Bel ağrısı şikâyetlerinin yarısından fazlası kas, bağ ya da kemik kaynaklı basit veya ciddi rahatsızlıklardan kaynaklanıyor. Bel ağrısına ancak bacak ağrısı da dahil olduğunda bel fıtığı ihtimali artmış oluyor. Belin üzerine çok yük binenlerde, sürekli masa başında oturanlarda ve uzun süre araç kullananlarda bel fıtığı oluşma riski artıyor. Çağımızın büyük sorunlarından biri olan bel ağrılarından sadece bir kısmı bel fıtığı nedeniyle oluşuyor. Bel kayması, kireçlenme, çeşitli iç organ hastalıkları, duruş ve oturuş bozuklukları gibi daha pek çok neden bel ağrısı yapabilir. Bel fıtığı rahatsızlıklarının büyük bir çoğunluğu fizik tedavi, ilaç tedavisi ve istirahat ile giderilebiliyor. Çok az bir kısmında ise ameliyat yöntemine başvuruluyor. 
 
Bel fıtığı hastalığında hangi durumlarda ameliyata başvurulur?
 
Bel fıtığı hastalığında öncelikle tedavide cerrahi dışı yöntemler tercih edilir. Ancak öyle hastalar vardır ki mutlaka ameliyat olmaları gerekir.  Hasta bütün tedavilere rağmen bir türlü iyileşmiyorsa, dayanılmaz inatçı bir ağrıya sahipse ve bu ağrı yaşam kalitesini düşürüyorsa, bu kişi cerrahiye adaydır. Bazı hastalar cerrahi dışı metotlarla iyileşirler fakat bir süre sonra rahatsızlıkları tekrarlar. Yani bazen iyi bazen kötü durumdadırlar. Bu şekilde senelerce ıstırap çeken hastalar vardır. Hastalık dönemlerinde iş, aile ve sosyal yaşantıları bundan ciddi şekilde etkilenir, adeta altüst olur. Ameliyattan ciddi şekilde korkan bu hastalarda iş hayatındaki verim ve kalite ciddi boyutlarda düşer ve bu kişiler bazen haftalarca normal yaşantıdan koparlar. Bunlarda da cerrahi müdahale gündeme gelmektedir. Bel ve bacak ağrısıyla birlikte bacaklarında uyuşma, karıncalanma, kuvvetsizlik, bacak adalelerinde zayıflama ve incelme bulunan hastalar da vardır. Zaman geçtikçe kötüye gitmektedirler. Bunların daha fazla kötüye gitmelerine izin verilmemeli, ameliyatın gerekliliği kendilerine anlatılmalıdır. Bel fıtığı bulunan bir hastada idrar ve büyük abdest yapamama veya tutamama, makat ve cinsel organlar civarında hissizlik, bacaklarda felce doğru gidiş gibi belirtiler varsa o kişi acilen ameliyata alınmalıdır. Bu gibi hastalarda saatlerin hatta dakikaların bile önemi vardır. Gece yarısında dahi olsa derhal ameliyata girilerek sinir elemanları üzerindeki bası biran önce ortadan kaldırılmalıdır. Bel fıtığında ameliyat son çaredir ancak beklendiği takdirde bel fıtığının kendiliğinden iyileşeceği fikri her hasta için geçerli değildir. Uzun yılları kapsayan tecrübelerimiz göstermiştir ki, başarılı bir cerrahi girişim iyileşme sürecini kısaltmakta ve hastalar işlerinin başına genellikle daha kısa sürede dönmektedirler.
 
Süreçte nasıl karar alınır?
 
Cerrahi dışı metotlarla iyileşmeyen hastalarda iyi ve başarılı bir cerrahi müdahalenin gerçekleştirilebilmesi için hastanın klinik bulguları ile filmleri uyum içinde olmalıdır. Doğru tanı tedavinin başarısında önemli bir faktördür. Uygun ve yeterli bir teknikle tecrübeli doktorlar tarafından ameliyat edilen hastalarda başarı oranı %99 civarındadır. Gelişen teknoloji sayesinde kullanılan mikroteknik ve mikroendoskopik müdahaleler ameliyatın başarını oranını yükseltirken ameliyat sonrası iyileşme sürecini de oldukça kısaltmaktadır. Bu yöntemler sayesinde hastalar operasyondan yaklaşık 3 saat sonra yürüyebilmekte ve günler, haftalar içinde günlük yaşamlarına kaldıkları yerden devam edebilmektedirler.
 
Nöroşirurji Uzmanı
Doç. Dr. Ahmet Yıldızhan