SağlıkRSS
03.04.2012 - 15:57 | Son Güncelleme: 03.04.2012-16:03

Bir kanser hikayesi!

Pencerenin önünde örgü örüyordu , her zamanki günlerden biriydi , hava soğuk ve yine İstanbul trafiği hakkında radyoda yine o bildik haberleri veriyordu.

Sitene Ekle
Bir kanser hikayesi!

Çocuk okuldan nasıl dönecekti , inşallah hasta da olmazdı.   Yarın da sınavı vardı oğlanın , kerata yine eve gecikecek , gelir gelmez o televizyon dizisini , 70'li yılları hiç bilmeden heyecanla izleyecek ve babadan fırça yiyecekti. Tüm bunlar aklından geçerken , örgüde bir düğüm atladığını hissetti , yaşlanıyor muydu ne? Dikkatini dağıtan şeyin komşu apartmanın önüne asılan ilan panosundaki "meme okulu" yazısı olduğunu farketti. Ne garip işti bu ? Böyle isim mi olur? "Meme Okulu" ... Pes doğrusu , bu reklam işinde iyice aşırıya kaçmışlar dedi kendi kendine. Birden bunun bir reklam olmadığını , belediyenin de desteğiyle yapılan kadın eğitimlerinin ilanı olduğunu farketti. Ama ona neydi ki? Meme kanseri onun hayatında hiç yer etmiyordu. Ne annesi , ne teyzesi , kimsede yoktu , televizyondaki dizi yıldızlarından bulaşacak hali de yoktu ya!

Aradan kaç dakika geçti bilinmez , kapı çaldı , okul aile birliğinden arkadaşıydı kapıdaki. Çok iyi ve girişken bir kadındı , eğitim, sağlık , spor, çocukların kadınların yararına nerede ne var , hepsi mahallede ondan sorulurdu. Canı sıkkındı kadının , bir kahve içip , iki çift laf etmek için gelmişti arkadaşına. Geçenlerde telefonla haber almıştı akrabasından, meme kanseri olmuştu. Ameliyat olacaktı , ama o kadar korkuyormuş ki kadıncağız doktordan kaçıyormuş... "Amaaaan dedi birden , öyle şey mi olur? doktordan korkulur mu hiç?"

Laf nereden döndü dolaştı bilinmez , birden kapıya asılan ilan panosundan açıldı söz. Meme okulu sözleri üzerine gülüştüler , esprinin bini bir paraydı. Bir anda meme kanseri olan akraba için bile olumlu şeyler konuşulur hale gelmişti. Sihirli bir kelimeydi sanki : "Meme Okulu"... Komşu herşeyi bilirdi nasıl olsa , bunu da biliyor olmalıydı. Ve cevap gecikmedi , belediyeyle , bir meme merkezi işbirliği yapmış kadınları eğitiyormuş. Doktoru da tanıyormuş , genç , konuşkan bir tipmiş , avrupada okumuş mu ne? Her giden hastaya heyecanla aynı projeleri tek tek anlatıp , kadınları eğitmekten , meme kanseri ile ilgili bilinenleri ve bu ülkede yurtdşındaki kadınlarda görmediği korkuları yoketmek gibi , boş ve uzun konuşmalar sonrası muayeneye geçiyormuş , ama yine de güvenilir bir tipmiş.

Kahveler bitmişti , ama muhabbet bitmek bilmiyordu . Birden , hadi gidelim mi , meme okuluna dedi komşu? Gülüştüler, ciddi misin? dedi komşusuna. Zaten o kadar iş güç vardı , ama yine de denemeye değerdi, hem hastane de Cihangirdeydi , beğenmezlerse , dönüşte bir kahve içip , eskicileri gezerlerdi. Kaybedecek çok şey olmadığını düşündüler ve karar alındı. Çarşamba gidilecekti , iki gülüp sonra da arka kapıdan hızla kaçılacak ve eşler hastanede bilecek ama hanımlar Cihangir eskicilerinde eve süs bakacaktı , mükemmel bir plandı , herşey tamamdı ve zaten o gün oğlanı okuldan bey alacaktı.

