Banu Alkan'ın konuyu devamlı kendine getirmekten vazgeçmesi mümkün mü?

Banu Alkan aşırı derecede nevi şahsına münhasır bir isim. Orijinal dertleri, ilginç yaklaşımları var. Bu da yoğun şekilde eleştirilmesine, hatta garipsenmesine yol açıyor. Aslında bazılarına alıştık. Duyunca "Bunu Banu Alkan demiştir" deyip geçiyoruz. Fakat istisnasız her soruda konuyu kendine getirme huyu tahammül edilmesi en zor özelliği.

Banu Alkan'ın konuyu devamlı kendine getirmekten vazgeçmesi mümkün mü?

Yıllar ondan da çaldı

Yıllar ondan da çaldı

Banu Alkan 80'li yıllardan itibaren güzelliğiyle ve filmleriyle zirveye çıkmış bir isim. O dönemlerde şimdiki kadar (son 15 yıl) sivri açıklamaları yokmuş. Kolay kolay da röportaj vermiyormuş hatta. Sonuçta zirvede bir isim, neden gündeme gelme amacıyla sık sık röportaj versin?

Fakat yaş ilerledikçe, popülarite azaldıkça hala gündemde kalmak ilginç yöntemlere başvuruluyor. Bunu tek yapan Banu Alkan da değil zaten. O da kendine has yöntemler buldu.
 

İki seçenek

İki seçenek

Banu Hanım'ın yaşı ilerledikçe gündemde kalma adına daha fazla magazin programlarında görür olduk. Daha çok konuştu, daha çok göz önünde yaşadı. Böylece kişiliğine dair daha fazla detay öğrendik. Ya da  öğrendiğimizi mi sandık?
 

Eski Afrodit, kameralar kendine her döndüğünde olanca orijinalliğiyle, ekstra yumuşattığı ses tonuyla, zenginlik-elitlik-popülerlik döngüsündeki muhabbetiyle gündeme geliyordu. Bu durum hala da öyle.

İki ihtimal var, ya 80'li yıllarda hakkında az şey bilinen Banu Alkan konuşmaya başladıktan sonra gerçek kişiliğini gördük ya da Banu Alkan popülaritesini yitirdikçe bunu geri kazanmak adına kendine bir karakter yarattı ve onun esiri oldu.

Her iki seçenekte de şu an gördüğümüz Banu Alkan tahammül edilmesi zor bir orijinalliğe, nefret etmesi imkansız bir saflığa sahip.

Son gelişmeler

Son gelişmeler

Biliyorsunuz kendisinin son gündem malzemesi "Yalıma mazot alamadığım günler oldu" cümlesiydi. Son olarak da kendine "Yeni nesil genç oyuncuları başarılı bulduklarım var. Fakat bir anda şöhret olup bir anda kaybolmaları da çok üzücü bir şey. Bir starın aranmaması çok kötü bir şey. Ben hayatımda hiç bunu yaşamadım çok şükür. Hala reytinglerde bir numarayım, hatta reyting kraliçesiyim" dedi.

Kendini hala zirvede görüyor olmasına karşı çıkılamaz. Belki de şu anda yaşadığı zorlukların, yalnızlığın, eski günlere olan özlemin üstesinden gelme şekli budur.

Her ne kadar içinde yaşadığı toplumdan bu kadar kopuk olsa da, yalısına mazot alamamasını ciddi ciddi dert olarak anlatsa da Banu Alkan'dan nefret eden kişi sayısı çok fazla değil. Hoşlanmayan, itici bulan var ama bu, nefret derecesinde değil. Bunun sebebi de 'kimseye zararı olmadan' takılan saf halleri.

Tamam Afroditsin, anladık ama...

Tamam Afroditsin, anladık ama...

Bu yaştan sonra kimse ondan değişmesini beklememeli. Böyle de kabullendik onu zaten. Ama törpüleyebileceği tek bir huyu olabilir: Ona ne sorulursa sorulsun konuyu kendisine getirmesi!

Yeni nesil oyuncular da sorulsa, Yeşilçam'la ilgili detaylar da sorulsa, Hollywood da sorulsa, güncel sorunlar da sorulsa mutlaka lafı kendisine getirmeyi başarıyor. Korkarım ona dünyanın en kritik konuları hakkında bile bir şeyler sorulsa yine konuyu "Ben Afroditim, şöyle güzelim, böyle popülerim, kraliçeyim"e bağlayacak...

Bu makaleye ifade bırak