07.09.2018 - 01:30 | Son Güncelleme: 07.09.2018-7:42 A-A+
ozay.sendir@milliyet.com.tr
TÜM YAZILARI

BU KARE BASILIR MI ARKADAŞ?



Bu konu, ne Cem Yılmaz ne Defne Samyeli, ne de Derin Talu ile alakalı.
Bu konu, muhafazakârlık, ahlakçı anlayış ya da modern olmakla da alakalı değil.
Bu konu 15 yaşındaki bir kız çocuğu, medya ve çifte standartla alakalı.
Medya kadının cinsel meta haline getirilmesine karşı ya, 15 yaşındaki bir kızın bu fotoğrafını basmanın bir açıklaması var mı?


Çocuk gelinlere karşı olduğunu söyleyen bir medya, bu kareyi basarak, genç bir kız üzerinden 15 yaş ve üzeri tüm kızları potansiyel gelin haline getirdiğini nasıl fark edemez acaba? Yarın 15 yaşındaki öğrencisine sarkıntılık ya da evlenme teklif eden öğretmene, 15 yaşındaki kıza sokakta laf atan ahlaksıza, nasıl laf edeceğiz bu fotoğraf bastıktan sonra?
Derin bu resmi çektirebilir, kendi sosyal medya hesabından paylaşabilir, kendi tercihidir, hiçbirimizin laf etme hakkı olamaz.
Ancak sosyal medyada böyle bir karenin yayınlanmış olması, onu alıp, sayfalara kocaman basmayı gerektirmez.
Dedim ya, bu konu, muhafazakârlık, ahlakçı anlayış ya da modern olmakla alakalı değil.
Bu kare tam da “Kendi kızımın fotoğrafı olsaydı basar mıydım?” diye sorgulanacak ve öyle karar verilecek bir kare.
Not: Eleştirdiğim şeyi yapmamak adına Derin’in sözünü ettiğim fotoğrafını mümkün olduğunca küçük koyuyorum sayfaya. Koymasam yazı havada kalır, neye itiraz ettiğim anlaşılmazdı... 

HADİ KONYA’YA GİDELİM

Dünyanın en saygın sekiz mistik müzik festivalinden biri Konya Uluslararası Mistik Müzik Festivali. 
Bu yıl, 15’inci senesi ve yeni fark ettiğim için biraz utanarak yazıyorum. İspanya’dan Afganistan’a kadar bir sürü ülkenin önde gelen sanat toplulukları katılacak bu etkinliğe. Festivalde, çok önemli bir isim olan Hümayun Seceryan var mesela, İran’dan, Şems Topluluğu ile sahnede olacak.
Son iki yıldır, daha doğrusu İbrahim Eren, genel müdür olduktan sonra TRT dahil olmuş sürece. 
TRT, bu etkinliği sadece duyurmakla kalmıyor, başta amiral gemisi TRT 1 olmak üzere, neredeyse tüm kanallarıyla yayın ve sahne düzeni desteği de veriyor.  10 Muharrem TRT Özel Konseri bile aslında sadece müzikten değil, birlik ve beraberlikten söz ettiğimizi anlatmak için yeterli olacaktır. İşin bir de Türkiye’ye kazandırdığı yumuşak güç faydası var. Önce yumuşak güç kavramını bir olayla izah edeyim:
İsrail’in Gazze’de askeri operasyon yaptığı dönemde, History Channel, Türkiye dahil tüm dünyada Hamas’ın intihar eylemlerinin belgeselini yayınlamış ve tepkileri dindirmeye, kamuoyu desteği sağlamaya çalışmıştı. Kafkas coğrafyasında Washington-Moskova etki savaşı sürerken, TRT Avaz’ın ortak kutsalımızı müzik yoluyla hatırlatması fayda sağlayacak Türkiye. Kamu yayıncılığı adına olması gereken oluyor, iyi de oluyor...

İki kare arası vatan farkı...

Litvanya’da bir market, sattığı ürünlerin fiyat etiketlerinde harika bir uygulamaya gitmiş. Yerli malların etiketlerine ülke bayrağı renklerinde kalp işareti koymuş, ithal ürünlerin etiketlerine sadece fiyat yazmış.
Ne kadar sevimli ve göze hoş gelen bir korumacılık.
Türkiye’de de yerli üretimi artırmak, özendirmek adına benzer işler yapmalıyız. Ve hatta okullarda ‘Yerli Malı Haftası’ yeniden başlamalı...

AVM konserleri zamanı

Sanat camiasını yakından tanıyan bir isimle konuştum dün.
Dedi ki, “Sanatçılar artık gece kulüplerinde değil, AVM’lerin içindeki organizasyonlara katılmak istiyor.”
Bu talebin birden fazla sebebi var aslında ama temel neden, doğan maliyetler ve bunların karşılanması meselesiymiş.
Tarkan’ın da bir AVM için konser vermesinin ardından piyasada aranan seçenek haline gelmiş bu iş.
Gezmeye, yemeğe ve çocuk eğlendirmeye gidilen AVM’ler, şimdi müzik piyasası için de bir filika haline geliyor.
Hadi hayırlısı, ne diyeyim...

Ejder meyvesi ve Yemen’deki Osmanlı askerleri

Ejder meyvesi konuşuluyor günlerdir her yerde... Güney Amerika kökenli bir kaktüsün meyvesinden söz ediyoruz, adı da pitahaya.
Sadece gece çiçek açan ve sonra meyveye dönen bir çiçek sözünü ettiğim. Bu konunun çok geyiği yapılıyor ama ‘Kaktüs meyveleriyle beslenmek’ deyince hep Yemen geliyor benim aklıma...
Yüksek rakımlı bir şehir olan başkent Sana’da, Osmanlı askerleri kaktüs meyveleriyle doyurmuşlar uzunca bir süre karınlarını.
Yemen’in tanınmasını sağlayan ilk Başbakan’ın aslında bir Osmanlı paşası olduğunu da eklemek lazım bilgiye.
Trabzon, İzmir, Diyarbakır ve Kerkük’ten Yemen’e gelip, imza atmayı bilmedikleri için kayıt defterine parmak basan gencecik çocuklar, aynı besinle açlıklarını giderdiler uzunca bir süre.
O yüzden geyiği yapılacak bir konu değildir kaktüs meyveleri bizim için...

Bilgi Yarışması"Ellerine Sağlık" diyen sanatçımız kimdir?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.