Bir kıskanan  klasiği

Sana değil çevreye güvenmiyorum

 

Kıskanmak aşkın kanununda falan yok. Kişinin karakterinde veya ilişkisinin tarzında var.

“sana değil, çevreye güvenmiyorum”,

“sevgiden kıskanıyorum”,

“ben sevdiğimi paylaşamam”

gibi sözler rasyonalize edilmiş kıskançlıklardır.  Lakin  hiç biri kıskançlığı makul gösteremiyor.

1.      Sana değil çevreye güvenmiyorum:

Yani, şimdi senin sağın solun belli olmaz. Biri seni etkilemeye çalışır.  İltifat eder, taciz eder, zayıf yönünü keşfeder. Ve senin aklını çeler.

Analizi : “Senin dıştan gelecek ilgi ve iltifatlara karşı koyman konusunda sana güvenmiyorum.”  Çevreye değil, çevreye karşı koyamayacağını düşündüğü partnere güvenmemektir.   Bu bakış açısı: “ Ailenle az görüş, neden sürekli seninle iletişim halindeler, onlar seni etkilemeye çalışır” düşüncesinde  de “sen dik duracak bir yapıya sahip değilsin” ondan dolayı uzak dur. Mesajı içerir.

2.      Sevgiden kıskanıyorum:

Seven, karşıdakinin mutluluğunu ister. Onun izolasyondan, kontrolden dolayı mutsuz olmasını istemez. Sırf kendi beslenmesi ve mutluluğu için göz göre bunu yapmaz. Peki neden sevgiden düşünür? Çünkü bağımlılıkla sevgiyi karıştırır.

 

3.      Ben sevdiğimi paylaşmam:

Sevgi ve sevilme, azalan ve risk yaratan bir durum değildir.  Sevdiğiniz kişinin başkalarını da ( özel- partner olarak değil) sevmesi asla bir ilişkiye risk getirmez.  Anne, dost, baba, arkadaş, vs. ye yönelen sevgi, size olan sevgisini azaltmaz. Lakin siz sadece onun ilgi ve sevgisi ile var olmaya ve mutlu olmaya çalışıyorsanız onu kimseyle paylaşmak istemez ve sadece sizi beslemesini istersiniz.

 

Kıskanmak; güvenle mutluluğu takas etmektir. Kendi kaygını dindirmek adına kendini ve partnerini kendi senaryonda aktör ve aktris rolleri vermektir.

Oysa kaygının panzehiri yüzleşmektir. Kıskanan kişi, kaygısıyla yüzleşmediği için bitmek bilmeyen bir yolda hayat boyu yürüyebilir. Unuttuğu şey ise; akışına bırakmaktır.

Bağımlı,narsistik, dayanıksızlık şeması olanlarda daha fazla görülür.  Sürekli mevcut ilişkiyi koruma ve partnerini kendi çemberinde tutmaya çalışırken hem çok fazla yorulur hem de karşıdakini bir o kadar yorar ve üzer.

Algı önerisi:

"Bir gün kötü bir şey olur diye engellemek yerine, "eğer bir gün beni aldatırsa onu o gün düşünür ve X duruşu gösteririm" diyerek kendini de partnerini de özgürleştirebilir.

 

Kıskanan kişi:

 

-İnsan parterini ne kadar gözünde büyütüyorsa,

-Partnerine ne kadar bağımlılık geliştiriyorsa,

-Kendini mutlu etme konusunda ne kadar yetersiz görüyorsa,

-Partnerinin daha iyisini bulduğunda kendisini bırakacağını düşünüyorsa,

-Partnerinin mutsuz olduğunu gözünün dışarda olduğunu düşünüyorsa, kaygılanır.

 

DÜŞÜNCE:

 

"Eğer başı boş bırakırsam her an X konuda fırsat oluşabilir. Kontrol edersem her şeyi bilir,  zamanında müdahale eder ve güvende hissederim.

 

 

DUYGU;

Gerginlik, korku, panik

 

DAVRANIŞ:

 

Partneri kontrol etmek, her şeyi bilmeye çalışmak, sürekli partneri ile birlikte olmaya çalışmak, gününü partnerini düşünmekle geçirmek..

 

Sonuçta insan nasıl düşünüyorsa öyle hissettiği için, kıskançlıkta düşünce (bakış açısını ) değiştirmek gerekir.

Ayrıca kontrol ettiğiniz için değil, istediği için,mutlu olduğu için sizinle olan ve size sadık olan, size huzur verir. Gerisi şartlı ve dış kaynaklı güvendir.

( uygulamalı çalışmlar için "Unutmak mı affetmek mi" kitabımdan faydalanabilirsiniz)

Serhat Yabancı

Yazar

Aile-İlişki-Evlilik Terapisti

serhatyabanci@hotmail.com

www.serhatyabanci.com

www.twitter.com/serhatyabanci

hwww.facebook.com/serhatyabanci

 

www.instagram.com/serhatyabanci