Pazar

17.01.2016 - 02:30 | Son Güncelleme: 17.01.2016-2:30

Bir umut sembolü

Şefkat-Der gönüllüleri her akşam Taksim civarında sokakta yaşayanlara çorba dağıtıyor. Aralarında grup halinde gelen oluşumlar da var, internetten görüp gelenler de, sokakta yaşamanın ne olduğunu bilenler de... Onlara göre verdikleri çorbanın bir öğün karın doyurmaktan öte bir anlamı var: Bir umut sembolü...

Sitene Ekle

ÖZGE TABAK - ozge.tabak@milliyet.com.tr

Yirmi bir yıl önce kurulan Şefkat-Der evsizler, cinsel istismar ve şiddet mağdurları, sığınmacılar gibi farklı gruplardan olup zor şartlarla mücadele edenler için faaliyetler gerçekleştiriyor. 2014’ün eylül sonu itibariyle her gün çorba dağıtımına başlayan dernek gönüllüleri Sıraselviler’den Gezi Parkı’na devam eden Taksim rotasında her gün, Beşiktaş rotasında ise pazartesi ve perşembeleri ekmekle birlikte mercimek çorbası dağıtıyor. Kar yağışı beklediğimiz bu soğuk kış günlerinde bir kase çorbayı aldıkları anın sokakta yaşayanlar için belki de günün en güzel anı olacak olması ayrı bir motivasyon... Çorba alanlar arasında Suriyeli mülteciler de var; bebeğiyle gelen bir kadına iki kase çorba verirken, “İki kapakla sıkı sıkı kapat;belki sonra vermek için bekletir” diye uyarılıyorum. Çorba alanlar genelde teşekkür edip uzaklaşıyor, çocuklar biraz daha konuşkan. Nereye doğru gittiğimizi, kaseyle değil bardakla alıp alamayacaklarını soruyorlar yemeye gitmeden önce. 

Gönüllülerden grup halinde gelenler haftanın günlerine bölünmüş, aralarında yabancıların da olduğu bireysel gönüllüler ise Facebook ve Whatsapp gruplarını takip ederek ihtiyaç olan günleri takip edebiliyor. Sokaktakiler için kış aylarında hizmete sunulan spor salonları öncesinde günde yaklaşık 150 kase çorba dağıtılırken şimdi bu rakam 70-80’e düşmüş. Gönüllüler gözünüze çarpmayacak köşelerdeki küçük, izbe yerlerde ya da o anda boş olan bankta birinin kaldığını biliyor; çorbasını bırakıyor. Toplumda duyarlılığın geçmişe oranla arttığından, İstanbul’da farkındalık yaratmaya başlandığından umutla söz ediyorlar. Maddi bağış haricinde derneğe mercimek, kase, ikinci el kıyafet vererek ya da battaniye gibi ihtiyaçlarını temin ederek destek olabiliyorsunuz. İşte gönüllülerin ve derneğin sağladığı ev ve pansiyonda kalanların anlattıkları...

DERNEKLE KALANLAR ANLATIYOR

“Mutluluktan ağlayanlar oluyor”

Mustafa T (Dernekte çorba ve eşya dağıtımından sorumlu)

-Beş aydır derneğin evinde yaşıyorum. Bir aydır da çorba ve eşya dağıtımından sorumlu kişiyim.

-Artık çorbanın sistemi biliniyor, yeni gelenler soruyor “Paralı mı, ücretsiz mi?” diye. İlk defa alanlardan mutluluktan ağlayanlar oluyor, hemen “Abi iyi ki varsınız” diyorlar. “Yarın da var mı?” diye soruyor, “Her gün var” deyince rahatlıyorlar.

“Gönüllüler bir duygu seli oluşturuyor”

Fikret Şüren (14 yıldır derneğin faaliyetlerinde yer alıyor)

-“Karadayı”, “Kurtlar Vadisi” gibi dizilerde rol aldım. Bir yıldır derneğin ayarladığı pansiyonda kalıyorum. Çorba dağıtımına katılıyorum. 90’ların sonunda iki sene kadar sokakta yaşadım.

-Gerçekten evsiz kalan insanlar sizden para almaz, istemez. Onları akla gelen negatif örneklerden soyutlamak gerekiyor. Yardımı kabul etmek zorundadır ama alırken “Niye alan el olma durumuna düştüm” diye içi içini yer. İnsanlardan genelde korkar, çekinirler. Taciz, tecavüz, darp karşılaşılabilen şeylerdir. Yıllar önce 80 yaşlarında bir amca yardım edeceğiz denerek tecavüzle karşı karşıya kaldığını ağlayarak anlatmıştı. Etkisinden kurtulamıyorum.

