Hakan Vreskala.

Belki çoğunuz duymuştur adını.

Ben geç tanımışım kendisini.

Gezi direnişi sırasında barikatta gerçekleştirdiği 'Dağılın lan!' performansını biliyordum elbet.

Üzerine bir kaç şarkısını da dinlemişliğim vardı. “Kurdî nizanim” şarkısına bayılmış, “Her köyde bir deli var”ı çok sevmiştim.

Ama bu derece iyi bir müzisyen olduğunu bilmiyordum.

8 Kasım Cuma gecesi garajistanbul’da tek kişilik gösterisiyle (hatta Türkiye’deki ilk gösterisiyle) karşımızdaydı.

Ne izleyeceğimizi, neyle karşılaşacağımızı bilmiyorduk.

Aslında gösteriyi daha çok müzik ağırlıklı bekliyorduk.

Stockholm’de yaşayan ve anladığım kadarıyla Avrupa kentlerinde sık sık konser veren İzmirli Hakan Vreskala’nın müziğinden ya da bu alandaki başarısından bahsetmeyeceğim.

Daha çok izlediğim ve deneyimlediğim tek kişilk gösteriden söz edeceğim.

Gösteri öncesinde okuduğum metinde "kendini politik hissetmeyen gelmesin" diyordu.

Beklenti yüksekti.

İsveç’te yaşayan bir gurbetçi olduğunu bildiğim Vreskala, elbette oralardan bir esinti getirecekti sahneye.

Önce sakin başladı.

Vreskala anlatmaya, biz kendisini tanımaya çalışıyorduk.

Sonra davulunu eline alan Hakan Vreskala öyle bir esti ki!

Darbuka şovları, düğün, halay hikayeleri, samimi itirafları, şarkıları ve en önemlisi sahnede yanından ayırmadığı davuluyla performansı muhteşemdi.

Çaldığı düğünlerin neşesini, turnesinde yer aldığı Şivan Perwer konserlerinde tanık olduklarını, gurbetçi ruhunu, zaman zaman da en özelini bizimle paylaştı.

Tek kişilik bir performansın biraz da ortamın enerjisine ve seyircisine bağlı olduğunu ekleyip daha fazla detay vermeyeceğim.

Yetenekli, biraz isyankar biraz “deli” bir o kadar da samimi Hakan Vreskala, gösterisini bu kez “dağılmayın bir arada durun” diyerek bitirdi.

Güzel bir performans, güzel bir insan izlemek isterseniz; ister konserini ister tek kişilk performansını bir yerlerde yakalayın derim.

@hulyoalkan