İsyanınız kime?

Nöbetçi Kalem
Bilal Meşe Nöbetçi KalemTüm Yazıları
13 Eylül Perşembe 2018

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanvekili Ali Dürüst, yabancı oyuncu sayısını yeniden masaya yatıracaklarını açıklaması, bu konuyu yeniden alevlendirdi. Sayın Dürüst, bu sayının aşağı mı ineceği, yoksa yukarı mı çıkacağı konusunda açık kapı bıraktı! Şu andaki uygulamada, yani yabancıda sınır yok, al alabildiğin kadar! Ancak oynatılmasında sınırlama var.

Kişisel olarak geçmişte de sınırsız yabancı oyuncuya hep karşı çıktım, bugün de çıkmaya devam ediyorum. Yahu arkadaş, nerede sağda-solda yeteneksiz yabancı varsa alıyoruz. Bırakın oynatmayı, kadroya bile giremeyenler var!

Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, basın toplantısında yabancı oyuncu konusunda, “Suçlanacak kişi ben değilim” dedi, valla doğru söylüyor. Niye hocayı suçluyoruz ki? Anımsayın, geçmişte yerli oyuncuların transfer rakamlarının el yaktığı dönemler... Kulüpler Birliği, “Yabancı oyuncular daha ucuz” diyerek ayağa kalktılar, sınırın kaldırılmasını istemediler mi, istediler! Eee bugün niye isyan ediyoruz ki?

Yabancılar ülkemize gelirken, davul-zurna ile karşılıyoruz, göndermek için de çalmadık kapı bırakmıyoruz! Valla kaliteli yıldız yabancılara lafım yok. Benim isyanım, Avrupa’da kendilerine takım bulamayan yeteneksiz ve emekliliği gelmiş oyuncuların alınmasınadır! Adamlar öyle sözleşmeler yapıyorlar ki, adeta kapı gibi... Gittikleri anda kuruşuna kadar paralarını tahsil ediyorlar. Sanırsınız ki, yerli oyuncularımızın suyu çıkmış! Niye rotayı şu altyapıya çevirmiyoruz, direniyoruz. Anlamakta gerçekten zorlanıyoruz? Ondan sonra iki lafınızdan biri ekonomik krize çıkıyor.

Misafir ve ev sahibi!

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un FB TV’de “Camiaya sesleniş” programında, sarı-lacivertli takımı izleyen meslektaşlarımızı konuk etti, kendisine yöneltilen soruları yanıtladı.

Başkanın, böylesi bir adım atması doğru, en azından mesleğimiz için de şanstır. Biliyoruz ki, yeni bir yönetim, yeni bir başkanla değişim süreci içindeler. Elbette köklü değişimler sancılı olur, hatalar da yapabilirler. Onların da zamana ve krediye gereksinimi var. Nereye varmak istiyoruz? Fenerbahçe gibi büyük camiaları yönetmenin zorluğunu yinelemeye gerek yok. Sayın Koç, “Camiaya sesleniş” toplantısında, iki meslektaşımıza çıkışmasını hoş bulmadım. Gerçi sayın başkan yanlış anlama nedeniyle özür de diledi, bu da alkışlanacak bir tablodur.

Elbette eleştiri olacaktır. İçinde hakaret yoksa, yapıcısıysa, bunlar, doğruları bulma adına sizler için de fırsattır. Bu düşüncemiz, sadece Fenerbahçe ile ilintili değil, diğer kulüplerimiz için de geçerlidir. Dememiz o ki, orası sizin eviniz, oraya gelen meslektaşlarımız da sizin misafiriniz sayın başkan...

Fazla söze gerek var mı?

Milli Takımımız, UEFA Uluslar Ligi’nde Rusya’ya yenildi, neredeyse karalar bağladık. Eleştiriler hep umutsuzluğa yoğunlaştı.

Aynı takım gitti, İsveç’i sahasında üstelik 2-0 geriye düşmesine karşın, muhteşem bir geri dönüş yaptı, maçı 3-2 kazandı. Bir Rusya maçı sonrasında yazılanlara, bir de bugüne bakıyorum, arada dağlar var.

Tamam, eleştirelim ama ağacı da kökünden sökmeyelim. Efendim, İsveç’in eksik oyuncuları varmış, falan-filan! Bırakın bunları... Eksik de olsa İsveç, İsveç’tir... İki farktan geriye dönüş kolay mıdır?

Rusya maçından sonra, “Bekleyelim, kredi verelim, görelim” dedik. Skor tabelasına bakarak şu yeni jenerasyonu eleştirmeye gönlüm razı olmuyor, doğru da bulmuyorum. Eksiğimiz, gediğimiz yok değil. Örneğin, İsveç’in orta alanı kapalı, hâlâ göbekten inmeye çalışıyoruz. Lucescu topu kanatlara taşıyın demekten göbeği çatladı! Ya da bireysel hatalar, valla üst seviyede! İki hata, iki gol... Lucescu ne yapsın? Milli Takım Kaptanı Mehmet Topal, maç sonunda, “Bu tip goller asla ve asla bize yakışmıyor” dedi, fazla söze gerek var mı?

Burak Yılmaz haklı

Burak Yılmaz’ı anlatmaya gerek yok; futbol kalitesi ve kumaşı ortada... Görüyoruz ki, tecrübeli futbolcu, Trabzonspor’da sıkıntılı günler yaşıyor, o alanlara girmeyeceğim.

Ancak Burak Yılmaz’ın haklı olduğu bir konu var, o da parasal... Ne diyor yıldız futbolcu, “Herkese var, bana yok.” Yılmaz, birçok Türk futbolcusunun yaşadığı sıkıntıya parmak basmış. Yerden-göğe kadar haklı. Sadece Trabzonspor’da değil, birçok takımda yabancılar el-bebek, gül-bebek! Alacakları bir gün gecikmesin alimallah, hemen FIFA’nın kapısını çalıyorlar!

Elbette birçok kulüp ekonomik krizle boğuşuyor, bunu aşmanın çarelerini arıyorlar. Yabancıya parasını öde, yerliye “Sen bizdensin” diyerek gönül almanın mantığını kim savunabilir? Kaldı ki Burak Yılmaz, meslektaşımız Ersin Düzen’e verdiği söyleşi de paranın peşinde değil, onun asıl derdi “vefasızlık”... Artı eski başkan Muharrem Usta’ya “ağabey” demesinin ne sakıncası olabilir ki? Bizim kültürümüzde başkan da olsa, büyüğümüze “Ağabey” diye hitap ederiz. Bu kelimenin içinde sevgi, samimiyet ve saygı yatar.

canlı skor
  • Zenit-Schalke 0414:00
  • İspanya-Bosna-Hersek21:45
  • SS Jeanne Arc Le Port-Besancon FC13:30
  • Sainte Genevieve-AS Sainte-Suzanne15:00
  • Versailles-AS Dragon15:00
  • Sarreguemines FC-Metz15:00
  • Auch Football-GFC Ajaccio15:00
  • Raon L Etape-Bourg en Bresse Peronnas15:00
  • US Salinieres Aigues Mortes-Marignane/Gignac FC15:00
Tüm maçlar için tıklayın