01.04.2017 11:22 | Son Güncelleme:
AA

Borsada ilk çeyrekte turizm rüzgarı esti

Türkiye ile Rusya arasındaki normalleşme sürecinden olumlu etkilenen turizm sektörü yılın ilk çeyreğinde yatırımcısına yüzde 46,86 getiri sağladı.

Borsa İstanbul'da hesaplanan 22 alt  sektör endeksi arasında ilk çeyrekte yatırımcısına en fazla kazandıran turizm  oldu.

Türkiye ile Rusya arasındaki normalleşme sürecinden olumlu etkilenen  turizm sektörü ilk çeyrekte yüzde 46,86 getiri sağlarken, onu yüzde 25,04 ile  kimya petrol plastik, yüzde 24,55 ile tekstil deri izledi.

İlk çeyrekte Borsa İstanbul'da hesaplanan tüm sektör endeksleri  yükseliş kaydederken, BIST 100 endeksi yüzde 13,83 getiri sağladı. Likiditesi ve  halka açıklığı yüksek olan bankacılığın da aralarında bulunduğu 6 sektör endeksi  BIST 100'den daha fazla değer kazanırken, 16 sektör endeksi ise BIST 100'den  düşük performans gösterdi.

Borsa İstanbul'da Ana Endeksler bazında bakıldığında ise ilk çeyrekte  en fazla kazandıran yüzde 21,77 ile Teknoloji Endeksi oldu. Onu yüzde 14,80  getiri ile Sinai Endeksi, yüzde 14,60 ile Hizmetler Endeksi, yüzde 11,93 ile Mali  Endeksi izledi.

TEKNOLOJİ ENDEKSİ ASELSAN'LA YÜKSELDİ

Gedik Yatırım Araştırma Uzmanı Erol Gürcan, AA muhabirine yaptığı  değerlendirmede, Teknoloji Endeksinin iyi performansının, büyük ölçüde Teknoloji  endeksi içinde en yüksek ağırlığa sahip olan ASELSAN'daki yüzde 33,67'lik  yükselişten kaynaklandığı söyledi.

ASELSAN'ın, yapılan yeni sözleşmeler ve bu sözleşmelerin ağırlıklı  olarak yabancı para cinsinden olmasının hissedeki yükselişin ana nedeni olduğunu  vurgulayan Gürcan şunları kaydetti:

"Mali Sektör Endeksinde getirinin düşük kalmasında, Halkbank Genel  Müdür Yardımcısının ABD'de gözaltına alınması sonrasında, Mali Endekste en yüksek  ağırlığa sahip olan Bankacılık Endeksindeki düşüşün etkili olduğu söylenebilir.  Diğer taraftan, sene başından itibaren Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının  (TCMB) ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti yükseltmesi, enflasyonun çift  hanelerdeki seyri ve mevcut ekonomik ortamda yatırımlarda güçlü bir ivmenin henüz  gözlenmiyor olması da diğer önemli unsurlar olarak sıralanabilir."

Gürcan, alt sektörlere bakıldığında Turizm, Tekstil, Deri ile Kimya,  Petrol, Plastik endekslerinin getirilerinde pozitif ayrışmaya dikkati çekerek,  Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin düzelmesinin ve Net Turizm ile Net  Holding birleşmesine yönelik beklentilerin Turizm sektörünü desteklediğini ifade  etti.

Tekstil, deri tarafında ise en yüksek ağırlığa sahip olan Kordsa  Global'in yurt dışı yatırımları kaynaklı görülen artışın etkili olduğunu  vurgulayan Gürcan, Kimya, Petrol, Plastik endeksinde ise arz kesintileri  sonrasında petrol fiyatlarında gözlenen seyir ile rafineri marjlarındaki  iyileşmenin ana etkenler olduğunu kaydetti.

Gürcan, getiri anlamında geride kalan sektör endeksleri arasında  Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) ve Finansal Kiralama ve Faktoring  endekslerinin göze çarptığını belirterek, ekonomideki mevcut zorluklar nedeniyle  yatırımların ötelenmesinin bu sektörleri negatif etkilediğini söyledi.

BORSANIN LOKOMOTİFİ BANKACILIK SEKTÖRÜ OLDU

Gürcan, ekonomi ve finans piyasasının kalbi ve borsanın lokomotifi  olarak tanımlanabilecek olan bankacılık sektöründe, 2011 yılı itibarıyla alınan  makroihtiyati tedbirlerin, ekonominin potansiyelinin altında büyüyor olmasının ve  konjonktürel gelişmelerin son birkaç yıldır bankacılık sektörünü operasyonel  faaliyet ve karlılık performansı anlamında zorladığına dikkati çekerek, şunları  kaydetti:

"Geçen yıl üst üste yaşanan iç ve dış negatif şokların ardından  özellikle 2016 yılının ikinci yarısından itibaren ekonomiyi ve finans sektörünü  destekleme yönünde atılan adımlar, sektörün elini bir miktar rahatlatmaya  başladı. 2015 yılında yüzde 10-11 aralığına gerileyen özvarlık karlılığı, 2016  sonunda yüzde 14 -15 civarlarına yükselmişti.

2017 yılında da özvarlık karlılığının en azından benzer rakamlarda  kalması hatta 1-2 puan artış göstermesi ihtimali olduğunu düşünüyoruz. Yılın ilk  2 ayına ait Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından açıklanan  rakamlar da bunu desteklemekte."

Gürcan, enflasyonun çift hanelerdeki seyri ve TCMB ortalama fonlama  maliyetinde gözlenen artışa karşın sektör karlılığının artıyor olmasının oldukça  olumlu bir gelişme olduğunu belirterek, yılın geri kalanında hem sektörün  karlılığı hem de aktif kalitesi açısından iktisadi faaliyetteki toparlanmanın  hızı ile birlikte enflasyon ve kur tarafındaki gelişmelerin de oldukça  belirleyici olacağını ifade etti.

'BANKACILIK, GYO, ÇİMENTO SEKTÖRLERİNDE OLUMLU SEYİR GÖRÜLEBİLİR'

Enflasyon ve faiz tarafında düşüş görülmesi durumunda Bankacılık, GYO,  çimento gibi faize duyarlı sektörlerde daha olumlu bir seyirle karşılaşılmasının  mümkün olduğunu kaydeden Gürcan, enerji sektöründe petrol fiyatları ile kur  tarafındaki seyir önemli belirleyiciler olmaya devam edeceğini ifade etti.

Gürcan, yatırım ortamının iyileşmesi ve talebin güçlenmesi durumunda  demir-çelik, teknoloji, beyaz eşya gibi sektörlerin de öne çıkmasının mümkün  olduğunu kaydederek şöyle devam etti:

"Otomotiv sektörü açısından ise özellikle Avrupa tarafındaki  toparlanmanın seyri önemli belirleyicilerden biri olacak. Savunma sanayisinin  karlılık anlamında pozitif ayrışmaya devam etmesini bekliyoruz. Bardağın boş  tarafına bakılacak olursa, yani toparlanma eğiliminin yavaşlaması ve/veya yeni  belirsizliklerin ortaya çıkması durumunda ise özellikle öz kaynaklarıyla büyüyen  ve ihracat odaklı sektör ve şirketlerin ön planda kalmaya devam etmesi  beklenebilir. Yatırım kararı verilirken sektörden ziyade hisse bazında seçici  olunmasının daha sağlıklı olacağını değerlendiriyoruz."

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0