20.06.2011 02:30 | Son Güncelleme:
AYDIN HASAN

Basının solmaz Nilüfer’i

Cumhuriyetin ilk kadın aydınlarından, Türk basının simge isimlerinden biri olan Nilüfer Yalçın aramızdan ayrıldı...

Geçen hafta içinde Türkiye, cumhuriyetin ilk kadın aydınlarından birini, Türk basını da, simge bir kadın muhabirini kaybetti. Adını su üstünde yüzen nilüfer çiçeğinden alan Nilüfer Yalçın (88) basın ve Türk kadının çağdaşlaşma tarihine, solmayan bir çiçek gibi adını yazdırdı.  Dünya, Öncü, Akşam ve Milliyet gazetelerinde çalışan Yalçın, cumhuriyetin ilan edildiği yıl olan 1923 yılının Aralık ayında İstanbul’da dünyaya geldi. Arnavutköy Amerikan Koleji’nin Fen Bölümü’nden mezun oldu. Hayali, Tıp Fakültesi’ne girmek, hekim olmaktı.

Forum’u yönetti
Babası, Makedonya göçmeni, İsviçre’de yüksek öğrenimini yapmış, dönemin sayılı aydınlarından biri olan Ferit Recep Bey’di. Ancak 1940’lı yılların Türkiye’sinin sosyal koşulları, aydın bir babayı bile endişelendirecek kadar kadınların aleyhine koşullara sahipti. Uzun yıllar tıp okuyacak güzel kızının evde kalacağı endişesiyle babası, hekim olma hayaline izin vermedi. Genç kız, İngiliz Filolojisi’nde yüksek öğrenimini yaptı. Halide Edip, Mina Urgan gibi Türk edebiyat tarihinin dev kadın isimleri hocası oldu. Mina Urgan, yeteneklerini keşfettiği genç Nilüfer’i gazeteciliğe yönlendirdi. Gazeteciliğin pratik ve teknik taraflarını ise arkadaşı olan Bülent Ecevit’ten öğrendi.
Mülkiye’nin ünlü öğretim üyelerinden Aydın Yalçın ile evlendi. DP iktidarının basına karşı baskılarının yoğunlaştığı 1950’li yıllarda, eşiyle birlikte dönemin fikir ve siyasi hayatına damga vuran yayınlardan biri olan Forum Dergisi’ni çıkardı. Forum ile eşzamanlı olarak çalıştığı Dünya Gazetesi’nde parlamentoda görev yapan ilk kadın muhabir oldu. Azmi ile parlamentonun erkek egemen ortamı içinde yılmayarak, başarılı haberlere imza attı. DP iktidarının son döneminde bir süre eşiyle birlikte ABD’ye gitti. Türkiye’ye döndükten sonra Öncü ve Akşam Gazeteleri’nde çalıştı.
Siyaset ve diplomasi muhabiri olarak ün kazanacağı süreç, 1963 yılında Milliyet’e girmesiyle başladı. 1994 yılında Milliyet’ten ayrıldıktan sonra Basın Konseyi’ndeki görevini sürdürerek, meslekten vefat edene kadar hiç kopmadı.

 

Meslektaşları anlattı...
Dönemin efsane ismi Yalçın’ı onunla aynı koridorlarda haber kovalayan Milliyet Ankara Temsilcisi ve Yazarı Fikret Bila, Kanal D Yöneticisi ve Posta Yazarı Mehmet Ali Birand, Hürriyet Yazarı Sedat Ergin, Sabah Gazetesi Yazarı Nur Batur anlattı.
 

Üzerimizde emeği çok
Fikret Bila:
Ankara büroda beraber çalışma şansını bulduğum Nilüfer Yalçın, Milliyet’i Milliyet yapan isimlerden biriydi. Üzerimizde emeği çoktur. Evrensel gazetecilik ilkelerini ve değerlerini Milliyet’e taşıyan Ankara’nın yıldız gazetecilerindendi. Her haberi aynı heyecanla yaşar, aynı heyecanla yazar ve aynı heyecanla takip ederdi. Muhabirliği hiçbir zaman elden bırakmadı. Yeri kolay doldurulamayacak bir gazeteciydi.  

Erkek gazetecilerin tozunu attırırdı
Mehmet Ali Birand:
Her bilgiye kolayca ulaşabiliyordu. Mesleğine bu kadar hakim ve çalışkan bir insan görmedim. O zamanlar ben de Nilüfer Hanım’ın yaşına geldiğimde bu kadar çalışıyor olursam mutlu olurum diye düşünüyordum. İşine olan sadakati hala gözlerimin önündedir. Gazetecilik o dönem simit-çay edebiyatının yapıldığı bir erkek mesleğiydi. O dönemde bir kadın olarak tek başına erkek gazeteci takımının tozunu attırırdı. Dik durur, alttan almaz, espri yapmaya kalksanız canınıza okurdu.

Bir müesseseydi
Sedat Ergin:
Nilüfer Yalçın, Türkiye’de diplomasi muhabirliğinde bütün zamanların efsane ismidir. O, yalnızca bir gazeteci değil, tecrübesi, konulara hakimiyeti, ağırlığı ve kuvvetli kişiliğiyle kendi başına bir müesseseydi. Bütün bu yönleriyle Türkiye’de muhabirliği yücelten, gazeteciliğin temelini oluşturan bu uğraşa ağırlık ve büyük saygınlık kazandıran bir isim olmuştur.  

Gazetecilikte ekoldü
Nur Batur:
Nilüfer Hanım’ın damarlarından adeta kan yerine haber akıyordu. 70 yaşında bile genç gazetecilere nal toplatırdı. Gazeteciliğimin başlangıç yıllarında benim gibi diplomasi gazetecileri için bir modeldi. Herkes kendisinden çekinirdi. Ama bu korkudan değil bilgisine ve tecrübesine olan saygıdan kaynaklanırdı.

İpekçi’nin yıldızı
 Nilüfer Yalçın, Milliyet Gazetesi’nde, dünyanın önde gelen devlet adamları ve liderleriyle röportajlar yaptı. Abdi İpekçi’nin en çok değer verdiği ve görüşüne başvurduğu siyaset ve diplomasi muhabirlerinden biriydi. Özellikle diplomasi alanında yıllar boyu efsane muhabir olarak kaldı. Ankara’da siyasi ve diplomatik karargahlarda bilginin gizlendiği, yarı kapalı toplum dönemlerinde, gazetecilik yetenekleri ve çalışkanlığıyla habere ulaşabilen özelliği ile ünlendi.

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0