Çarşamba sabah! Aman nereden evet demişti bu teklife? Zaten her çılgınlık da bu komşudan çıkıyordu. Sırf meraktan gidip de meme okuluna kaydolmak , ama gelecek salı yapılacak altın gününe bol muhabbet malzemesi toplanacaktı.Son bir sigara daha yaktı , hastanede içmek hoş olmayacaktı , herkes bahçesi çok güzel dese de , koca kadına hastanede sigara içilmezdi. Aman değer miydi? Meme Okulu gazına gelip , 2 saat sigara da içilemeyecekti. Hanımlar sokağın başında buluştu , yolda, meme okulu üzerine , bol komik espriler üreterek ve heryerde asılı meme okulu ilan panolarına bir espri patlatılarak , levhalar takip edilip o sarı ve güzel binaya gelindi. Bu bina dizide Behlül'ün Bihter'i öptüğü hastane değil miydi? Bir anda bina , bir anlam daha kazanmıştı,  güler yüzlü hastane koruması onları toplantı salonuna götürürken , hemen Bihter'in yattığı oda tespit edilip , geçen yılki dizilerle , bu yıl diziler karşılaştırıldı. Bu sene favori Hürrem'di, ama Fatmagül'ün sonu Hülya Avşar filminden bilinse de  yine de merak edilmekteydi. Biraz sıkılarak da olsa , toplantı salonuna girildi. Bir sigara içeri girmeden içse miydik acaba? Yanıt yoktu , herkes bir anda salonun ve binanın büyüsüne kapılmıştı. Burası Universal İtalyan Hastanesiydi.

Duvara yansıyan meme okulu yazısı , yine gülüşmelere neden oluyordu , bellki ki salondaki tüm kadınlar aynı merak ve muzip duygularla gelmişlerdi. Derken salona genç , beyaz önlüğün kenarı özenli ütülenmiş parlak yüzlü bir doktor girdi. Kısa selamdan sonra , doktor o daha önce bildiği hikayesini anlattı , arkadaşına dönüp Avrupalı doktor bu muymuş ayol?  Derken birden o çarpıcı sözler genç doktorun ağzından çıkmaya başladı. "Biz bu projeyi , meme kanseri gerçeğinden habersiz evinde örgü ören Ayşe Abla için yazdık...!"

Ayşe Abla irkilmiş , biraz daha dikkatle dinlemeye başlamıştı farkında olmadan ve sigara açlığı yerini dikkat çekici sözler sarfeden bu adamın sözlerine odaklamıştı onu.  Peşpeşe sıralıyordu genç adam: Meme kanseri, ailede meme kanseri olmasa da görülebiliyor , kontrolsüz doğum kontrol hapı kullananlarda , sigara içenlerde risk artıyor, meme kanserinden korunmak mümkün olmasa da , erken teşhis mümkün ve mamografi çekilmeyen kadınlar risk altında, meme kanseri erken teşhis edildiğinde çoğu zaman memenin alınmasına gerek kalmıyor ve  hatta kemoterapi bile vermeye gerek kalmıyormuş.”O anda kendisinin hayatında meme kontrolü için hiçbir doktora gitmediği aklına geldi. Bu kadar teadüf olabilir miydi? Genç adamın her cümlesi kendinde bir farkındalık yaratıyordu.Toplantının sonu gelse de randevu alsam diye geçti birden aklından ama, akşama ne pişecekti? O daha önemli geldi birden. Eğitim bitmişti , içinde birşeyler uyanmıştı , doktora gitmeliydi , ama kendinde birşey hissetmiyordu ki, neden gidecekti? Çıkışta doktorun etrafina giden kalabalığa baktı , anlaşılan bazıları doktorun daha önce ameliyat ettiği kadınlardı , kimi hayır duası ediyordu , kimi de sorular soruyordu. Cesaretini topladı , kendi grubundan koptu ve :"Doktor Bey , randevu için kiminle konuşacağız?" diye sordu... "Ablacığım eğer acilse , bugün biraz bekletirim ama bugün ameliyata girmeden bakabilirim" cevabını aldı. Cevap hoşuna gitmişti , ama durum acil olmasa da , tamam dedi , zaten dünden kalan yemekler bugünü de idare ederdi.

Behlül'ün Bihter'e koştuğu cam koridordan geçilerek gidiliyordu muayene odalarının olduğu kata, dudakları yırtılırcasına gülümseyen bir görevli kız çocuğu ona eşlik ediyordu. Bahçe de hakikaten çok güzeldi. Görevli kıza birden soruverdi , belli etmek istemedi ama doktor hakkında bilgi almak istiyordu. Kız hazır cevap yanıtlayıverdi , “hiç merak etmeyin hanımefendi , muayene sonrası herşey çok değişmiş olacak sizin için” dedi. bir de meme okulu ilanları aklına geldi , gülümsedi.

Doktor bu sefer beyaz önlük altına yeşil bir forma giymişti , ama gülümseme , enerji aynıydı. Sanki içerde iki saat konuşan o adam değildi. "Gençlik" dedi mırıldanarak, ama hala "Abla" lafına takmıştı , belki de biraz kırılmıştı.

Karnı burnunda hamile başka bir sekreter , doktorun muayene odasına eşlik ederken , ondan da son bir tüyo almak istedi ama  nafile artık odada ve kendi hikayesiyle başbaşaydı. Bir ilan panosu ve bir anlık muhabbetin büyüsü , birden bambaşka bir yere getirmişti onu. Yabancıydı buralara , nerelerden geliyordu? Şarkıdaki gibi...

