Pazar

09.09.2018 - 01:30 | Son Güncelleme: 09.09.2018-1:30

Başarıya giden yol nereden geçiyor?

Ulaşım alanında devrimci girişimcilerin öncüsü Elon Musk’ın haftada 120 saat çalıştığını açıklaması, “Başarıya giden yol işinin kölesi olmaktan mı geçiyor?” sorusunu tartışmaya açtı. Türkiye’nin önde gelen CEO’larına sorduk

Sitene Ekle

Ceyda Ulukaya - ceyda.ulukaya@milliyet.com.tr

Elektrikli otomobil şirketi Tesla ve roket üreticisi SpaceX şirketlerinin CEO’su Elon Musk, New York Times’a verdiği röportajda haftada 120 saat çalıştığını, kimi günler eve gitmediğini, gittiğinde de çoğunlukla uyku ilacına ihtiyaç duyduğunu, çalışmaktan kendi doğumgününü bile unuttuğunu, kardeşinin düğününü neredeyse kaçırdığını, yakın çevresinin kendisi için endişelendiğini anlattı. Musk’ın ifadeleri, yakın çevresini olduğu gibi iş ve medya dünyasından birçok ismi şaşırttı. Bunlardan biri de, Huffington Post’un ve daha sonra well-being şirketi Thrive Global’ın kurucusu, multimilyoner iş kadını Arianna Huffington oldu. Huffington, bir açık mektup yayınlayarak Musk’a, bu kadar fazla çalışmanın verimlilik değil, sahip olduğu yetenekleri çöpe atmak olduğunu söyledi ve iş-yaşam dengesi gözetmesi yönünde tavsiyelerde bulundu. Musk’ın buna yanıtı ise “Bunun bir opsiyon olduğunu düşünüyorsun ama değil” oldu.

Elon Musk gibi ulaşım konusunda dünyada ve uzayda devrim yaratan girişimlerin öncüsü olup da her gün sekiz saat uyuyup pazar günleri ailece pikniğe gitmek olası bir senaryo mu? Türkiye’nin önde gelen CEO’larına, sosyal hayat ve çalışma yaşamları arasında nasıl bir denge gözettiklerini, başarının anahtarının illa ki mutlak bir adanmışlıkta mı saklı olduğunu sorduk.

Yemeksepeti.com CEO’su Nevzat Aydın
“İnsani saatleri aşmak faydalı değil”

“Dünyanın en en önemli beyinlerinden biri Elon Musk. Bu başarıyı elde etmesi için zaten makul saatlerde çalıştığını düşünmek çok da olası değil. Ama elbette bu tablo Elon Musk için bile biraz aşırı kaçıyor. Ben böyle bir hayat biçimi ve kariyer ister ya da tercih eder miydim? Sanmıyorum. Hem özel hayatımda hem de iş hayatımda bana yön veren en önemli şey ‘tutku’. Yemeksepeti.com’u kurduğum ilk yıllardan bu yana özveri ve tutku ile çalışmaya devam ediyorum. Ancak benim için kaç saat çalıştığımdan çok elbette ‘verimli kaç saat çalıştığım’ daha önem taşıyor. Bugün 17 yıllık bir şirket olarak Yemeksepeti her yıl yüzde 50 büyüyor ve ben dahil yönetim ekibindeki arkadaşlarımın da sosyal hayat ve iş hayatı dengesini kuramadığında bu başarının devam edeceğini sanmıyorum. Haftada 120 saat çalışmayı, aileme ve arkadaşlarıma vakit ayıramamanın yanı sıra özel hayatımda tutkunu olduğum şeylerin hiçbirini yapmamayı hayal bile edemiyorum.

