09.09.2018 - 01:30 | Son Güncelleme: 09.09.2018-1:30 A-A+
reha.arar@milliyet.com.tr
TÜM YAZILARI

BODRUM’A BİR RENK: SERAFİNA MARE



Bodrum’da son günlerde çok tatlı bir sohbet var, özellikle daha önce İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde uzun süreli yaşayanlar arasında... “Canım İstanbul’da ne yok da, burada var acaba?” diyor insan, neden biz de bu nimetlerden faydalanıp, hayatımızı az kargaşada, temiz hava soluyarak ve denizine halen girilebilir olduğu yerlerde yaşamayalım? Farklar bunlar aslında...

Huzurlu bir ortam

Birçok marka, oteller, alışveriş merkezleri ve de en önemlisi müdavim mekanları aynı kadrolarıyla artık yılın 5-6 ayı Bodrum’da yer alıyorlar. İşte bunlardan birisi de, bu ay Yalıkavak Küçükbük Koyu’nda açılan Serafina Mare... Öncelikle çok beğendiğim ve otururken rahat ettiğim dekorasyonundan bahsetmeden geçemeyeceğim. Yatırımcı Metin Şen ve eşi Aslı Hanım, bu tesisin en ince detaylarıyla bire bir ilgilenmişler, her noktada derler ya “Hanım eli” diye, onu hissediyorsun. En beğendiğim hususlardan biri de, daha fazla masa koymak için çaba harcanmamış olması. Hatta masalar gerekenden seyrek yerleştirilmiş.

Müzik, Ali Sayar dostum sayesinde güzel ötesi, o çalarken çıt yok desem yeridir. Huzurlu bir ortam, deniz ve yemek güzel, genel müdür Daniş Ulaş her an her yerde olan gözleriyle bu huzuru tamamlıyor. Kendisi, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde yönetim kurulu üyeliğim zamanından, yani mesleğinin ilk yıllarından beri tanıdığım ve çok takdir ettiğim bir yönetici... Onu Serafina Akmerkez’de ilk göreve başladığı hafta ziyarete gitmiştim.
O günlerden bugünlere markanın gelişmesi ve büyümesi için ciddi adımlar attı.

Başarılı ve yaratıcı şef

Serafina, New York ve o bölgenin başarılı bir restoran zinciri fakat İstanbul ve Bodrum’daki menüsü biraz bize uyarlanmış. Bu işlemi uzun süre Amerika’daki şirket merkezinde eğitim alan mutfak direktörü Dilaver Göktaş başarıyla yapmış. Şu andaki çalışmalarını da, hem Ataşehir şubelerinde hem de Bebek’te Sophie Brasserie’de hep beraber göreceğiz. Serafina Mare’de, gün boyu gelip, kalınabiliyor. Sabah saat 10.00’da başlayan servis, gece yarısından sonra bitiyor. Şezlonglar, kabanalar, masalar ve kumsal, her yerde o saate göre bir menü sunuluyor. Şef Mehmet Fatih Ezer, Bolulu, aileden aşçı ve Mengen Aşçılık Okulu mezunu, yüksek tahsilini de mesleğinde yapmış başarılı ve yaratıcı bir genç.

Keyifle tadılan yemekler

Şimdi gelelim işin en can alıcı kısmına, başlangıçlarda avokado, karides ve rokanın hakim olduğu avokados san pietro salatası başarılıydı. Şefin özel formülü, hafif baharatlı domates diple servis edilen kalamar tavaya hayran olmamak elde değil. Makarnalarda tattığımız spaghetti aglio olio al pacino, keşke biraz daha az acılı ve sarımsaklı olsaydı. Çok tercih edilen bir tabak olan ıstakozulu ve domatesli spagetti, bence İtalya’nın en ünlü restoranlarındakilerine taş çıkartacak lezzetteydi. Pizzalar, Fatih şefin el emeğiyle yapılıyor, burratalı di vittorio ve kendi gizli özel tarifi olan di sofia keyifle tadılıyor.

Ana yemeklerde genellikle klasik tatlarla yetinilmiş fakat garnitürler çok zengin tutulmuş. Izgara kontrfile dilimleri, yumuşak polente ve ratatuy ile veriliyor. Ayrıca tabii ki Bodrum ve deniz kenarı olunca, menünün ana yemekler bölümünün başını günün balıkları çekiyor. Tatlılara gelince, tiramisu, profiterol ve değişik parfümlü ev yapımı dondurmayla sorbeler mevcut.

Artık İstanbul ve Bodrum’daki marka New York’la yarışır hale geldi. Türk yatırımcısının ve aşçısının gözle görülen başarısı, eminim ki çok yakında sadece Bebek’te ya da Ataşehir’de değil; Şen Ailesi tarafından yurt dışına da taşınacaktır.

Bilgi Yarışması"Balans ve Manevra" adlı filmin "sountrack albümü" hangisine aittir?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.