İlişkilerin ilk zamanları genellikle resmi ve özenli geçmez mi?
 
Nam-ı diğer; cicim ayları. 
Yan yana gelirken en şık kıyafetler, konuşurken en özenli ve şık sözcükler, kendinden bahsederken en olumlu yönler seçilirken, zaman geçip samimiyet arttıkça diş arasındaki susam, ayakkabıdaki toz, geç cevap verilen mesajlar…. uzaaar gider bu liste.
 
Evli veya aynı evde yaşayan çiftler birbirlerinin mahremiyetine biraz daha girmek durumunda kalıyor şüphesiz. Ancak her ilişkinin kendine göre belli sınırları ve mahremiyet bölgeleri de yok değil. Bazı ilişkiler için çok normal olan şeyler, bazı ilişkilerde gerçek bir tabu.
 
Örneğin; en mahrem anlarımızdan biri olan “tuvalet” işi biraz tartışmalı bir konu. Birbiri yanında tuvalete girebilmek, biri dişlerini fırçalarken, diğeri tuvalette oturmuş sohbet edebilmek gibi seçenekler bazı ilişkiler için çok normalken, bazılarımız buna şiddetle karşı çıkıyor.
 
Merak ettim ve birkaç kişiye sordum; 
“Tuvalete girdiğinizde kapıyı kapatıyor musunuz?” 
“Birbirinizin yanında tuvaleti kullanıyor musunuz?”
 
Bir kısmı “Yok canım ne gerek var, öyle vıcık vıcık ilişki mi olur” derken, 
bazıları “Evet, tabii, seviştiğim insandan mı çekineceğim”  dedi. 
İki kesim de kendilerine göre haklılar. Sonuçta ilişki iki kişilik. Karşılıklı memnuniyet varsa, etrafa susmak düşer.
 
Şahsi tercihim hem kendimin hem de karşımdakinin mahremiyetlerini korumak adına.
Bu durumda birbiri yanında tuvalete girmek ilişkinin sıkı fıkılığına mı işaret ediyor? Laçkalığına mı bilemiyorum. Ancak “ÇİŞ” işinin samimiyetin işaretlerinden biri olduğu kesin :)
Samimiyetin ve muhabbetinizin bol olduğu ilişkileriniz olsun şekerler…
 
Papatya Somer