Bir solukta okuyacağınız 10 efsane roman

O kadar yoğunsunuz ki, 10 dakika kitap okuyacak bile vaktiniz yok! Ya da o kadar sıkılgansınız ki, her şeyi yarım bırakıyorsunuz. Neyse ki sadece bir hafta sonunda (hatta bir gecede bile) bitirebileceğiniz, görünüşte ince ama zihinde ağır izler bırakan kitaplar var... Çağdaş hatıralardan ünlü klasiklere, okuma hedefinize ulaşmak için ince bir romana yönelebilirsiniz. 200 sayfayı aşmayan bu 10 kitabı okurken bitsin istemeyeceksiniz.
 

Bir solukta okuyacağınız 10 efsane roman

1- Bunların Benle İlgisi Yok

1- Bunların Benle İlgisi Yok

Yazar: Monica Sabolo
Çevirmen: Rukiye Bilmen
Editör: Ceyda Pırıl Köstem
Yayınevi : Alabanda
Sayfa Sayısı: 152

Bilim, şiir ve düş gücü ile bir kırık kalp incelemesi. Yazarın hem nesne hem de özne olduğu bu anlaşma, klinik gözlemler, lirik metinler, fotoğraflar, mektuplaşmalarla yer değiştiriyor. Aynı zamanda bir takıntı soruşturması, yazarı neredeyse kendisine karşı, acısının köklerine doğru arkaik bir gerçeklikte yavaşça uçuruma sürükleyen bir açıklık. Ailemizden bize kalan nedir? Keder anıları genlerimize kaderle mi yazılır?
 

2- Bir Son Duygusu

2- Bir Son Duygusu

Yazar: Julian Barnes
Çevirmen: Serdar Rıfat Kırkoğlu
Yayınevi : Ayrıntı Yayınları
Sayfa Sayısı: 160

Julian Barnes'ın son romanı Bir Son Duygusu, yazarın önceki birkaç yapıtında da görüldüğü üzere, "anımsama yoluyla hayatı irdeleme" izleğinin bir açılımıyla başlıyor.

Hikâyenin ana kahramanı Tony Webster, 40 yıl önce yaşadığı olayları anımsar ve onları zihninde gelişigüzel bir sıraya dizer. Ne var ki, başlangıçta sıradan bir şey gibi görünen bu anımsama, Tony Webster'in kendisine bir günlük bırakıldığını öğrenmesiyle birlikte, kahramanın hayatını sorguladığı ve sonunda kendi kişiliğine ilişkin karamsar sonuçlara varacağı acımasız bir kimlik arayışına dönüşür.


 

Emekli bir tarihçi olan ve şimdi pek etliye sütlüye karışmadan, hayatını tek başına sürdüren Tony Webster, geçmişinde bir kez evlenip boşanmıştır; Susie adında, iyi anlaştığını söylediği yetişkin bir kızı vardır.

Günün birinde, bir avukattan aldığı bir e-postayla, 40 yıl önceki sevgilisi Veronica Ford'un annesinin ona vasiyetinde bir günlük bıraktığını öğrenir ve şaşırır.

Günlüğün gerçek sahibiyse 40 yıl önce birlikte aynı okula gittiği, birçok yaşantıyı ve fikri paylaştığı ama ne yazık ki sonunda, kız arkadaşı Veronica'yı elinden alıp beklenmedik bir şekilde "sahneden çekilmiş" olan Adrian Finn'dir.

Aralarında geçen olumsuzluklara karşın, zekâsına ve hayatı derinlemesine kavrayışına hayranlık duyduğunu söylediği Adrian Finn…

Tony Webster, kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü bu günlüğü, Veronica'dan ister ancak Veronica, bu isteği yerine getirmez. Birkaç kez buluşurlar ve her buluşmalarında, Veronica'nın keskin sözlerinin yüzünde patladığını hisseder: "Anlamıyorsun işte. Hiçbir zaman anlamadın ve asla da anlamayacaksın!"…

Tony Webster'ın bir türlü anlayamadığı şey ne? Tony'nin hayatla ne alıp veremediği var? Yoksa, hikâyesinin sonunda düşündüğü gibi, her yerde "kargaşa" mı var?

Julian Barnes'a Anglosakson dünyasının Nobel'i sayılan The Man Booker 2011 Ödülü'nü kazandıran ve artık iyi tanıdığımız ironi anlayışının damgasını taşıyan Bir Son Duygusu, belleğin değişkenliği, geçmişi yeniden inşa etmek denilen o devasa tutku ve her şeyden önce de, hayatın anlamı üzerine yazılmış incelikli, sorgulayıcı bir ustalık romanı.
 

