‘’Huzur sadece şimdiki anda olabilir. ‘’Şunu bitirene kadar bekle, ondan sonra huzurlu bir hayata geçmek için hür olacağım’’ demek çok saçma bir şeydir. ‘’ŞU’’ dediğimiz şey nedir? Bir diploma mı, bir iş mi, bir ev mi, bir borcun ödenmesi mi? Eğer öyle düşünüyorsanız, huzur size asla gelmeyecektir. Her zaman şimdiki andan sonra gelecek yeni bir ‘’şu’’ olacaktır. Eğer içinde bulunduğunuz anı huzur içinde geçiremiyorsanız, hiçbir zaman geçiremeyeceksiniz demektir. Gerçekten huzur içinde olmak istiyorsanız, şimdi ve tam şu anda mutlu olmalısınız. Aksi takdirde, hep sadece ‘’bir gün mutlu olma ümidiyle’’ yaşayacaksınız demektir. ‘’

Thich Nhat Hanh, The Sun My Heart

‘Anı yaşamak’ popüler psikoloji kavramlarından; kitap ve dergi kapaklarında, kahkaha atılan bir fotoğrafın altında yorum olarak sosyal medyada, şirketlerin haftalık grupla psikolojik danışma etkinliklerinde, okulların psikolojik danışma ve rehberlik servislerinde, yeni açılan bir yoga stüdyosunun reklam panosunda; en azından eskiye oranla daha sık karşımıza çıkıyor. Peki gerçekten bu bizi daha aşina ve daha bilinçli yapıyor mu? Pek çoğumuz anı yaşamak yerine bir hedef peşinde çabalayarak, hedefe ulaştığımızda mutlu olacağımıza inandırılmış şekilde yetiştirilmiş olabiliriz. Ama bence hayat kısa veya uzun değil, hayat yaşadığın kadar, mükemmele değil iyiye, iyiliğe odaklan. İyi hissetmeye, en iyi şekilde yaşamaya. Mükemmele ulaşmak diye bir şey yok, bu bir yolculuk olmalı. Peki mutluluğa giden yol anı yaşamaktan mı hedefe ulaşmaktan mı geçiyor?

Ben insan zihnini gökyüzüne benzetiyorum; zaman zaman ışıl ışıl güneşli, zaman zaman parçalı bulutlu, zaman zaman yağışlı yağmurlu, zihnimizden geçen düşünceler hareketli bulutlar gibi adeta ve araştırmalar gösteriyor ki bir saat içinde ortalama 2000 – 3000 düşünce zihnimizden geçiyor. Zihnimizden geçen düşüncelerin ise çok büyük bir oranı ya geçmiş ya da gelecek ile ilgili düşünceleri barındırıyor. Mesela 1 dakikalığına dur ve düşün. Neler geçiyor zihninden? Bu düşüncelere kaygı, korku, umutsuzluk, endişe gibi olumsuz duygular eşlik ediyor mu? Evet geçmiş ve gelecek kaygısı ile yaşamak çok yoğun ve ağır olabilir. Bütün bu olumsuz düşüncelere daha sonra duygularımız ve davranışlarımız da eşlik ediyor ve işte karşımızda stres!

Öncelikle şunu bilmelisin, ‘anı yaşamak, anda kalmak’ öyle ‘’amaaan canım artık takmıyorum anı yaşayacağım’’ gibi bir şey değildir. Dürüst olmak gerekirse yeni başlayanlar için şaşırtıcı derecede zor da olabilir. Ayrıca sosyal medyadan aşina olduğumuz gibi illa bir deniz, zen müziği, orman, tütsü, yoga matı filan da gerekmez. Ha, ama severiz tabi JHer nerede ve ne yapıyorsan gerçekten ona odaklanmayı dene, onu yaşa. Bir dur ve düşün bakalım, aceleci misin, yemeği çok hızlı mı yersin, hep koşturmaca halinde misin? Eğer öyleyse bu koşturmaca içinden en basit rutinini seç. Örneğin, bugün içeceğin akşam kahvesi veya çayı harika bir deney olabilir senin için. Kahve ve çaya ulaşacağın ilk an mutfak dolabı ile temasından başla. Dolaptaki onca şey arasında ihtiyacın olan malzemeleri bulmaya odaklan, evet gördün, ambalajına bak bakalım, belki de daha önce ambalajda ne yazdığını bile fark etmemiştin, şimdi salla bakalım evet paketi/kutuyu kulağına yaklaştır, salla ve dinle, sonra aç bakalım, kokla, sonra suyun kaynaması, kahveyle buluşması, demlenmesi, içerken damağında bıraktığı tat ve bitene kadar ki tüm aşamaları sadece o aşamalara odaklanarak yap bakalım. Denemeye değer ne dersin? Belki de normalde ne kadar hızlı yaşadığımızı, hayatı ne kadar kaçırdığımızı, hayatı daha güzel ve iyi yaşamak için çaba verirken aslında iyiden ve güzelden nasıl uzaklaştığımızı fark edersin. Etkili ve daha iyi bir yaşam için bugünü beslemeli bugünden haz almayı öğrenmeliyiz.

Sevgiyle..

Psk. Dan. Gizem KOLÇAK

www.gizemkolcak.com

@pskdangizemkolcak @gizemkolcak

pskdangizemkolcak@gmail.com