Soru cevap faslından sonra , merakla beklenen muayene anı geldi , doktorun muayene sırasında yüzünün hali , onu hiç ilgilendirmiyordu ama, bir yere takılıp duruyordu genç adam muayenede, "birşey mi var acaba diye soracak oldu ama ne olabilir di ki? bu sadece basit bir ilk kontrol muayenesiydi. İlkinde piyango vuracak hali yoktu ya.

O ara doktor, "daha önce burada birşey var mıydı?" diye sordu. Sürekli birşey olmayacak nasıl olsa diye gülümseyen yüz , bir anda gerildi ve "yooo, yoktu" diye kısık bir sesle yanıtladı. Bugün müsaitseniz bir mamografi çekebilir miyiz? diye sordu doktor.

Mamografi yapıldı , hızlı bir telefon trafiği ve doktorun ameliyat çıkışı beklendi . Kıvırcık saçlı çok sempatik bir doktordu mamografiyle ilgilenen , bir saate yakın yazdı yazdı , sorular sordu . Konuşması sanki yıllarca yabancı ülkede kalanlara benziyordu , tam soracaktı ki birden cep telefonuyla Fransızca konuşmaya başladı doktor. İşinde titiz bir kadına benziyordu , o nasıl olsa ahiretlik sorular sormuştu ona , o da , kadın doktora hemcinsi olmanın verdiği rahatlıkla sordu : "Siz de avrupada mı okudunuz?" , bu sorunun içinde biraz inceden dalga , biraz da ciddi merak vardı... "Ben , Fransa'da meme üzerine radyoloji eğitimi aldım , burada doktor bey'le beraber , meme kanseri üzerine çalışıyoruz cevabını alınca..." , hoşuna da gitmedi değil hani , ve yine merakla, "peki doktor hanım ne gördünüz?" , "ben raporumu yazıyorum , doktor bey size bilgi verecek, ama korkulacak birşey görünmüyor..." Ne demekti bu , yani daha kötülerini mi görmüşlerdi? yoksa bu kötünün iyisi miydi?

Mamografi raporu alındı ve ışık hızıyla , sabahtan beri konuşan , muayene yapan doktora , bu sefer hiç farkında olmadan , "Ablacım , sonuç çıktı bir bakabilecek misin?" dedi. Dedi ama bu sefer de kendine kızmıştı , neredendi bu samimiyet , o anda doktorunu kabullendiğini ve bir an evvel eve gitmek istediğini farketti.

"Ayşe Ablacım, bugün eğitimde anlattığım , erken evre meme kanseriyle uyumlu bir görüntü tespit ettik , iyi ki gelmişsin, ama güzel haber, o toplantıda bahsettiğimiz tüm olumlu haller senin için geçerli..."
İçinden , "Ne olumlusu , ne hali , hem kanserle uyumlu diyorsun , hem de olumlu diyorsun be adam dedi , bağırmak istedi, bağırarak ağlamak istedi." Sürmeli gözlerden iki damla yaş yanaklara aktı. Yutkunamıyordu , soru da soramıyordu , doktor hala konuşuyordu ama ne dediğini kesinlikle anlamıyordu , sigara mı içsem , yoksa sokağa fırlayıp bağırsam mı , bu bir kabus mu? Yok yok başka bir doktora da danışmalıyım , fikirler bir o yana , bir bu yana uçuşuyordu. Sarsıldı, kendine geldiğinde , doktor biyopsiden , ameliyattan bahsediyordu.


Bir hafta sonra

"Günaydın , ellerine sağlık doktorcum, meme alınmadı , kemotrapi de görmeyecek mişim , sadece bir kısa süreli ışın tedavisi ve ağızdan hormon hapıyla tedavi devam edecekmiş..." Sözlerini tuttun , ben de sözümü tuttum , sigarayı bıraktım." Doktor gülümsüyor , ve hala ilk toplantıdaki enerjiyle , güç aşılamaya devam ediyordu. Bihter'in cam koridorundan  ilerlerken , ilan panosu , eğitim , eğitim sonrası garipsediği o soru soran ve dua eden kadınlar geldi aklına , bir de dudakları yırtılırcasına gülümseyen o kızın sözleri "Çıkışta , Sizin için çok şey değişecek"...

Yukarıda anlatılan hikaye , kimileri için bir masal , kimileri için önemsiz bir hayaldir. Ancak her haliyle hayal ürünü olan Universal Meme Okulu projesinin bir gerçeğidir.

Op. Dr. Cem Yılmaz
Genel Cerrah
Universal İtalyan Hastanesi Meme Merkezi Direktörü

Yorum Yazın
Gönder
Alfabemizde kaç tane sesli harf vardır?
A
5
B
8
C
7
©Copyright 2014 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
İlginizi ÇekebilirX