Yazarlar
11.04.2011 - 02:30

BDP’de kadınlar olmadan alınan karar geçersiz

BDP?Eşbaşkanı Gültan Kışanak partisinde kadının önemini anlattı:? Kadınların katılmadığı herhangi bir yetkili organda alınan kararlar, kadınları bağlamaz. Kadınları doğrudan ilgilendiren konuların kararlarını sadece kadınlar verir

Sitene Ekle


Fotoğraf: Ozan Güzelce


BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak’la İstanbul’da, Tarlabaşı’ndaki İl Başkanlığı’nda buluştuk. Önce “Ben İstanbul Eşbaşkanı Çiğdem” diye kendini tanıtan hanımla el sıkıştık.
BDP’nin illerde de mi kadın eşbaşkanları var? Gültan Hanım, bendeki meraklı şaşkınlıktan memnun; iftiharla “BDP’nin örgütlenmiş olduğu 47 ilden 19’unda kadın eşbaşkan var,” dedi. Geri kalan 28 ilde, hatta ilçe teşkilatlarında da kadın eşbaşkanlık uygulamasını başlatacaklarmış.
Neden biliyor musunuz? Yerelde kadınlar, BDP’nin teşkilat binasından içeri ürkmeden girebilsinler diye... Başkan erkek olunca, genelde çekiniyorlarmış.
Kışanak’ın izahatı ilginçti: “Aslında Siyasi Partiler Yasası’na minicik bir ekleme yaparak, bu uygulamamızı yasal bir çerçeveye oturtmak için çok uğraştık; tercihe bağlı olacağı için erkek başkanları rahatsız edecek bir yanı da yoktu, ama kabul ettiremedik. Hâl böyle olunca da biz fiili olarak bu uygulamaya geçtik.”
İşte bu kadar! Fevkalade...

6 yıllık kavgadan sonra...
Kışanak’la söyleşi yapma fikri, Vuslat Doğan Sabancı’nın önderliğinde her partiden ve görüşten kadınlara siyasette daha fazla yer açmak hedefiyle oluşturulan Haklı Kadın Platformu yürütme kurulu toplantısında gelişti. 2007 seçimlerinde AKP ve CHP’den TBMM’ye girebilen kadın milletvekili oranı % 10’un bile altındayken, DTP’den Meclis’e giren 20 milletvekilinin % 40’ının kadın olması nasıl sağlanmıştı?
% 40 kadın kotası uygulayan BDP’den alacağımız dersler muhakkak olmalıydı. İşte bu nedenle çaldım Kışanak’ın kapısını. İlk cümlesi “Biz çok kavga yaptık bunu elde edinceye kadar” oldu. Kürt kadınlar, parti içinde ilk kez 1996’da yükseltmişler seslerini; ancak dinleyen olmamış. 96-2002 arası çok kavgalar yaşanmış ve nihayet 2002’de % 40’lık kota, parti tüzüğüne girmiş. Ancak SHP ile birlikte katıldıkları o seçimlerde barajın altında kaldıkları için, bu önemli gelişmeden bizlerin haberi ancak 2007’de olabildi.

Ne tür dersler alabiliriz?
Bağımsız adaylar olarak katıldıkları 2007 seçimlerinde TBMM’ye giren 20 DTP’li milletvekilinden 8’inin kadın olmasını, hayretle ve takdirle karşıladığımız halde “Onlar nasıl başardı? Diğerleri, özellikle de CHP’li kadınlar ne yapabilir?” sorusunu sormak düne kadar aklımıza gelmedi. Belki de Deniz Baykal partinin tepesinde oturduğu sürece, bu yönde bir girişimin anında geri püskürtüleceğini düşündüğümüz içindir. Her neyse...
Kürt kadınların TBMM’ye başarıyla yürüyüşlerini, Kışanak’ın ağzından aktarıyorum:
“Bizim kadınların parti içindeki mücadelesi 2007’de iyice rayına oturdu. Tüzüğe yazıldıktan sonra parti içi hukukta kendinizi güvenceye almış oluyorsunuz. Aksi halde bu tartışma hiç bitmezdi; zira erkekler yönetme ve karar verme yetkilisi sadece kendilerinde görüyorlar. Ve bizim parti içindeki mücadelemiz hiç bitmez. % 40 kotanın rehavetine kapılıp meydanı bir an boş bırakacak olsak, hemen zaman kaybeder gerileriz. Sadece tüzükte yazması da yetmez!”

