SiyasetRSS
16.12.2011 - 02:30

Bir annenin mektubu

Sitene Ekle
Siyaset Günlüğü  |  Derya Sazak derya.sazak@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Hopa davasından tutuklu öğrencilerin serbest bırakılmasıyla ilgili karar cezaevlerindeki yüzlerce öğrencinin mağduriyetlerine son verilmesi açısından umutlu bir bekleyiş yarattı.
Tuna Öztürk, iki yıldır tutuklu Baran’ın annesi. 20 Aralık’taki duruşma öncesi gönderdiği mektup davaların neden uzadığı konusunda çarpıcı bir örnek oluşturuyor. Öğrencileri yakalayan polisler dört celsedir mahkemeye gelmiyorlarmış!
Adalet isteyen bir annenin mektubunu aynen yayımlıyoruz:
“Baran uzun bir zamandan beri benden ayrı, dört duvar arasında yaşıyor. Tıpkı arkadaşı ve artık diğer evladım diyebileceğim Ali Deniz gibi. Tekirdağ Cezaevi’nde. Tam 2 yıldan beri son olarak savcılık makamı bile tahliye edilmelerini istemelerine rağmen tutuklu benim oğlum. Baran ve Ali Deniz 06.12.2009 tarihinde Ümraniye’de yapılan bir basın açıklamasından sonra gözaltına alındı. 09.12.2009 tarihinde örgüt üyeliği suçlamasıyla tutuklandılar. Şimdi duruşma günleri olan 20.12.2011 tarihinde, anlayacağınız 2 yılı buldu tutukluları.
Ümraniye’deki basın açıklaması polis müdahalesiyle başlamadan sona ermiş. Baran ve Ali Deniz burada gözaltına alındılar. İkisi de SDP’li. İkisi de sosyalist. İkisi de üniversiteliydi? Gözaltına alınan 34 kişiden 7 ve 5 kişiden oluşan iki ayrı grup hakkında iki ayrı dava açıldı; 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki beş kişi, on aylık bir tutukluluktan sonra tahliye edildi. Diğer 5 kişi de 15 aylık bir tutukluluktan sonra bırakıldı. Savcı son mahkemede Ali Deniz ve Baran için de tahliye istedi ama olmadı bırakmadılar çocuklarımızı. Tek bir somut delilin olmadığı yerde oğlum basın açıklamasına katıldı ve bu suç değil dediği için 2 yılı aşkın bir süreden beri cezaevinde. 
Dosyada mevcut CD izleme tutanakları düzenlenmiş, parmak izi raporları gelmiş ve bunlarla Ali Deniz Kılıç ve Baran Nayır’ın bir irtibatının kurulmadığı görüldü. Tek toplanmayan delil yakalamayı yapan polislerin tanık olarak dinlenmesidir ki, dört celse geçmesine rağmen tutanağı düzenleyen polisler duruşmaya gelmedi.
Dosyalarda SDP’li olan sadece Baran ve Ali Deniz Kılıç. Basın açıklamasına izlemek için gittiklerini de açıkça ifade eden yine sadece onlar oldu. Baran ve Ali Deniz üniversitelerine devam edemedi, devamsızlıktan kaldı. Buna rağmen yeniden sınava girdiler ve yeni bölümler kazanacak puanlar almalarına rağmen tutukluluk halleri devam ederse bu yeni bölümlerde dahi okumaları mümkün olmayacak. Bir de cezaevlerinin sağlıksız koşullarında Ali Deniz Kılıç tek böbrekle direniyor hayata. 
Tek bir camın kırılmadığı, tek bir kuşun kanadının kırılmadığı bir basın açıklamasına katıldım diyor diye daha kaç yıl cezaevinde tutacaklar oğlumu.
Ben bir anneyim. Bu adaletsizlik son bulsun istiyorum.”

Siyaset Manşetler

    Yazarlarda Ara
    Bul
    Sinemaya da uyarlanan "Gazap Üzümleri" adlı romanın ünlü Amerikalı yazarı kimdir?
    ©Copyright 2011 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.