Şimdi siz mecazi bir anlamda kullandığımı düşünüyorsunuz ama hayır, NLP nin  5 duyu üzerinden başarıya ulaşma sanatı olduğunu daha önce söylemiştik ama ne zamandır “burnumuzu  başarıya nsıl sokarız” onu anlatmamıştık, bu güne kısmetmiş.

Gerçi Richard ve John ( NLP sisteminin yaratıcıları) NLP’yi tasarlarken koklama duyusunu ne kadar önemsediler bilmiyorum ama yeni öğreneceklerinizle “işin içine burnunuzu sokmakta” ne kadar geç kaldığınızı görecek ve hayıflanacaksınız. Eminim sizde bu yazıyı okuduktan sonra dudaklarınızın üzerindeki o “mucizevi” organa hayranlıkla bakacaksınız.

Neden koklarsınız ?

Yo gerçekten soruyorum, hangi amaçla kokladığımızı yada kokunun bizi haberimiz bile olmadan nasıl bir oldubittiye getirdiğini bilmek işin en önemli kısmı aslında. Çoğumuz için burun “hayattaki güzel yada çirkin kokuları ayırt etmemize yarayan” laleteyn bir organdır. Biyolojik bir algılama aracı olarak kullanılan bu mucizevi organ çoğumuzun hayatında mesela bir göz kadar önem ihtiva etmez. Birkaç gün bulanık gezmeyi istemediğimiz için hemen doktora giden bizler birkaç haftalık kokuya duyarsızlığı “ya nezledir geçer” diyerek göz ardı ederiz. Oysa koku hayatımızı görülen yada görülmeyen bir ahtapot gibi saran, bize istemeyerek de olsa istediğini harfiyen yaptıran son derece lider bir organdır.

Koku duyusu ön beyinde yani talamusta “önü kesilmeden ve irdelenmeden” beyne giden tek duyudur. Bu özelliği sayesinde beynin birçok bölgesini irade dışı olarak da etkiler. Kokuyu algılarken beynin bazı bölümleri ki bunlar “duygu, düşünce ve hafızanızın” olduğu bölümlerdir, son derece baskın olarak etkilenir. Yani güzel olduğunu düşündüğünüz kokular sizi “dinamik, mutlu ve güçlü” hissettirirken, kötü kokularda tam tersine aynı derecede “melankolik, yorgun ve karamsar” yapabilir. Unutmayın koku hafızası bu yüzden görsel hafızanızdan birkaç kat daha iyi ve etkilidir. Yıllar önce hayatınızdan çıkıp giden bir kadının parfümünü hissettiğinizde hafızanızın size ne kadar kesin dürtüler yaşattığını bilirsiniz. Koku Osmanlı dan beri psikolojik bazı hastalıkların  tedavisinde destek olarak da sıkça kullanılmıştır. Özellikle “gül” bu tür hastalıkların tedavisinde etkin olarak kullanılan  bir bitkidir. Yapılan bazı araştırmalar gül kokusu ile havalandırılan odalarda teste tabi tutulan deneklerin “zeka ve algılama” seviyelerinde belirgin artışlar gözlemlenmiştir. Aynı amaçla yapılan deneylerde gül ile beslenen farelerin hafızalarının güçlendiği ile ilgili bir çok sonuç mevcuttur.

Yani eğer hafıza ve algı problemleriniz olduğunu düşünüyorsanız ve sınavlara hazırlanırken destek istiyorsanız odanızda bulunduracağınız renk renk kokulu güller sizi pozitif olarak hazırlayacak öğrenme basamağınız siz farkında bile olmadan birkaç basamak artacaktır.

Bir başka çözümde “stress ve uyku ile arasında manasız bir çatışma” olan olan kişiler içindir. Bu kişiler eğer yaşadıkları ortamlarda lavanta çiçeği yada kokusu bulundururlarsa bu sorunlar kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Yani sınav öncesi stress ve buna bağlı uyku sorunlarınız varsa işte size süper bir reçete...

Baba ve anneleride unutmayalım. Eğer ergenlik çağında çocuklarınız varsa “gül, menekşe, limon ve bergamut” esanslı kokuları odalarında bulundurursanız o asi , inatçı ve hırçın genç gidecek yerini huzurlu, anlayışlı ve başarılı bir genç melek alacaktır. Lavanta ve bergamut kokuları beyindeki endorfin hormonunu 8-10 kat arttırırken buda sizi mutluluk hormonu dolu birer sevgi pıtırcığı haline getirebilir.

Unutmayın koku duyusu 24 saat boyunca aktif olan ve beyin tarafından hiç “off” yapılmayan tek duyudur. Yani uyanıkken bu kokular nasıl sizi sizin haberiniz yokken dizayn ediyorsa    uyurken odada bulunduracağınız aynı kokular sizi sabaha kadar bambaşka bir birey yapabilir.

Konsantrasyon için limoni fesleğen kullanabilir, daha fazla mutluluk için gül, yasemin ve ıtır’dan faydalanabilir, unutkanlığınıza zencefil ve biberiye ile son verebilir, abuk-subuk fobilerinize sandal ağacıyla dur diyebilirsiniz.

Görüyorsunuz NLP nin size sunduğu bir mucize daha... Şimdiye kadar sadece tıkandığında aklınıza gelen burnunuz meğer sizden nasıl bambaşka bir birey yaratabiliyormuş. Meğer “koklamak” nasılda mucizevi bir işlevmiş. Bunda sonrası sizin elinizde, ya kendinizi daha başarılı ve daha yetkin bir birey yapmak için “koklamayı” öğrenirsiniz yada yokmuş gibi davranıp görmezden gelebilirsiniz.

Ne dersiniz ,

“Başarıya burnunuzu sokma zamanı gelmedimi ?”