlerin rağbet göstereceği bir teknoloji olabilir.

Örneğin maç bitiminde örümcek kameranın futbolculara ve teknik adamlara yaptığı yakın çekimleri izlemek müthiş eğlenceli oluyor.

Önce Totti'nin selfie'li gol sevinci, şimdi de Balotelli'nin videolu selfie'li gol sevinci, Black Mirror Bandersnatch falan derken taraftarlar olarak artık video teknolojisinin yayın kalitesini başka bir seviyeye getirmesini beklemek hakkımız.

Hazır 'VAR' sistemi sayesinde teknoloji ve futbol iyice kaynaşmışken  bu tip işlere de gayet hazırız bence.

Bu makaleye ifade bırak