İzmir’de belediye düzeyinde yerel yönetimlerin neredeyse tamamı CHP’nin elinde. Dolayısıyla yerel siyasette CHP ağırlığı söz konusu. Ancak CHP, örgüt yapısı itibarıyla çok fazla içe dönük bir özellik taşıdığı için, yerel siyasette ağırlığı yeterince hissedilmemektedir.
Yerel parti örgütleri ile belediyeler bazı yerlerde ciddi çatışmalar yaşamaktadır. Belediyeler arası ilişkilerin de pek arzu edilir düzeyde olmadığı açık.
Şu sıra delege seçimlerini yapan CHP örgütlerinde, yerel siyasetin yapısı gereği belediye başkanlarının bir ağırlığı bulunmaktadır.
Ancak bu çok genellenebilecek bir durum değil. Yani delege seçimleri ve kongre sürecinde zorlu anlar yaşayacak başkanlar da bulunmaktadır.
Bu konunun değişik açılardan tartışılabilecek boyutları bulunmaktadır. Birincisi, belediye başkanlarının ilçe örgütlerinin mutlak hakimi olması pek de hoş bir durum değil. Tersten söyleyecek olursak, belediyenin emrinde olan ilçe yönetimleri, parti içi işleyiş açısından çeşitli dinamikleri yok eden bir etki yapmaktadır. Adeta her bir ilçede feodal beylikler oluşmaktadır.
Diğer taraftan belediye başkanını delege bile yapmak istemeyen bir örgüt yapısının da sağlıklı bir yapı olduğu söylenemez.
Belediye başkanlarını örgütle ilişkisi sağlıklı olmayabilir. Aday olma süreci de tabanı tatmin etmemiş olabilir. Bunlar yoğun bir şekilde dile getirilen tepkiler. Ama belediye başkanı ile hesaplaşma, O’nu delege bile yapmama noktasına vardırılmamalıdır.
İlçe örgütlerinin belediye başkanlarına tepkileri farklı şekillerde ve platformlarda dile getirilmelidir.
Liyakati ihmal edip, kişisel ilişkileri esas alan parti içi yükseltme yöntemi, tabanda ciddi enerji birikimlerine yol açmaktadır. Böyle olunca bazı belediye başkanları, parti örgütlerindeki bazı kesimlerin hedefi haline gelebilmektedir.
Belediye başkanlarının sıkıntısı bununla da sınırlı değil. Bu yıl, üç kurultay yaşanacak. Kritik olanı bir ay içinde gerçekleşecek olan, ilk ikisi. Bunlarda belediye başkanlarının alacakları pozisyonlar hayati önem taşıyor. Şu anda parti içi muhalefeti örgütleyen Önder Sav’ın yanında mı yer alacaklar yoksa genel başkanlığı şimdilik garanti gözüken Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında mı?
Daha önceki atanma şekli, siyasi konumunu sağlayanlara karşı bir vefa borcu ödenecekse, belediye başkanları birinci seçeneği tercih edecek. Yok, siyasi konumun geleceği önde tutulacaksa, tercih ikinci seçenek olacak.
Fakat, Kılıçdaroğlu’nun daha sonra aday belirleme sürecinde nasıl bir yol izleyeceğinin belli olmaması da başka bir kararsızlık konusu.
Bul

Bir Bahar Akşamı daha / Rastlaştık Aliağa'da / Eridi Güneş Koyda / Akşam Olunca