Uzun zamandır bir araya geldiğim ve desteklediğim tüm girişimcilere verdiğim en önemli öğütlerden biri yaratıcılıklarını beslemek oluyor. Yemeksepeti’ni kurduğumuz ilk günden bu yana, işine her zaman tutku ile sarılan, zorlukları aşmaktan keyif alan, yaratıcı ve öğrenmeye her daim aç kişileri yanımıza alarak ilerledik. Tüm bunları bir araya getirebilmek ve sürekli geliştirmek için sadece çalışmanın ve iş yerinde insani saatlerden fazla zaman harcamanın çok da faydalı olacağına inanmıyorum. Özel yaşamda tutkuyla yaptığınız her şeyin iş yaşamında da başarıyı getirdiğine ve insana çok yönlü bir bakış açısı kazandırdığına inanıyorum. Bu sebeple eğlendiğim ve hayatta zevk aldığım şeyleri yapmayı hiçbir zaman ertelemedim.”

Siemens Türkiye CEO’su Hüseyin Gelis 
“Başarı iyi bir takım oyununa bağlı”

“Şirketler için zaman zaman krizler gayet olasıdır ve böyle dönemlerde uzun saatler boyunca mesai yapmak gerekebilir, bu normaldir ve geçici bir dönemi kapsar. Fakat bu, alışkanlık haline geldiyse ve sistematik bir biçime dönüştüyse, burada yönetimsel ve organizasyonel anlamda bir sıkıntı olduğunu düşünebiliriz. Eğer organizasyonumuza ve çalışanlarımıza güveniyorsak, başarılı ve verimli bir yapı kurduğumuza inanıyorsak, uzun saatler boyu ofiste kalmanız gerekmez. Siemens Türkiye olarak şirketimizin başarısının çalışanlarımızın başarısıyla eş anlama geldiğini biliyoruz. Bu nedenle başarının, liderin uzun saatler boyunca sarf ettiği mesaiye değil; iyi bir takım kurmaya ve iyi bir takım oyunu sergileyebilmeye bağlı olduğunu düşünüyorum. Buna ek olarak, bireysel anlamda ise disiplinli olmanın çok önemli olduğuna inanıyorum. Gün başlamadan önce, o gün neler yapmak istediğimi belirlerim ve bunları önceliklendiririm. Daha sonrasında da takip ederim. Bu da sağlıklı bir mesai ve mesai dışı zaman ayrımı yapmayı kolaylaştırıyor. Başarının tabii ki çok çalışmakla yakından ilgisi var, ama harcanan zamanın ne oranda verimli kullanıldığı artık günümüzde daha kritik bir öneme sahip. Dijitalizasyon, bu konuda da bizlere ciddi faydalar sunuyor. Bana en fazla heyecan veren ise dijital dünyadaki yeni uygulamaları denemek. Merakla yeniliği arıyorum, buluyorum ve verimliliğimi artırıyorum. Bu sayede aileme ve hobilerime de zaman ayırabiliyorum.”

Turkcell CEO’su Kaan Terzioğlu
“05.32’de masamın başındayım” 

“Başarının sırrı vazgeçmemekle, hayal kurmakla ve çok çalışmakla alakalı. Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, her şey çok hızlı bir değişim ve dönüşüm içerisinde. Bu hız karşısında geçmişe değil, geleceğe bakmak çok önemli. Başarının en büyük kaynağı bence bu. İş yaşamının olmazsa olmaz kriterlerine gelince, öncelikle datayı iyi okumak gerekiyor. Bir veri çağında yaşıyoruz. Veriyi doğru okursanız geleceği yakalayacak ve ardından başarıya ulaşacaksınız. Bunu yaparken zamanla yarıştığınızı unutmamalısınız. Bu yüzden zamanı doğru kullanmalısınız. İşte ben de zamanı doğru kullanmak için güne erken başlarım. Turkcell’in kod numarası olan 05.32’de Turkcell Küçükyalı Plaza’da masamın başındayım. Yatış saatim de en erken 00.00’ı buluyor. Bu bana hem verimli hem de başarılı bir gün olarak geri dönüyor. Herkese tavsiye ediyorum. Ve zincirin son ama en büyük halkası iyi bir ekip. Sizinle aynı dili konuşan, doğru insanlarla bir araya gelirseniz başarı kaçınılmaz olacaktır.”


Etiketler: CEO, bugün, kariyer
©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.