Bekleyince gelir mi her şey? Beklemeden bilemeyiz ki…

Zaman her şeyin ilacı derler… Her ilaç iyi gelir mi?

Sorular artar, gider… Zaman durmaz geçer… Sen? Sen bu zamanın içinde neredesin? Haydi biraz düşün! Şu anlarda kendine vakit ayır. Yoğunlaş kendinde. Sen kimsin, neredesin, nerede olmak istiyorsun? Sorularına cevap buldun mu? Haydi okumaya devam et!

 

 

Yaşam denen koşuşturmacada kendimizi unutabiliriz. Olabilir. Panikleme hemen! Nereden dönsek kârdır diye bakmak lazım. Önce kendini bulmalısın. Sen aslında kimsin? Karakterin nasıl? Çabuk mu sinirlenirsin? Ya da çok duygusalsın ve hemen ağlar mısın? “Güçlüyüm!” diyebiliyor musun? Haydi biraz daha yoğunlaş kendinde…

 

Kendini bulmak için araman gerekir. Aramak için de kendine zaman yaratman… Ayırman demiyorum çünkü yoğun tempo bir hayatta zaman ayıramayabiliyorsun, onun için kendine zaman yarat! “Bugün benim günüm!” de ve o gün senin günün olsun. Her ne olursa olsun başka hiçbir şeyin olmadığı bir gün… Sen ne istiyorsan ne yapmak istiyorsan onu yap o gün ve düşün… Kendini, yaptıklarını, yapacaklarını, olmak istediğin yeri, isteklerini düşün… Ve tabii ki bu isteklerin için neler yapman gerektiğini… Gözün korkmasın. Bu, senin iyiliğin için. Sen istediğine ulaşabil diye…

 

Herkesin öncelikleri farklıdır. Senin önceliğin de “sen” olsun. Sen nasıl istiyorsan öyle olsun yaşamın. Hayat her zaman istediklerini altın tepsiyle sunmayacaktır sana ve çabalayacaksın. Kendin için yine sen sunacaksın altın tepsiyi… Evet, destek önemlidir. Ancak unutulmamalıdır ki destekten de önemlisi sensin. Sen motive olunca, inanınca desteklerinle birlikte çok daha iyi yerlerde olacaksın.

 

Bekleyince gelir mi? Gelir tabii… Her beklediğin bir gün gelir… İş için, aşk için, hayat için… Ne için ne bekliyorsan onu düşünebilirsin. Her neyi bekliyorsan o beklediğin olacak, sana gelecek. Ne zaman biliyor musun? Sen beklemeyi bıraktığın an… Çünkü bir Morphy Kanunu vardır. Hayatta beklediklerin asla o an gerçekleşmez. Taksi beklersin otobüs, otobüs beklersin taksi gelir… Sen ne beklemiyorsan o an karşına o çıkar… Hayatın sürprizi… Senin beklediğin sen onu beklemeyi bıraktığın an gelecek sana… Onun için istemeye devam ama körkütük istemek değil… Biraz da akışına bırakmakta yarar var.

 

Beklediğinde gelmeyen güzellikler hiç beklemediğin an kapını çalacak.

 

Sen istemeye devam et.

 

Her şeyden önce kendini sev. Kendine değer ver. Kimsenin sana değer vermesine ihtiyacın yok. Öncelikle birey olarak tek başına ayakta kalabilmeye önem ver kendinde. Kimseye ihtiyaç duymadan ve muhtaç olmadan… “O, ne der; bu, ne der?” gibi soruları at kafandan. Hiç kimse seni yargılayacak kadar mükemmel değildir.  Ve sana bir sır vereyim mi? İnsanlar genellikle birini çekemediklerinde, kıskandıklarında ve kendi başarısızlıklarını kapatmaya çalıştıklarında başkalarını yargılamaya başlar. Yani biri seni yargılamaya başladıysa, sevinmeye başlayabilirsin. Doğru yoldasın! Kendisi başarısız olmuş kişi, başkasının başarılı olma fikrini dahi kabullenemediğinden, kötülemeye çalışır. Böyle bir durumla karşılaştığında kendi moralini bozmak yerine, o kişilerden uzaklaşmalısın. En yakının dahi olsa… Kimsenin seni kırmasına, üzmesine, yargılamasına izin verme… Fikir alışverişi olabilir ama yönlendirme ve yargılama farklı bir şeydir. Bu senin hayatın ve hayatın için en doğru kararı ancak sen verebilirsin!

 

İstediklerini gerçekleştirme yolunda yanında kimlerin olduğuna dikkat et. Çabuk olmayacak hiçbir şey. Yorulacaksın, düşeceksin, zorluklar peşini bırakmayacak ama sonunda pes etmezsen zafer senin olacak. Ve senin dikkat etmen gereken tek şey o zorlu yolda yanında kimlerin sana destek olduğu kimlerinse yarıda bıraktığı olacak…

 

Bekleyince gelir mi iş, gelir mi aşk, gelir mi para, gelir mi sevilen?

Elbette gelir… 

 

İste, azimli ol, pes etme…

 

Güzel günler sana gelecek…

 

Sağlıcakla ve hep pozitif kal…