Cumartesi

09.09.2017 - 02:30 | Son Güncelleme: 09.09.2017-2:30

Bolulu suşi şefi

Zorlu Center’ın gizli hazinelerinden Le Baron’un 24 yaşındaki suşi şefi Ali İbrahim Çetak’ın amacı Türkiye’yesuşiyi sevdirmek. Buna Mengenli arkadaşlarıyla başladığını anlatıyor

Sitene Ekle

Fırat Karadeniz / firat.karadeniz@milliyet.com.tr

Zorlu Center’ın gözden en uzak mekanı... Lüks bir saat dükkanının içinden geçiyorsunuz karşınızda Le Baron by Süreyya. Girişi gizli olan mekanlar son birkaç yıldır, özellikle İstanbul’da, popüler olmuştu ama Le Baron sadece bundan ibaret değil. Mekan, örneklerine daha çok İngiltere ya da Amerika’da rastlayacağınız, “Gentleman’s Club” konseptinde tasarlanmış. Öne çıkan birkaç özelliği var. Mekanın iş dünyasından müdavimlerini en çok cezbeden özellik kilitli dolapları olsa gerek. Bu dolaplarda isterseniz açtırdığınız viskinizi isterseniz de hakiki Küba purolarınızı saklayabiliyorsunuz. Anahtar da sizin cebinizde duruyor. Diğer ilgi çekici özellik ise suşiler. Ve onların yaratıcısı, 24 yaşındaki şef Ali İbrahim Çetak...

Yılın stajyeri seçildi

Çetak 1993, Ankara doğumlu bir şef. Ailesi Bolulu. Dedesi doktor olmasına rağmen babası şansını mutfakta denemiş. Başarılı da olmuş. Başkent Öğretmenler Evi’nin aşçıbaşı olan baba genç Ali İbrahim’i de etkilemiş. Çetak “Ben de hep büyüyünce babam gibi aşçı olmak istedim” diyor. Zaten çalışmalara da erken başlamış.

Çetak, “AVM’lere, evlere sipariş götürdüğüm de oldu. Sevdiğim kız beni siparişe çıktığımda görecek diye çok korkardım. Teslimatı hızlı hızlı yapıp oradan uzaklaşmak isterdim” diyor. Fakat artık bu korkunun boşa olduğunun farkında. Çünkü lisedeki arkadaşlarının bile arasından sıyrılıp çok genç bir yaşta şef oldu. Lise stajını yaptığı Four Seasons Sultanahmet’te “yılın stajyeri” seçilmesi boşa değil yani. Fakat Çetak’ın hayatını değiştiren olay İstanbul Swissotel’e transfer olmasından sonra gerçekleşti. Henüz 21 yaşındayken dünya mutfağı üzerine çalışmaya başladı. Mutfağın tüm inceliklerini öğrenirken gönlünü çalan şey suşi oldu. Japon şeflerle çalıştı ve suşi şefi olmaya karar verdi. “Japon şeflerin güvenini kazanmak çok zor” diyor: “Sana güvenmeden bir şeyler öğretmeleriyse imkansız.”

Mekana ortak da oldu

Çetak “İyi suşi yapmak özel bir yetenek gerektirir. Elin nem oranı ve lezzeti çok önemli. Pirinci yayarken ve sararken ezmemeniz gerekiyor ama sıkı da sarmalısınız. O dengeyi tutturmak zordur” diyor. Genç şefin hedefi ise suşiyi herkese sevdirmek.

Mekanın işletmecisi Süreyya Şenlik, Çetak’taki ışığı ilk gören insanlardan biri. Çetak’a ortaklık bile vermiş. Birlikte Avrupa’ya gidip yeni lezzetlerin peşine düşüyorlar. Ali İbrahim Çetak’ı Le Baron’da yakalarsanız naçizane tavsiyemiz crispy unagi’nin tadına bakmanız.


©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.