3- Vejetaryen

3- Vejetaryen

Yazar: Han Kang
Çevirmen: Göksel Türközü
Yayınevi : April Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 160

Rüyalar başlamadan önce Yonğhe ve kocasının hayatları gayet sıradandı. Evliliğin tekdüzeliğinde normal bir yaşam sürerlerken, Yonğhe rüyalar görmeye başladı ve vejetaryen olmaya karar verdi. Evdeki tüm etleri bir torbaya doldurdu. Kalamarları. Yumurtaları. O hafta kocası, iş yerine ilk kez ütüsüz bir gömlekle gitti. Bu, korkunç değişimin başlangıcıydı.

Han Kang bizleri cinselliği, şiddeti, ilişkilerimizi ve saplantılarımızı sorgulayacağımız rahatsız edici bir yolculuğa çıkarıyor.
 

4- Biz Hayvanlar

4- Biz Hayvanlar

Yazar: Justin Torres
Çevirmen: Lale Akalın
Yayınevi : Doğan Kitap
Sayfa Sayısı: 128

Bu kitap Çirkin Ördek Yavrusu'nu anlatıyor, ailesini ve kendini tanıma ve belki de onu o yapan gerçek aileyi bulma sürecini.

Yoksulluk ve şiddeti, melezliğin, farklılığın deneyimiyle birlikte yaşayan üç çocuk… Erkekliğin ve "hayvanlığın" kesiştiği bir varoluşun ortasında yetişkinliğe adım atarken, üç hayvandan biri farklı olduğunu hissedecek, onu o yapan deneyime kucak açacaktır.

Ve o saatten sonra da ailenin sıcak kolları yerine bir hayvan gibi kıstırıldığı kafesin içinde bulacaktır kendini.
 

5- Eş

5- Eş

Yazar: Jenny Offill 
Yayınevi : Domingo Yayınevi
Sayfa Sayısı: 188

Başlangıçta genç, sersemdirler; kendilerinden ve birbirlerine olan aşklarından emin. Belirsizlikler bile heyecan vericiydi. Evlendiler, çocukları oldu ve aile hayatının olağan afetleri onları da buldu: Kolik bir bebek, sendeleyen ilişki, pili bitmiş tutku.

Bunları yok sayıp duvara toslayınca kadın geçmişe döndü ve Kafka'nın, Stoacıların, hatta Rus kozmonotların rehberliğinde onları bu noktaya getiren adımların izini sürmeye başladı. Ta ki neleri kaybettiklerini ve ellerinde ne kaldığını bulana dek...

Jenny Offill'in pek çok dile çevrilen ve eleştirmenler tarafından yılın en iyileri arasında gösterilen romanı , kırık dökük bir aşk hikâyesi.

Bir oturuşta bitirebileceğiniz ama yankısı zihninizde asılı kalacak güçte bir roman.
 

6- İlk Aşk

6- İlk Aşk

Yazar: Joyce Carol Oates
Çevirmen: Erhan Sunar
Yayınevi : Alakarga
Sayfa Sayısı: 80

Amerikan edebiyatının yaşayan efsanesi Joyce Carol Oates, edebiyat yaşamı boyunca iki ana türde üretti yapıtlarını; gizemin, doğaüstünün araştırılması ve çağdaş toplumun eleştirisi...

İlk Aşk, uzun süredir Nobel adayları arasında bulunan yazarın gençlik yapıtlarından biri.
 


"Gotik Bir Hikâye" alt başlığını taşıyan bu kısa romanın anlatıcısı, küçük bir kasabada, kısıtlı bir çevrede yaşayan 15 yaşında bir kız. Bir talihsizlik eseri (ya da bir şans olarak) genç kız, kara yılanlarla aşkı peş peşe tanır.

Cinsel tutkuların keşfi böylece doğanın, coğrafyanın bilgisine karışmaya başlar.

İlk Aşk, sağlam kurgusu, güçlü etkisi ve anlatımıyla küçük bir başyapıt. 

7- Kırmızının Otobiyografisi

7- Kırmızının Otobiyografisi

Yazar: Anne Carson
Çevirmen: Aslı Biçen
Yayınevi : Metis Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 168

Kırmızının Otobiyografisi Anne Carson'ın Metis'ten çıkan ikinci şiirsel romanı.

Romanın başkahramanı Geryon, adını Yunan mitolojisindeki devden alıyor; hikâyesi de Herkül'ün onuncu görevine ilişkin mitle bağlantılı.