Sokaktaki kadının desteği
BDP’li kadınlar, hem parti içinde zemin kaybetmemek hem de siyaset dışındaki kadınların kültürel ve ekonomik sorunlarını birlikte kucaklayıp mücadele edebilmek için, müthiş akıllı bir taktik ve strateji uyguluyorlar. Kışanak’ın cümleleriyle aktarıyorum:
“Biz kadınlar sayı olarak çoğalsak bile eğer kadın bakış açısı yoksa, kadınların yararına bir şey yapılmış olmuyor. Bu yüzden biz parti içindeki Kadın Kolları’ndan 2002’de vazgeçtik ve onun yerine tüzüğümüze Kadın Meclisi kavramını yazdık. Kadın Meclisi esnek ve sürekli katılıma açık bir yapı. Sokaktaki kadın da kapımızı çalıp, Kadın Meclisi’nin çalışmalarına da kararlarına da katılabilir.”

Gelirin % 20’si kadınlara
“Partimizin tüzüğünde kadınları elini güçlendiren önemli maddeler yazdırdık:
* % 40 kota.
* Parti gelirlerinin % 20’sini kadınlar kullanır.
* Merkezdeki ve illerdeki Kadın Meclisleri özgün ve özerk yapılardır.
Tüzüğümüzde yazmayan 2 önemli ilke kararı da aldırdık:
1) Kadınların katılmadığı herhangi bir yetkili organda alınan kararlar, kadınları bağlamaz. Bunun anlamı şu: Kadın Meclisi’nin programını bilmeden kendi başınıza toplantı koymayın. Bazen bizi kararların dışında tutmak için, eylem koyduğumuz bir günü mimleyip özellikle o güne toplantı koyuyorlardı. Biz ise her karar aşamasında mutlaka bulunmak istiyoruz. Önce aldırmıyorlardı, ama biz sürekli kavga çıkardık; artık alıştılar.
2) Kadınları doğrudan ilgilendiren konuların kararlarını sadece kadınlar verir.”

Neden bu kez % 40’tan az
Gelelim bu seçimlerdeki kadın kotasına... BDP’nin hedefinin 35 kişiyi TBMM’ye sokmak olduğunu okumuştuk ve kotadan yola çıkarak 14 BDP’li kadının seçilebilecek yerlerden aday gösterileceğine, Haklı Kadın Platformu olarak kesin gözüyle bakıyorduk. Ancak Kışanak bu seçimlere Kürtlerin diğer partileri, sol sosyalist partiler ve bir Süryani ya da Ermeni, bağımsız aydınlar gibi farklı kimlikleri kucaklayan bir ittifak olarak girdikleri hatırlattı; ittifaka ayırdıkları 7-8 kontenjan nedeniyle bu kez TBMM’ye girecek BDP’li kadın milletvekili sayısının 11-12’de kalacağını söyledi. Ancak listeler açıklandığında BDP’li 13 kadının seçilecek yerlerden aday gösterildiğini memnuniyetle gördük.
Kışanak’tan son söz: “Biz 35 üzerinden % 40 kotada çok ısrar ettik, ama partimizin erkekleri gidin kontenjandan girecek olanları kadın koymaya ikna edin dediler. Ne var ki hiçbirini ikna edemedik. %10 barajının mağduru sadece biz değiliz. Eğer köklü sorunlarımızı çözeceksek,  temsil krizini de aşmamız lazım.”
TBMM’de 35 BDP’liden 13’ü kadın olacaksa bu mücadeleyi yine mükemmel yapmışlar demektir.


Yazarlarda Ara
Bul
Hangisi futbol terimlerinden değildir?
©Copyright 2011 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.