CumartesiRSS
08.12.2012 - 02:30

Bonomo’nun fantastik İstanbul’u

Sitene Ekle
Hafif müzik hafif başka şeyler  |  Mehmet Tez mehmet.tez@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Can Bonomo şu günlerde piyasada olacak yeni albümü “Aşktan ve Gariplikten”de Nazım Hikmet, İhsan Oktay Anar, Aşık Veysel dahil pek çok ustaya selam çakıyor, “İstanbul müziği” diye tanımladığı tarzını da bir adım öteye taşıyarak...


 Yeni albüm konseri 11 Aralık’ta Facebook’tan canlı yayımlanacak

Piyasaya çıkacak albümleri önceden dinleme mevsimi henüz bitmedi. Sıra Can Bonomo’da. Geçenlerde birisi “Can Bonomo playboy oldu, müziği unuttu” diye yazmıştı ya, bana sorarsanız boş durmamış, Eurovision’dan sonraki zamanı çalışarak geçirmiş. Bu albümde Bonomo’nun müzik gurusu, düzenlemelerini yapan Can Saban özellikle çok iyi iş çıkarmış. İnce ince işlemişler birlikte albümü. Şarkı şarkı gidelim.

Başkan
Şu kesin, Can Bonomo evde kulaklığı takıp dinleyeceğiniz şarkılardan arena rock’a geçiş yapmış. “Başkan” giriş şarkısı olarak bunu kanıtlıyor. Nefeslilerle, Bonomo’nun tiyatral vokalleriyle coşturucu bir şarkı. İlk klip bu şarkıya çekildi yakında piyasada olacak. 30 çocuk oynamış klipte.
Maşrapa
Maşrapa maşrapa içiliyor fantastik İstanbul ortamlarında. Böyle bir his. Ska, funk ve klarnet birbirine gayet iyi uymuş. Neo Osmanlı diye bir şey var ya. Bu albümdeki çoğu şarkı için neo-İstanbul hatta neo-klasik İstanbul diyebiliriz. Bonomo fantastik bir tiyatro yaratmış, dekor İstanbul, ilişkiler İstanbul, lehçe ve karakterler İstanbul. Benzeri temaları kullanan albüm ve sanatçılardan farkı burada çizgisel bir zaman anlayışı yok. İstanbul’un tarihinden bugüne bir çizgi çekin, o çizginin iki ucunu eğip birbirine bağlayın ve bu çemberi döndürün yokuş aşağı. Albümdeki sesler ve sözler böyle. Her şey aynı anda, ama her şey bir şekilde uyum içinde. Bu dünya İhsan Oktay Anar’ın romanlarında yarattığı fantastik dünyayı andırıyor.
Basması pembe
Bir diğer funk şarkı. “Ağla ağla kendini bağla, o deli kararlara, duyma sen sakın, uyma o fikri firarlara” diye kendinden geçiyor Bonomo. Alaturka, funk, blues bir arada pek güzel.
Defol
Bu mid tempo dans şarkısı klavyeler ve ritim bölümlerinde kullanılan vurmalılarla bir indie dans hit’i olabilirmiş. Ne bileyim Miike Snow’un ya da Erlend Oye’nin DJ Kicks albümünde de olabilirdi rahatlıkla. Benim
en fazla merak ettiğim, sahnede bu şarkıları nasıl çalacak
Can Bonomo ve ekibi. İşleri
zor, çünkü stüdyoda çıtayı yükseğe koymuşlar.
Abla
Alaturka şarkısı albümün. Ben burada Duman dinler gibi de oldum hafiften. Alaturka kısımlarla yükselen, ardından sert bir rock şarkısına dönüşen bir şarkı. İnsanı şaşırtıyor. Bildiği tek şey varsa bu albümde ayakta herkes. Bonomo’nun albüm boyu eksik olmayan tekerlemeleri, sayıklamaları, mırıldanmaları eksik olmuyor burada. İşçilik özellikle bu şarkıda şahane.
Derda
Hakan Günday’ın “Az”ındaki karaktere bir gönderme sandım ama değil. Bu şahane akustik alaturka şarkıda da rakı falan içiliyor, aman birileri duymasın. Bu “meyhane” şarkısını Müzeyyen Senar da söylermiş ne güzel: “Koy bi rakı şişeden, gülümse bize köşeden.”
Min-el Aşk ve
Min-el Garaib

