KIZILCIK
Vitamin A, B, C, iyot, demir, kükürt, bakır, kalsiyum, magnezyum, fosfordan zengindir. Karotinoid ve flavonoidleri de bünyesinde barındırdığından yüksek antioksidan etkiye sahiptir.

Uykudan sorumlu melatoninin iyi bir kaynağı olduğundan uyku problemleri olan kişilerde kullanımı yaygındır. Proantosiyanidin denen bir bitkisel kimyasalca zengin bu meyve bakterilerin hücrelere yapışmasını engelleyerek, vücudumuzda üremelerini önleyerek, enfeksiyon riskini geriletmektedir. Bu nedenle Howell’ın yaptığı bir çalışma günde 2 bardak kızılcık suyu içmek ya da kızılcık yemenin idrar yolu enfeksiyonlarını ve mide ülserini azalttığını göstermiştir. Aynı zamanda dişlerde plak gelişimini de önleyici etkileri olduğu düşünülmektedir.

Nöroloji Dergisi’nde yayımlanan bir çalışmaya göre, haftada en az 2 porsiyon kırmızı meyve tüketen bireylerin parkinson hastalığına yakalanma oranı yüzde 25 daha azdır. Aynı araştırmada bol miktarda yüksek oranda flavonoid içeren kırmızı meyve tüketen erkeklerin, parkinson hastalığı riskinin yüzde 40 oranında azaldığı görülmüştür.

Amerikan Klinik Derneği’ne göre, kırmızı meyvelerinde bulunan polifenoller, zarara uğramış hücreleri yenileyerek Alzheimer’dan koruyucu etki gösterir. Kaynatarak suyu içilebildiği gibi meyvenin kendisi de tercih edilebilir.

YULAF
Yulaf; B grubu vitaminlerden, E vitamininden, çözünür liften, demir, çinko, selenyum, manganez gibi minerallerden oldukça zengin bir kaynaktır. Magnezyum insülin salınımından sorumlu 300'den fazla enzimin çalışmasına yardımcı olduğundan şeker seviyelerinin dengelenmesi için önemli minerallerden birtanesidir.

Ayrıca yapısında bulunan beta glukan isimli çözünebilir lif kan şekeri ve kolesterol seviyelerinin dengelenmesine yardımcıdır. Yapılan çalışmalarda; günlük takviye ile alınan 3 gram yulaf betaglukanı ile tokluk kan şekerinde %36’ya, insülin salgısında ise %44’e varan düşüş sağlamaktadır. Ortalama insan ömrünün uzamasıyla birlikte alzheimer ve demans gibi rahatsızlıkların görülme sıklığı da artış göstermektedir.

Yulafın B vitaminlerinden zengin oluşu sinir sisteminin onarılmasına yardımcı olurken yapılan çalışmalar aynı zamanda stresla savaşma, dikkat ve algılama yeteneği üzerine olumlu etkilerinin üzerinde de durmaktadır. Bu nedenle sabah kahvaltılarında kullanılabileceği gibi kek ve kurabiyelerin içerisinde un yerine tercih edilebilecek alternatifler arasında yer alır.

BRÜKSEL LAHANASI
Vitamin C, B, E ve K dan zengin bir kaynak olmasının yanı sıra beta karoten ve folik asidi de bünyesinde bolca barındırır. Ortalama 150 gr brüksel lahanası günlük vitamin C ihtiyacının karşılanması adına yeterlidir.

Antioksidan kapasitesi ile birlikte kanser gelişimine engel oluştururken akciğerde kanser öncesi lezyonlarda %85-91 oranında küçülme sağladığına dair çalışmalar vardır.

A ve C vitaminlerinden zengin oluşu cilt sağlığı adına da büyük avantajlar sağlarken kolajen yapımının artarak cildin daha esnek ve parlak olmasına yardımcı olur.

Yapılan çalışmalar folik asit deposu brüksel lahanasının erkek ve kadınlarda üreme sistemini ve doğurganlığı desteklediğini savunmaktadır. Özellikle gebelik döneminde düşük riskini azaltmaya yardımcı olur.

Zeytinyağlı olarak ya da haşlayıp salataların içerisinde kış aylarında bolca yararlanabilirsiniz.

ENGİNAR
Enginar içerik olarak baktığımızda A, B, C vitaminleri, potasyum, kalsiyum, magnezyum, fosfor ve manganezden oldukça zengindir. Sinarin adlı bileşenden de zengin olup safra kesesi, böbrekler ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olur. Yüksek miktarda içerdiği sinarin bileşeni ile safra salgısını arttırarak sindirim sistemine destek verir.

İçerdiği flavonoidlerle birlikte güçlü bir karaciğer koruyucu ve kanser savaşçısıdır. Enginar ayrıca içerdiği inülin adlı lif ile birlikte sindirilmeye dirençlidir ve bu sayede kan şekeri ve kolesterol düzeylerinin dengelenmesine yardımcı olur.

Çoğu kişi tarafından ortası tercih edilse de yaprakları da bir o kadar faydalıdır. Amerika'da gerçekleştirilen 12 haftalık bir araştırmaya katılan 75 hastaya her gün 1280 mg enginar yaprağı verilmiş ve deneklerin total kolesterol seviyelerinde %4.2 oranında azalma kaydedilmiştir.

Haşlama olarak salatalara ilave edilebileceği gibi zeytinyağlı olarak da tercih edilebilir. Fakat yapraklarının da en az göndesi kadar yararlı olduğu unutulmamalı ve kullanılmalıdır.