YaşamRSS
20 Mart 2010 - 01:22

Bir ömürlük bir rüya gibi bir gece

Çetin Altan Şeytanın gör dediğic.altan@bnet.net.tr Tüm Yazıları »

İnsanoğlu, günceli yaşayarak; güncelin dışa vurmuş konularıyla, bireysel durum ve sorunlarının havuzunda yüze yüze, geçip gidiyor kendi ömür denizinin öbür kıyısına.
*  *  *
Güncel havuzlar, çaktırmadan birbirlerine akıp karışarak, bir ömür deryasına dönüşmede.
*  *  *
İsmet Paşa, ABD’nin önerisiyle çok partili döneme geçtiğinde, bir takım çalkantılar olmuştu CHP içinde.
Gerçi ilk seçim kazanılmıştı ama, İsmet Paşa’nın karşısında azgın bir muhalefetle, muhalefeti tutan nerdeyse tüm bir İstanbul basını vardı.
*  *  *
Çok partili döneme erken geçildiği kanısındaki Recep Peker, Başbakandı ve sertliğiyle çok eleştiri odağı oluyordu.
*  *  *
1947 yazında İsmet Paşa, Recep Peker’i değiştirip, yerine daha ılıman bir tutumda olan Hasan Saka’yı getirmişti.
*  *  *
Bendeniz o tarihlerde hem Ankara Hukuk Fakültesi’nin, 2’inci sınıfına geçmiştim, hem de Ulus gazetesinde çalışıyordum.
*  *  *
Başbakanlık koltuğuna Hasan Saka’nın oturacağı gün, eski Başbakanlık binasındaki makam odasına, Hasan Saka ve birkaç gazeteciyle birlikte bendeniz de girmiştim.
*  *  *
Koltuğunda oturan Recep Peker ayağa kalkmış, Hasan Saka da onun elini sıkarak, Fransızca “en bon humeur” diye başlayan ve Türkçe “bir değişiklik” diye biten kısa bir cümle söylemişti.
*  *  *
Papyon kravatlı, Heidelberg mezunu, CHP Gaziantep milletvekili Cemil Sait Barlas’la şöyle uzaktan tanıştığım tarihlerdi o dönemler.
Henüz ne evliydim, ne Ahmet vardı, ne Mehmet, ne de kızım Zeynep.
*  *  *
Cemil Sait Barlas’la, aradaki yaş farkına rağmen, sımsıcak dostluğumuz, 1950’den sonra başladı.
1953’de onun “Pazar Postası” dergisinin arka kapağına, Bülent Ecevit’le birlikte, “Ciddiyet” başlıklı mizahi bir “gazete minyatürü” hazırlayarak eğlenirdik.
*  *  *
Ahmet Altan 3 yaşına basmıştı, Mehmet Altan yeni doğmuştu, Zeynep henüz doğmamıştı.
*  *  *
1963 yılında CHP milletvekili Cemal Reşit Eyüboğlu’nun, Yukarı Fındıklı’daki evinde akşam misafirliğindeydim.
Cemil Sait Barlas da, 16-17 yaşlarındaki oğlu Mehmet Barlas’la gelmişti.
Mehmet Barlas’la da ilk öyle tanıştım.
*  *  *
Bugün, güncelin havuzuna baktığınızda da, bakmak istemediğinizde de; ne 20 yıl öncesinin günceli geliyor aklınıza, ne 20 yıl sonrasındaki güncelin gelmesi mümkün.
*  *  *
Ömür denizi, güncellerden ibaret görünse de; çok daha aşamalı bir boyutta...
Nasıl mı?
*  *  *
Cahit Sıtkı:
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gitgide artıyor yalnızlığımız.
Diye yazmıştı.
*  *  *
Yahya Kemal de:
Hülyası kalmayınca hayatın ne zevki var,
Bitsin hayırlısıyla şu beyhude sonbahar.
Diyordu.
*  *  *
Perşembe akşamı, Mehmet Barlas’la, Canan Barlas’ın 43’üncü evlilik yıldönümleriydi.
3-5 değerli dost ve Canan’ın kardeşi Can Paker’le birlikte, 60 yılı aşkın bir hayat ırmağı akmaya başlamıştı evlerindeki salonlarda...
*  *  *
Ahmet Altan da ordaydı; kızı yani torunum Sanem ile eşi İbrahim ve de efendim yavruları 3 yaşını bitirmekte olan Leyla’cık da.
Leyla’cık Sanem’in kucağında, yanımda oturmuş bıcır bıcır konuşuyordu; hem yanağını öptürdü, hem de yanağımdan öptü.
*  *  *
Mehmet Altan’la eşi Ümit Altan da oradaydı.
*  *  *
Mehmet Barlas’la eşi Canan Barlas’ın da, hem oğulları yakışıklı Cemil’den bir torunları vardı, hem kızları güzel Ela’dan iki torunları...
*  *  *
Herhalde bütün bunlar, siyasal partilerimiz, cumhurbaşkanlarımız, başbakanlarımız, bürokratlarımız, generallerimiz sayesinde dönüşmemişte böylesi şiirsel bir mucizeye...
*  *  *
Sadece onlar sayesinde Cemil Sait Barlas, idamla yargılanmış; bendenizin evinde, Ahmet, Mehmet, Zeynep ve rahmetli anneleri Kerime’cikin dünyalarına -siyah bir arabayla alınıp, nereye götürüldüğüm bilinmediği için- zehirli sessiz bombalar düşmüş ve davetteki birkaç değerli dostun da başı, az belaya girmemişti.
*  *  *
Bir ömürlük bir rüya yaşadık Barlaslar sayesinde...
Dönerken Solmaz’a, kendisinin de doğumundan önce başlamış bir rüyadan, bazı kırıntılara değiniyor ve rahmetli babamın bir sözünü tekrarlıyordum:
- Ya hâb (rüya), ya hayal, ya efsanedir.
*  *  *
“Yazı” da, güncele tutsak düşmediğinde, İNSAN’a daha çok yaklaşıyor galiba...

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
Hatay hangi sene anavatana katılmıştır?
Markapon
©Copyright 2010