Geryon'un çocukluktan yetişkinliğe geçişinin ve Herkül adında bir gence duyduğu aşkın öyküsünü anlatan kitap, şiirin tutumlu ve çağrışım yüklü diline ve romanın sürükleyiciliğine sahip bir ahir zaman destanı.
 

8- Sevgili

8- Sevgili

Yazar: Marguerite Duras
Çevirmen: Tahsin Yücel
Yayınevi : Sel Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 96

Modern Fransız edebiyatının en önemli ve üretken isimlerinden Marguerite Duras, sömürge toplumunun değer yargıları, ailesi ve yoksulluk arasında sıkışmış genç bir kadının ilk aşkını ve ilk cinsel deneyimini kaleme aldığı yarı otobiyografik romanı Sevgili’de, bedeni ve yaşamı üzerinde hakimiyet hakkını kimseye vermeyen tavrıyla, kadın özgürleşmesi yönünde de önemli bir yapıta imza attı.

Gerçeklikle imgeselliğin birbirine karıştığı Sevgili, yasaklarla ve benliğiyle boğuşan bir genç kızın kendini yaratma sürecine dair şairane ve olgun metinlerinden biri olarak unutulmazlar arasında yerini aldı.

Yayınlandığı 1984 yılında Goncourt Ödülü’ne, 1986’da ise İngilizcede yayınlanan en iyi roman ödülüne layık görülen, tüm dünyada milyonlarca okurla buluşan ve sinemaya da uyarlanan bu ölümsüz eser, Tahsin Yücel çevirisiyle Türkçede...
 

9- Mahallede Kaybolma Diye  

9- Mahallede Kaybolma Diye  

Yazar: Patrick Modiano
Yayınevi : Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 120

Yazar Jean Daragane, Paris karmaşasını ardında bırakıp inzivaya çekildiği bir hayat yaşar. İnsanlardan mümkün olduğunca uzak durduğu, nadiren dışarı çıktığı bir düzen kurmuştur kendine.

Eylül ayının sıcak bir gününde huzur dolu dünyası, hiç tanımadığı birinden gelen tehditkâr bir telefonla altüst olur. Arayan kişi yabancıdır ve yazara, onun eski bir telefon rehberini bulduğu söyleyip, rehberdeki bir isim hakkında bilgi almak ister.

Yabancıyla yüz yüze gelmeyi kabul eden Daragane, rehberdeki bu isimle ilgili hiçbir şey hatırlamaz. Oysa eldeki veriler, kesin bir şekilde geçmişte hayatlarının kesiştiğini göstermektedir.

Bir anda kendini bu gizemli yabancıyla onun güzel ve narin genç yardımcısının hayatına dolanmış bir halde bulan Daragane, münzevi yaşantısını bir kenara bırakıp iç dünyasının derinlerine gömülmüş ağır bir travmayla yüzleşmeye zorlanır.

2014 Nobel Ödüllü Patrick Modiano bu nostaljik, duyarlı ve şiirsel romanında, büyüleyici kurgusu ve benzersiz atmosferiyle unutuşun derinlerine iniyor.
 

10- Parçalanma 

10- Parçalanma 

Yazar: Chinua Achebe
Yayınevi : İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 184

TIME’ın seçtiği “1923-2005 Yılları Arasında Yayımlanan En İyi İngilizce 100 Roman”dan biri.

Afrika edebiyatının en büyük ismi Chinua Achebe, gerçekçi tarzda yazdığı ve çoğunlukla Batı’nın Afrika’yı kolonileştirmesi üzerine kaleme aldığı romanlarıyla her ne kadar yerel bir hikâye anlatsa da, yarattığı karakterler ve kurgularıyla evrensel meselelere değinmeyi başaran nadir yazarlardan.

2007’de dünya edebiyatına yaptığı katkılardan dolayı Man Booker Uluslarası Ödülü’nü kazanan Achebe’nin ilk romanı Parçalanma ise, hem yazarın hem de bir kıtanın başyapıtı.

Okonkwo kendi döneminde yaşayan en büyük güreşçi ve savaşçıdır. Ünü bir yangın gibi tüm Batı Afrika’ya yayılmıştır. Fakat bir gün istemeden bir kabile üyesini öldürür ve o andan itibaren her şey parçalanmaya başlar.

İşlediği bu suçtan dolayı gittiği sürgünden yıllar sonra döndüğünde, köyünde misyonerleri ve sömürge idarecilerini bulur. Artık kontrolünü yitirdiği hayatı, hızla yok oluşa sürüklenir.

Parçalanma, klasik bir kahramanlık anlatısı olmakla birlikte klişelerden uzak, özgün bir roman. Modern edebiyatın belki de en büyük trajedisi.

Bu makaleye ifade bırak