“Havva bulur moralini giyside, Adem çalışır gece takside...” güçlü elektro gitar riff’lerinin havada uçuştuğu bu rock şarkısında Bonomo’nun pek meraklı olduğunu tahmin ettiğim delilik alametleri var. Sonlara doğru müzikal tadında açılıyor şarkı vokallerle.
Olmaz Sensiz
Bir Bonomo albümünde Balkan rock havalarını görmek
hiç şaşırtıcı değil. Kusturica filminden albüme düşmüş bir Balkan orkestrası işini yapıp hoplaya zıplaya uzaklaşıyor sanki şarkının sonuna doğru.
Ali Baba
Daha önce single olarak yayımlandı bu cover şarkı. Burada Sadri Alışık’ın Ali Baba karakteri, Kırk Haramilerle ve tüm o masalsı ortamla geliyor.
Son
Son şarkı değil. “Sonlarına geldik mi yolun, korkmayın biraz daha ilerde durun” diyor zaten şarkı. Hiç fena fikir değil. İki şarkı ileride durmuş Can Bonomo da.
Haberler İyi Paşam
Blues ve funk hissiyatının en fazla hissedildiği şarkı. Gitar solosu da esirgenmemiş ve gayet iyi uymuş şarkıya.
Veysel
Bonomo kendi tarzında güzel güzel türkü söylemiş. Söz müzik de kendisine ait. “Aşık Veysel’e, aileme ve bütün ustalarıma saygı duruşudur” diye yazmış bu şarkının altına. Ben düzenlemeyi de vokali de çok beğendim.

Bonomo ilk albümündeki bazı fikirleri bu albümde hayata geçirmiş. “Piyasa” olmadan popüler olunabileceğini kanıtlama potansiyeli açısından değerli bir çaba. “Tanımıyorum
o kim” diyen müzik yazarlarına  Bonomo’nun müziğiyle tanışmak için iyi bir fırsattır aynı zamanda.

İTİRAF EDİYORUM

* Satanizm üzerinden siyaset yapmak 90’ların başında çoktan bitti, demode oldu sanıyordum, fena halde yanılmışım. Ne satanizm sevgisiymiş bu birader.
* Bir tane daha “Atıl Kutoğlu’na Avusturya’dan
ya da herhangi bir Orta Avrupa ülkesinden nişan verildi” haberi kaldıracak bünye kalmadı bende. Nişanlara doymadı Kutoğlu.
* M83’nin “Wait”e çektiği klip şahane. “Princess Mononoke”  üzerine iyi gider eğer izlemediyseniz.
* 21 Aralık’ta dünyanın sonu gelir mi bilmiyorum, sevindiğim tek şey kıyamet esprilerinin, paylaşımlarının, tivitlerinin, like’larının öyle
ya da böyle sona ereceği...
* Bugünlerde muhtelif haberlerde en fazla rastladığım cümle haberin bir yerinde muhakkak kullanılan: “Son
söz Başbakan’da.” İki dudak arasındayız milletçe.
* Önerilen program gönüle göre olmayınca arkadaşlar arasında sıkça başvurulan “Benim eve gidip etrafı toplamam lazım” bahanesi lütfen tedavülden kalksın. Yerine “İstemiyorum hacı, aklıma daha iyi bişey geldi” diye dobra dobra söylensin.  Bu ne tertip, bu ne düzen merakı!

©Copyright 2012 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.