Boyun fıtığı ameliyatı ön taraftan (anterior girişim) veya arka taraftan (posterior girişim) tarzında yapılabilir. Burada cerrah her hastayı ayrı ayrı değerlendirmeli ve tecrübesini de işin içine katarak kararını vermelidir. Boyun fıtığı ameliyatı sırasında da önemli olan öncelikle hastaya zarar vermemektir.
 
Bunun için ameliyatı yapacak olan doktor her türlü tedbiri almalıdır. Ciltten itibaren mikroteknik ile çalışmak ameliyatın emniyetini artırır. Boyun fıtığı ameliyatında mikroteknik kullanılırken sinir elemanları yakınında çok ince ve kibar cerrahi aletlerle işlem yapılmalıdır.
 
Uygun seçilmiş hasta, uygun cerrahi aletler, uygun teknik, uygun ekip ve tecrübeli bir cerrah başarı şansını yükselten faktörlerdir. Bugünün hastaları düne göre daha şanslıdırlar. Mikroteknik ile emniyetli bir şekilde ameliyat ettiğimiz boyun fıtığı hastaları aynı gün ayağa kalkıp yürüyebilmekte ve ertesi gün taburcu olmaktadırlar.
 
Ameliyatın Sonucu
Boyun fıtığı ameliyatı tecrübe ve titizlik gerektiren özel bir ameliyattır. Bazı hususlara dikkat edilirse sonuçlar genellikle yüz güldürücüdür. Boyun fıtığı hastası ameliyat edilirken yemek borusu, soluk borusu, şah damarı, lenf kanalı, omurilik ve sinir elemanları gibi çok sayıda hassas anatomik yapının çevresinde çalışılmaktadır.
 
Onun için cerrahın tecrübeli olması ve ciltten itibaren mikroteknik kullanarak çalışması önemlidir. Bir boyun fıtığı ameliyatını komplikasyonsuz, başarılı bir şekilde sona erdiren cerrahın emeği yeryüzündeki en büyük pırlantadan daha kıymetlidir. Yapılan işin değerinin maddi bir karşılığı yoktur. Böyle doktorlar ısrarla aranmalıdır. 
 
Başarılı bir şekilde çok sayıda ameliyat yapan ileri derecede tecrübeli bir cerrahın ameliyatlarında bile risk yüzde sıfır değildir ve operasyon sonrası hastada nadiren geçici kuvvet kayıpları görülmesi, ufak tefek bazı komplikasyonların ortaya çıkması tıpta rastlanan olaylardandır. Tıp bilimi de insanlık gibi sürekli iyiye doğru gidiyor.
 
Biz cerrahlar ne kadar kibar çalışırsak çalışalım neticede hastaya bir şekilde girişim yapıyor, dokunuyoruz. Yani bütün bunlar sonuçta invaziv yöntemlerdir. "Geleceğin bel fıtığı ve boyun fıtığı cerrahisi" konusunda teknik detaylarını anlattığımız gibi geleceğin boyun fıtığı cerrahisinde de hastaya dokunulmayacak, yöntemler non-invaziv olacaktır. Gelecekte insanları çok daha güzel günler beklemektedir.
 
Nöroşirurji Uzmanı
Doç. Dr. Ahmet Yıldızhan