Yeni bir bebeğin dünyaya gelmesi evliliği etkileyebildiği gibi, evlilikte bir bebeğin gelişimini etkilemektedir. Çocuk sağlıklı bir aile ortamında büyüdüğünde fiziksel, bilişsel, sosyal ve psikolojik olarak daha sağlıklı bir birey olabilmektedir. Günümüzde yaşam şartları, sosyal dinamikler, ekonomik ve siyasi birçok değişim aile yaşantılarının dinamiklerini de etkilemektedir. Aynı zamanda sosyal çevre de bu durumlardan dolayı çeşitli değişimlere uğramış durumdadır.

 Ev içine yeni bir birey olan bebek geldiğinde eşlerin eş olma dışında anne-baba olma rolleri de somutlaşmaktadır. Gebelik, doğum vs derken aslında bu süreç birçok karı-koca arasında fiziksel uzaklaşma ve evlilik doyumunda kayıplara neden olabilmektedir. Bunu yanında yeni bir birey, farklı sorumluluklar ve maddi destek isteyen bir durumdur. Bir bebeğe sahip olmak günümüz anne-babalarına birçok sorumluluk yanında değişen toplumsal şartlar nedeniyle kaygılarda yüklemektedir. Ama ne olursa olsun bir çocuğun dünyaya gelmesine neden olan iki kişi yani anne-baba gerekli bakım, güvenlik, sağlık, beslenme, sevgi, ilgi, şefkat gibi birçok ihtiyacını karşılamayı da kabul etmiş bulunmakta olduğundan doğru ebeveynlik davranışlarını öğrenmek, uygulamak durumundadır.

Boşanma süreci, çocuklar için oldukça travmatik olabilmektedir. Özellikle eşler arasında ciddi duygusal gel-gitler ve şiddet eğilimi, madde kullanımı, psikiyatrik sorunlar gibi durumlar var ise çocuk daha olumsuz durumlara maruz kalabilmektedir. Boşanma normal bir eylem olsa da bu eylemi gerçekleştiren kişilerin bilinç, sorumluluk, sevgi ve saygı düzeyi çok önemlidir. Boşanma sürecine giren birçok ailede ebeveynler kendi kararlarını bırakıp çocuklar üzerinden durumu yürütme çabasına girerek çocukları daha çok yıpratmaktadır.

Boşanma, iki yetişkin kişinin birlikte karar vermesi gereken bir durum olmalıdır. Çeşitli çevresel, duygusal, sosyal, maddi gibi nedenler bu karaları ya da eylemi geçmeyi etkilediğinde kaotik yapı içinde en çok zararı çocukların gördüğünü unutmamak gerekmektedir. Özellikle ergen kız çocuklarının annelerinin sırdaşı olmak,babaya karşı birlikte savaşmak gibi bir rolleri geliştirilmektedir veya çocuklar eşler arasında hırs meselesi haline getirilerek zarar görmektedir. En tehlikelisi çocuklara nerde, kiminle kalacağı, en çok kimi seviyorsun gibi sorular sormak çok yanşlıştır. Boşanma her sosyoekonomik ve sosyokültürel yapıda çocukları aynı etkilemeyebilir. Daha bilinçli ebeveynlere sahip olanlar, sosyal destekleri iyi ve bakım, güvenlik konusunda sorunları yok ise daha kolay duruma adapte olabilmektedirler.

Fakat şiddet, saldırı, maddi yetersizlikler, sosyal destek olmaması, güvenlik ve bakım konusunda ciddi eksiklerin varlığı boşanmalarda çocukların daha fazla travmatize olmasında neden olmakta ve hatta bu çocuklar bu nedenlerden dolayı devlet korumasına alınmaktadır. Yani çocuk iki ebeveyni aynı anda kaybedebilmektedir.

Şartlar durumun zorluğunu, psikolojik olarak etkilerin şiddetini belirlese de boşanma her çocuk üzerinde olumsuzluk yaratabilmektedir. Fakat, şiddet uygulayan, psikolojik, fiziksel zarar veren ebeveyn tutumlarında yaşayan çocuklarda durum boşanma ile sınırlı değildir. Bu çocuklar zaten aile kurumunda zarar görmekte ve aile algıları otomatik olarak olumsuz olabilmektedir.

Bir çift boşanma konusunda eğer çocuklarının zarar görmesini istemiyor ise, öncelikli olarak durumu kendi aralarında netleştirmeleri çok önemlidir ve kendileri net karar verdikten sonra durumu çocuğun bilişsel ve sosyal gelişimine uygun bir şekilde birlikte çocuklarına açıklamalıdırlar. Çocuk bu durumu ilk önce anne ve babasından duymalıdır. Aynı zamanda çocuğa yeni yaşam şartları, yaşanılacak yer vs gibi konular belirtilmelidir. Çocuğun konuyla ilgili sorduğu sorulara açık ve net anlayacağı şekilde doğru cevaplar vermek gereklidir. Çocuğun tepkileri izlenmeli ve duruma uygun destekler verilmelidir. Çocuk aşırı hırçın,gergin,mutsuz olabilir veya içine kapanabilir. Biraz daha durumu anlayan çocukların durumdan utanma, arkadaşlarına söylemek istemem gibi tavırları olabilir. Çocuğun uyku, iştah, okul devamı, davranışları vs gibi birçok alanda ilk dönemlerde değişiklikler olsa da bunları doğru desteklemek, her iki ebeveynin sakin ve uyumlu tutumları ile kontrol altına alınabilmektedir. Fakat eşler kendi aralarında halen çekişme, savaş içinde olduklarında maalesef ki çocukların bu duygusal ihtiyaçları görülmemekte ve çocuklarda boşanmalardan olduğundan daha fazla etkilenmektedir.

Boşanmalar çocukta, depresyon, davranış sorunları, günlük uyku, iştah değişimi, isteksizlik, kaygılar, özellikle kaybetme korkusu, takıntılar, sosyal uyumda sorunlar gibi birçok durum oluşturabilir. Çocuğunuzla bu durumu birlikte aşma konusunda yeterli olmadığınızı, çocuğunuzdaki sorunların arttığını, hatta aranızda ki ilişkide sorunlar yaşadığınızı düşünüyorsanız mutlaka destek almak gereklidir.

Unutmayın ki sizler karı-koca olmaktan vazgeçiyorsunuz. Ama hala anne-baba olarak görevleriniz devam ediyor. Duyarlı, farkında anne babalara teşekkürler.

Dr.Bengü Kayatürk
www.drbengukayaturk.com