Dünyada giderek daha fazla insan doğal ürünlere yöneliyor. Diş fırçaları da bu ürünler arasında önemli bir yere sahip. Son dönemde bambu bitkisinden üretilen diş fırçaları öne çıkıyor.

Hem doğaya hem de çevreye dost olan İsveçli Humble Brush, bir diş fırçası markası olmanın ötesinde önemli bir misyon da üstleniyor. Çevreye duyarlı ürünleri ile sosyal girişimini sistemli bir şekilde tüm dünyaya ulaştırmak amacıyla kurulan Humble Smile Vakfı’yla da geri kalmış ya da gelişmekte olan ülkelerdeki ihtiyaç sahiplerine ulaşarak; ağız sağlığı konusunda destek veriyor. Vakıf, dünyanın dört bir yanında ihtiyacın en büyük olduğu bölgelerde profesyonel ve sürdürülebilir sağlık projeleri yürütüyor. Tüm bunları da doğrudan satılan her bir ürünü ile karşılıyor. Şimdiye kadar 35 ülkede 60 binden fazla çocuğa ulaşıldı. Türkiye’de bu misyonu üstlenen iki isim olan Gürsoy Sabitoğulları ve Barış Kılıçaslan ile buluştuk…

- Bir diş fırçası çevreye ne kadar zarar verebilir?
Her sene dünyada 5 milyar plastik diş fırçası üretiliyor. Daha da kötüsü, plastikler fosil yakıtlardan üretiliyor. Hiçbiri doğada çözünmüyor. Hepsinin sonu çöplükler ve/veya okyanuslar...  Bu da bizi gezegenimize zarar veren bir kısırdöngüye sokuyor. İşte bu noktada ergonomik ve ekolojik diş fırçalarının önemi oldukça artıyor. Biz, “Plastiğe dur de! Mütevazı kal!” diyoruz… Değişim, her zaman bir devrimle gerçekleşmek durumunda değil. “Bazen ufak değişiklikler de dağları yerinden oynatır” misyonuyla hareket ediyoruz. Böylelikle tükettiğimiz her üründe doğru seçimler yapmamız konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyoruz. Türkiye’de de kullanımını yaygınlaştırmayı düşündüğümüz diş fırçalarının en önemli özelliği, bambu bitkisinden üretiliyor olması. Bu sebeple yüzde yüz doğal ve çevre dostu. Doğada tamamen çözünebilme özelliğine sahip.

- Marka aslında bir ‘sosyal girişim’ hareketi başlatmış ve bunun yaygınlaştırmak amacıyla da kendi vakfını kurmuş. Vakfın kurulma amacı ve bugüne kadar gerçekleşen projelerden bahsedebilir misiniz?
Marka, ağız bakım ürünleri pazarına kazandırdıkları sıra dışı ürünler, ambalajları ve üretim şekli ile tüm dünyaya örnek olabilecek nitelikteki bir sosyal sorumluluk girişimi başlatmış. Çevreye duyarlı ürünleri ile sosyal girişimini sistemli bir şekilde tüm dünyaya ulaştırmak amacıyla kurulan vakıf da, geri kalmış ya da gelişmekte olan ülkelerdeki ihtiyaç sahiplerine ulaşarak ağız sağlığı konusunda destek veriyor. Dünyanın dört bir yanında ihtiyacın en büyük olduğu bölgelerde profesyonel ve sürdürülebilir sağlık projeleri yürütüyor. Şimdiye kadar 35 ülkede 60 binden fazla çocuğa ulaşıldı.

Vakıf, bugüne kadar profesyonel ve akademik çabalarıyla meslektaşları arasında saygınlık kazanmış, görüşleri ve katkılarıyla diş hekimliği mesleğinin geleceğini şekillendiren kişiler tarafından yönetiliyor. Kendilerini çevreye ve topluma duyarlı diş fırçalama amacı için çalışmaya adamış vakıf elçileri, şimdiye kadar, Hindistan, Gambiya, Etiyopya, Nepal, Mozambik, Nikaragua, Dominik Cumhuriyeti, Estonya, Meksika, Irak, Burkina Faso, Peru, Kosta Rika ve Guatemala’da onbinlerce ihtiyaç sahibi çocuğa ulaştı.

- Yollarınız nasıl kesişti?
Var olma sebebi ve vakıf aracılığı ile yaşattığı sosyal girişimciliği bizi çok etkiledi. Dünyada çok az örneği bulunan bu yapı, ürünleri ile de birçok ilki kapsıyordu.

Marka doğal, vegan ve ekolojik özellikleri ile 2015-2016 yıllarında üst üste Avrupa’da en iyi doğal ürün ödülünü aldı. Yine 2016 yılında Asya’da, 85 bin perakendeci tarafından ‘En İyi Doğal Ürün’ ödülüne layık görüldü. Umarız, Türkiye’de de dünyadaki bu misyonu sürdürme şansını yakalarız ve gelecek nesillerin sağlıklı dişlere sahip olmasına katkıda bulunabiliriz.