- Ben de battaniye ve kartonlarla bir köşe yapmıştım uyumak için, açık taraflarını naylonlamıştım, soğuğu keserdi. Sokakta kalanların çoğu sık sık grip, nezle olur. Tedavi de olmaz.

-“İş ayarlasın, çalışsın” derler evsizler için: Şimdi kılığı kılık değil, saç, sakal... Bir de sokakta kalanların belki yüzde 80’inde psikolojik problemler de oluşmuştur. İş bulunsa, kıyafeti düzene sokulsa da çalışma ortamına uyum sağlayamaz.

-Gönüllülerin katılması bizde bir duygu seli oluşturuyor. Çorba bir umut sembolü, o insan için bir simge: Ona olan ilgiyi gösteriyor. “Yanındayız, yalnız değilsiniz” yaklaşımını yaratmak önemli. 

“Köpekle, kediyle çok uyudum”

Mustafa K. (Çorba dağıtımına yardımcı oluyor)

-3.5 aydır derneğin evsizler evinde kalıyorum, sabah kahvaltımızı yapıyoruz; öğlen, akşam yemeğimizi yiyoruz. Odalarda dörder kişi kalıyoruz. Çorba dağıtımına da çıkıyorum. Buradan önce toplam dört-beş sene sokakta yaşadım. Mecburen dayanıyorsunuz soğukta, ben çok uyudum köpekle, kediyle... Sıcaklık dışında da insana bir dost; insan mutlu oluyor. Şu anda gitgide toplum değişiyor, daha olumlu bakıyorlar artık.

“Niye şimdiye kadar yapmadım pişmanlığı”

Gamze Şener (Eğitmen)

-Dört aydır gönüllüyüm. Facebook’ta görüp dernek başkanı Hayrettin Bulan’la iletişime geçtim. Haftada iki-üç gün geliyordum, şimdi cumaları benim günüm.

-Beni en çok etkileyen yoldaki çocuklar, kadınlar ve bebekler oldu. İki kızım var, onlara benzer çocukların sokakta yalın ayak, pislik içinde olmaları... İnsan hayatını sorguluyor “Niye şimdiye kadar bir şey yapmadım?” diye. Böyle bir pişmanlık ve farkındalık oluştu. Daha sık geldim, insanlarla tanıştım. Önyargılarım vardı “Niye evsizler evsiz kalıyor ki?” gibi... Hikayeleri öğrendikçe çözüm olabilir miyim diye düşündüm.

-150 kişiye anlattıysam 15 kişi gelmiştir. Herkesin önyargıları kolay geçmiyor, gelip görsünler istiyorum. Hiç kimse açgözlü değil, “Dört ekmek vereyim” deyince herkes almıyor, “Başkasına da kalsın” diyorlar. Negatif bir durum yaşamadım şu ana kadar.

“Yaptığımın bir işe yaradığını hissettim”

Hakan Geçici (Öğrenci)

-Ateizm Derneği’nin gönüllü aradığını gördüm, ilk haftadan itibaren katılıyorum. Çarşambaları en az 10 kişi geliyoruz.

-Bazı evsizler uyuyor oluyor çorba bırakırken. Ne olacağı belli değil hissiyle sürekli tetikte uyuyorlar. Sokakta tanıştığım bir abiye çorba götürmüştüm, seslendim. Duyar duymaz uyanıp çok tedirgin bir şekilde baktı, bakışlarını unutamıyorum. Çorba getirdiğimi söyleyince yüz ifadesinin ve bakışlarının değişimi beni çok etkiledi, bir işe yaradığını hissettim yaptığımın.

“Bilinç ve iyilik yayılıyor”

Berkan Çelik (Mimar)

-Bir yıldır gönüllüyüm. Üyesi olduğum grup ve derneklere ilettim, onlar da geliyor.

-Görünür olan evsizlerin bir kısmı donmamak için; yaşamlarından dolayı alkol veya başka madde kullanabiliyor. Bu adam ATM’de sizden 1 lira istediğinde sadece onu gördüğünüz için kafanızdaki profil bu oluyor. Belki aslında yüzde 1-2’dir.

-Hedefimiz evsizler evi ve rehabilitasyon çalışmaları. Belediyelere sunum yapıyoruz, evsizler evi için 6 bin 500 imza verdik. Çorba dağıtımı yedi-sekiz ile yayılmış durumda, hem bilinç hem de iyilik yayılıyor. Asgari ücretin kira bedeline denk geldiği bir ülkede hepimiz bir gün evsiz kalabiliriz. 


©Copyright 2016 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.