Bilal Meşe

Bilal Meşe

bmese@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Trabzonspor’un, ligin lideri Galatasaray’ı yenmesi benim penceremden asla sürpriz değil... Maçın tamamına baktığımız zaman rakibine sahanın her yerinde pres yapan, savunmanın yardımına koşan, Aslan’a adım attırmayan bir Trabzonspor vardı. Gördük ki, Rıza Çalımbay, güçlü rakibini iyi analiz etmiş ve buna göre takımını hazırlamış. Çalımbay’ın hazır olmayan oyuncular yerine savunmayı ve de mücadeleyi iyi yapan oyuncuları ilk 11’de tercih etmesi, bu galibiyeti getiren en büyük faktördür.

Çalışkandır, içtendir

Haberin Devamı

Rıza Çalımbay’ın işine bağlılığını anlatmaya gerek yok. Bir kere çalışmayı çok seven bir teknik adamdır Rıza Hoca... Nerede görev yapsa, o takımın başarısına odaklanır, pes etmek onun lugatında yoktur. Kalbinden geçeni diline yansıtacak kadar içtendir, kimseyi kırmaz, herkesin yardımına koşar. Yazılı ve görsel medyaya kapılarını sonuna kadar açar.
Bu madalyonun bir yüzü... Diğer yüzü ise Çalımbay için Trabzonspor büyük bir şanstır. Atom Karınca’nın bu fırsatı kişisel olarak iyi kullanacağından asla kuşkum yok. Çünkü Çalımbay artık tecrübeli ve de donanımlı bir teknik adamdır. Dememiz o ki bu şansı fırsata çevirme zamanıdır sevgili hocam...

Zor günlerin hocaları

Yerli hocalarımızın başarılarının yanı sıra zor şartlardaki takımları yeniden ayağa kaldırmaları, bana müthiş keyif veriyor doğrusu... Hele hele kulüp başkanlarının takımlarının zor günlerinde yerlilerin kapılarını çalmaları, onlara kucak açmaları ve şans vermeleri benim ayrı bir mutluluk kaynağım... Trabzonspor, Rıza Çalımbay’a, Konyaspor, Mehmet Özdilek’e teslim edildi. Çalımbay, Aslan’ın yenilmezliğine son verdi, Şifo Mehmet, Konya’da ilk maçında galibiyet yaşadı.
Nereye varmak istiyoruz, bizim kulvarda bir Beşiktaş gerçeği var kim ne derse desin. Zor şartlardaki takımların başında kimler var, bakın ne demek istediğimiz anlaşılır... Samet Aybaba, Rıza Çalımbay ve Mehmet Özdilek, yardımcılarını da unutmayalım. Onlar hep zor günlerin adamıdır, mücadeleyi severler, çünkü Beşiktaş kültüründen yetiştiler.
Haaa bi de Tayfur Havutcu hocamız var, o da A Milli Takım’da... Unuttuklarımız olabilir, onlara buradan bir özür...

Haberin Devamı

İşine bak arkadaş

Şu Igor Tudor’u eleştirmemek için kılı kırk yarıyorum, ona takılmıyorum! Ne var ki, adam rahat durmuyor, çenesine bir türlü sahip çıkamıyor. Efendim, o anlı-şanlı, başkan Dursun Özbek’in gözbebeği (!) Tudor, Trabzonspor mağlubiyetine kılıf uydurmak için Trabzonspor’un oyun anlayışına taş atıyor.
Ne diyor Igor Tudor efendi:
“Rakibimiz duran toptan gol bulmaya, hava toplarına odaklanmışlar. Bu benim anlayışıma uygun değil, ama saygı duyuyoruz. Ancak bu futbol artık kalmadı.”
Hadi buyrun burdan yakın! Sen işine bak arkadaş, sana ne Trabzonspor’un futbol anlayışından... Öncelikle bükemediğin eli öpeceksin. Adam seni yendi mi, yendi... Sen de aynı taktikle oynayıp, kazansaydın, elini tutan mı var! Yenildin, otur oturduğun yere... Rakibine saygı duy, öyle yan yollara saparak ilk mağlubiyetine ‘kılıf’ arama! Tudor’a Antalya’daki maçı hatırlatmak isterim. Hani, gene Çalımbay’ın yönettiği takım var ya... Maçın ikinci yarısında bırak pozisyon üretmeyi, bir tek korner atamadan maçı bitirdi Galatasaray. Ne çabuk unuttun bunu?
Sarı-kırmızılı camianın, “Ona lüks araç teslim ettik, ama ehliyeti yok” benzetmesine bayıldım doğrusu... Haklılar. Bir de Tudor, Aslan’ın başına geldiği günden bu yana harika ‘şov’ yapıyor, tribünlere oynuyor! Merak ediyorum, aynı hareketleri Karabükspor’da yapabilir miydi?

Haberin Devamı

Valbuena takıntısı

İstatiksel veriler, kimine göre önemli, kimine göre değil... Örneğin, zaman zaman teknik adamların oyuna katkısı konusunda da araştırmalar yapılıyor. Bir teknik adamın oyuna katkısı en fazla yüzde 23-25 arasında değişiyormuş.
Teknik adamın, düdük çaldıktan sonra yapabilecekleri sınırlı, sahaya girip, oynayacak hali yok ki! Görüyoruz ki Şenol Güneş, oyuncu hamlelerinde hep on ikiden vurdu, ancak hataları yok değildi. Örnek Güneş hocanın da takım oyunundan uzak Quaresma ile sıkıntılar yaşamadı değil, ama ondan vazgeçemiyor, haklı... Soruyorum size, Portekizli yıldız çok mu gelip savunmaya yardım ediyor, yooo... Ama olağanüstü işlere imza atıyor, adam eksiltiyor, skora etki yapıyor.
Nereye varmak istiyoruz. Sevgili Aykut Kocaman hocamızı severiz, başarılı olmasını hep isteriz, çünkü o bizden biri. Ne var ki, şu Valbuena takıntısı yok mu, müthiş hata yapıyor, ona yakışmıyor!
Oyuncu hamlelerinde ilk dokunuşu ona yapıyor, niye? Kocaman, oyun disiplininden söz ediyor, gerekçe bunu gösteriyor, katılmıyorum. O yaşına rağmen çok koşuyor, sürekli topu istiyor, sorumluluk üstleniyor, Kayseri’ye atılan üç golde de onun payı çok büyük. Quaresma ve Valbuena gibi oyuncular koşullar ne olursa olsun sahada kalmaları şart. Çünkü ne zaman ne yapacakları belli olmaz. Valbuena üzerinde bu şekilde otorite sağlayamazsınız hocam, bilesiniz!