SiyasetRSS
22.11.2013 - 02:30

Bir deli taş atmış...

Sitene Ekle
Bugün  |  Güneri Cıvaoğlu ngunericivaoglu@gmail.com Tüm Yazıları »

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan’a “geçmiş olsun” diyorum.
Gerçi anlaşıldığı kadarıyla tuhaf bir olay.
Akli dengesi için soru işaretleri uçuşuyor.
Başbakanlığa gelmeden önce polise “kendini ihbar” etmiş.
Başbakanlık güvenlik görevlileri tarafından etkisiz hale getirilince üzerinden çıkan düzenek de uyduruk şeyler.
Ayrıca...
Erdoğan, o sırada Başbakanlık’ta değil AK Parti Genel Merkezi’nde.
Ama...
Bütün bunlar “meczup işi” görülse de daha ciddi korunma önlemleri için bir “işaret” gibi algılanmalı.

İNÖNÜ’YE KURŞUN, DEMİREL’E YUMRUK

1964 yılında çiçeği burnunda bir gazeteciyken, İnönü’nün damadı Metin Toker tarafından yayınlanmakta olan AKİS dergisinde çalışıyordum.
Derginin Ulus’taki bürosuna telefon geldi.
Dönemin Başbakanı İsmet İnönü’ye ateş edilmişti.
Olay yerine gönderildim.
İsmet Paşa’ya tarihi Başbakanlık’tan çıkarken 3 el ateş edilmişti.
Ancak...
Suikast girişimcisi kurşunları tutturamamıştı.
...........................
Aynı Başbakanlık’ta 1975 yılında “Demirel’in yüzüne yumruk atıldığı” haberi geldi.
Yüzbaşı üniforması giymiş ama askerlikle hiçbir ilgisi olmayan birisiydi.
Onun da dengesinin yerinde olmadığı yolunda açıklamalar yapıldı.
Fakat...
İnönü olayında, belinde tabancası bir adam gelip 3 el ateş edebiliyor, Demirel olayında bir başkası sırtında sahte üniforma başbakana yumruk atabilecek kadar yaklaşabiliyor.
Düpedüz “güvenlik hatası...”
............................
2001’de dönemin Başbakanı Bülent Ecevit aynı başbakanlık binasından çıkarken bir başkası elindeki yazar kasayı atarak ekonomik durumu protesto etmişti.
............................
Sadece Başbakanlık “netameli” sanılmasın.
Ecevit, ikinci kez başbakan olduğu 1977’de İzmir/Çiğli Havaalanı’nda suikast hedefiydi.
Bir polis memuru ateş etti.
İsabet ettiremedi.
Ama dönemin İstanbul Belediye Başkanı, Ecevit’in Robert Kolej’den sınıf arkadaşı Ahmet İsvan’ın kardeşi Mehmet İsvan ayağından yaralandı.
...........................
Tanığı olduğum son suikast girişimi Başbakan Turgut Özal’ı hedef almıştı.
Anavatan kongresinde, Kartal Demirağ kürsünün yakınına kadar gelmeyi başararak iki el ateş etti.
Kurşunlardan biri Turgut Özal’ın konuşurken havaya kaldırdığı elinin parmağına isabet etti.
Diğer kurşun ise doğrudan Özal’a yol alırken -Allah’ın hikmeti- önündeki mikrofonun ayağına çarptı ve yön değiştirerek boşa savruldu.
Aksi halde Özal göğsünden vurulacaktı.
Kartal Demirağ’ın silahı tutukluk yapınca üçüncü kez ateş edemedi.
Yakalandığında ilk sorgusu Numune Hastanesi’nde yapılırken ben de içerideydim.
“Öldü mü” diye soruyordu.
Belli ki “keskin nişancı” gibi yetişmişti.

TARİHTEN DERS

DÜNYANIN en iyi koruma yapan ülkelerinden Amerika’da başkan açık otomobilde giderken tek kurşunla başından vuruldu.
Kurtarılamadı.
Reagan ise burnunun dibine kadar gelebilen koruma ordusu arasında tabancasını çıkarıp ateş eden bir suikastçı tarafından yaralanmıştı.
Dışarıdan da örnekler çoğaltılabilir.
..........................
Bütün bunlar çok özenli ve bilinçli koruma önlemlerinin gerekli olduğunu ortaya koyuyor.
Özellikle bir yandan içeride “çözüm için Kürt açılımı” diğer yandan “kaynayan kazan Suriye’ye, Türkiye hassas boyutlarda bulaşmışken” çeşitli çıkar tezgahlarının, Başbakan Erdoğan’ı hedef alabilmeleri ihtimaldir.
Yabana atılmaz.
Yakın koruma ekipleri, mobil teknik donanımlı araçlar, zırhlı araçlar elbette gerekli.
Ama...
En az bunlar kadar ihtiyaç olan şey “önleyici istihbarat akışıdır.”
Başbakan Erdoğan’ın da daha dikkatli olmasında fayda var. Ancak...
Demokrasilerde, liderle, halk arasına duvar da öremezsiniz ya...
Evrene iyi şeyler düşünerek, pozitif mesajlar verelim, dönüşü de pozitif olsun.


Yazarlarda Ara
Bul
Avatar filminin yapım aşaması kaç yıl sürmüştür?
©Copyright 2014 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.