Bazen James Corden olmak istersin...

Kendiniz olmasaydınız kim olmak isterdiniz? Bu sorunun cevabı belki Napoleon, Fatih Sultan Mehmet, Mick Jagger, Leonardo Da Vinci, Tarkan, Tolstoy veya Van Gogh olabilir. Bu soruya zaman içinde kendimce verdiğim cevaplar var. Ama bir süredir yanıtım kesinlikle James Corden. The Late Late Show with James Corden  ve programın bir parçası olarak kurguladığı Carpool Karaoke her izlediğimde beni biraz daha gıpta ettiriyor.

Bazen James Corden olmak istersin...

James Corden’ı tanımam programında yer alan Carpool Karaoke bölümü ile olmuştu. Her bölüm dünyaca ünlü bir isimle Londra veya Los Angeles sokaklarında tur atan Corden, komplekssiz bir şekilde şarkılara eşlik edip yaptığı işten haz alan bir profil çiziyor. İşine dair benzer duyguları yaşayan biri olarak bu durum kendisini daha dikkatli izlemeye sevk etti beni.

Metallica’dan Sia’ya, Bruno Mars’tan Gwen Stefani’ye dönemimizin en ünlü simaların konuk olduğu Carpool Karaoke, The Late Late Show with James Corden programının kuşkusuz en özel bölümü olarak sabırsızlıkla bekleniyor. Pazartesinden cumaya hafta içi akşam saatlerinde yayınlanan ve bir süredir CBS ekranlarında izleyicilerle buluşan program dört sezondur izleyicileri ekrana bağlamayı başarıyor.

 

 

Halihazırda en iyi talk-showlardan biri olarak kabul edilen programın Carpool Karaoke bölümüne dönemin first ladysi Michel Obama dahi katılmış, James Corden ile birlikte şarkılar söylemişti. Benim için Chris Martin ve Adele’in konuk olduğu bölümler program tarihinin en özel yayınlarıydı. Aslında hâlâ da öyle. Ancak geçtiğimiz ay yayınlanan ve yaşayan efsane Paul McCartney’in katıldığı bölüm bence televizyon yayıncılık tarihine geçecek türden. Program konseptinin dışına çıksa da Paul McCartney gibi bir ismi en doğala yakın haliyle izleyebilmek, sokakta gencinden yaşlısına İngilizlerin kendisine gösterdiği saygı ve sevgiye tanıklık etmek bende değişik duygular oluşturdu.

 

 

Program boyunca en sevilen şarkılarını seslendiren Paul McCartney, son bölümde sadece Beatles’ın değil, tüm bir yüzyılın en klasik hitlerinden –bir diğeri için bakınız Bohemian Rhapsody- biri olan Hey Jude’u farklı yaş gruplarından insanlarla birlikte seslendiriyor. Elbette James Corden da bence mizansen olamayacak bir doğallıkla şarkıya kendinden bir şeyler katıyor. İşte o an benim James Corden olmak istediğin an oldu. Allah uzun ömürler versin tabii ama hem Paul McCartney’den hem de James Corden’den geriye bu muhteşem kaydın kalacak olması ne güzel ne özel bir anı. Var olun…

ihsan.dindar@milliyet.com.tr

http://instagram.com/ihsandinovski

Bu makaleye ifade bırak