İstanbul’a bir saat uzaklıkta... Türkiye’nin üçüncü büyük organize sanayi bölgesi burada. Arçelik’ten Hema’ya önemli tesislere ev sahipliği yapıyor. İstanbul Sanayi Odası’nın ilk ve ikinci 500’lerinden pek çok şirketin burada üretim tesisi var. Çerkezköy’deyim... Bölgedeki seçim çalışmalarını izlemek için cuma akşamını burada geçirdim. CHP’lilerle birlikte gezdim. Partinin MKYK üyesi Gürsel Tekin ile birlikte kahveleri, sokakları, atölyeleri dolaştım. Önce bir tespit: CHP İlçe örgütü “coşkulu” çalışıyor. İlçe Başkanı Erdinç Turan ile konuşuyorum: “Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte partinin küskünleri yeniden aramıza döndü. Hepimizde bir hareketlilik var. Genel Merkez bizleri motive ediyor. Geçen hafta Faik Öztrak buradaydı. Zaten ailesi de Trakyalıdır biliyorsunuz. Bugün Gürsel bey, haftaya Süheyl Batum...”
Sokaklardayız. Parti için çalışanlarla ve sempatizanlarla konuşuyoruz. Kılıçdaroğlu’nun performansından memnunlar. Ama bir noktaya takılmışlar: Tunceli’de söylediği; Doğu’dan Batı’ya Kuzey’den Güney’e genel af lafına. Bunun kafaları karıştırdığını söylüyorlar. Affa sadece “PKK’lılar dışarı çıkar diye” karşı değiller. Belki de daha çok oranda kişi “Rahşan affını” hatırlatıyor. Rahşan Ecevit’in “çabasıyla” 22 Aralık 2000’de çıkan ve önce boşalan hapisanelere 3 yıl içinde, çoğu bu aftan yararlanan 20 bin kişinin döndüğü süreci işaret ediyorlar. “Az farkla evet çıkarsa bunun en önemli sebeplerinden biri bu olacak” diyor bir CHP’li...
Bir kahveye giriyoruz. Kızılpınar’da... Gürsel Tekin CHP’nin ‘hayır’ının gerekçelerini açıklıyor. Özellikle yargının bağımsızlığı gidecek dediği maddeleri “tane tane altını çize çize vurguluyor. “Hayır”a ve gerekçelerine fazla ilgi yok. Ancak ne zaman içinde “iktidar ve haksız zenginleşme” geçen cümleler kuruyor, bir anda ortam hareketleniyor. Kalabalıktan destek cümleleri geliyor. Bu arada kalabalığa zarf dağıtılıyor. İçinde Kılıçdaroğlu’nun mektubu var.
“Referandum sonuçları açıklandığında hayır oyu göğsünüzdeki bir demokrasi madalyasına dönüşecek göreceksiniz” diye biten. Gıyabında uzun uzun alkışlanıyor. Tekin “hem genel başkanım hem yol arkadaşım” diye anlatıyor Kemal Kılıçdaroğlu’nu... Henüz “genel başkan yardımcısı” yapılmadı ama her gittiği yerde “böyle anons ediliyor”...
“Aman sandıklara sahip çıkalım, sandıktaki arkadaşlar sonuçların yazıldığı mühürlü kağıtlarını mutlaka alsınlar. Onlarsız itiraz olmuyor, geçen seçimlerde bu yüzden hak iddia edemedik” diye uyarıyor herkesi Gürsel Tekin.
Soru cevap kısmı... KPSS sınavındaki yolsuzluktan işsizliğe, geçim sıkıntısına bir dizi konu. Geçen hafta Ak Partililerle ile yaptığım gezide de yazmıştım: İnsanların büyük bölümü referandumdaki maddelerin çoğunun içeriğinden habersiz. Daha doğrusu ilgisiz. Yoğunlaşılan konular farklı... Bu sonuç sandığın sonucunda beklenmedik değişikliklere yol açabilir.
Yeniden sokaklar... Kapı kapı... Berber, bakkal, cep telefonu bayi... Hızlı hızlı el sıkışılıyor. Seçmen şimdilik kimsenin elini havada bırakmıyor. Tam bir hafta sonra sonuçlar ortaya çıkacak. Ama partiler duramayacak. Eller bu kez 9 ay sonraki seçimler için yeniden uzatılacak. Ekonomi “siyaseti uzaktan izliyor da gözükse” 13 Eylül’den itibaren hesaplar yeniden yapılacak. Bu sonuçtan tek parti mi koalisyon mu, daha çok para harcama tablosu mu çıktı bu konuşulacak.
Bul


Yiğit Bulut: Tüm deneyimlerime dayanarak söylüyorum, faiz haramdır