Bu Muse mu, yoksa onun simülasyonu mu?

80’ler jenerasyonu olarak en büyük kazancımız muhtemelen 80’ler ruhunun daha yıllarca ekmeğini yemeye devam edebileceğimiz gerçeği. Geçmişi özlüyoruz elbette, on yıllar geçse de synth’lerden ve LED ışıklardan kopamıyoruz.

Bu Muse mu, yoksa onun simülasyonu mu?

Ver elini 'Hayalet Avcıları', ver elini 'Stranger Things'

Ver elini 'Hayalet Avcıları', ver elini 'Stranger Things'

Hadi itiraf edelim. Pek çoğumuz birer “Back to the Future/Geleceğe Dönüş” gençliğiyiz. Üçlemeye her rastladığımızda çocukluğumuzu yâd eder gibi hissediyoruz. Muse’un yeni albümü “Simulation Theory” işte tam da bu açlığa basılan bir parmak. Hem albümün tüm sound’u hem de “Pressure” klipleri açık ve net olarak tavrını ortaya koymuş.

Klipte yakaladığımız pek çok kare gerek “Back to the Future/ Geleceğe Dönüş”ün meşhur balo sahnesinden “Gremlins”e, “Ghostbusters/Hayalet Avcıları”ndan “Tron”a ve hatta “Stranger Things”e pek çok kült ve kült adayı filme göndermelerde bulunuyor.

Zaten albümün kapağı da “Stranger Things”in afişini tasarlayan Kyle Lambert imzası taşıyor.

Biz de eğleniyoruz aslında

Biz de eğleniyoruz aslında

DIY Magazine’den müzik yazarı Will Richards bu durumdan hoşlanmamış ve “Muse bu albümü sizi güldürmek için yapmadıysa bunu duymak istemiyoruz” diyerek konuya tavır almış.

NME’den Andrew Trendell ise tam tersine, “O kadar seveceksiniz ki bu albümü birine anlatırken utanacaksınız” demiş.

 

Klipler film gibi geliyor

Zaten klibin verdiği mesaja bakılacak olursak, Muse da meseleye mizahi bir kafayla yaklaşıyor. Mesela, sahneye eski isimleri Rocket Baby Dolls olarak çıkıyorlar. Kliplerin birbiri ardına aynı oyuncular ve temel senaryoyla devam etmesi de dizi ruhunu yakalıyor. 

Muse bu işi zaten yapıyordu

Muse bu işi zaten yapıyordu

Muse için bu fantastik dünya yeni bir şey değil. Ekibin kafayı pek çok kez uzaylılar, komplo teorileri, dünyamız ve savaşlar, drone’lar, bilinmeyen gerçekler falan gibi konulara taktığını biliyorduk.

Bu nedenle kariyerlerinin 8. stüdyo albümlerinin ana temasının “80’lerde başımıza gelen acayip şeyler” olması şaşırtıcı değil.

“Blockades” gibi bir şarkıyı duyunca da “Aman Tanrım bu bir ‘Derezzed’” demenin de anlamı var mı bilemiyorum, ver synth’i ver elektroniği, bütün bunların en azından bir kısmı birer Digitalism, birer Justice değil mi?

Hayranlarını heyecanlandıracak

Hayranlarını heyecanlandıracak

Muse’un müzikal geçmişine bakacak olursak, 2003’te yayınladıkları “Absolution” sonrasında yüreklerimizi dağlayan başka bir albüm yayınlamadıkları ortada.

Sonrasında da işte “Uprising”, “Madness”, “Supremacy”, “Psycho” gibi şeref golleri…

Maksat bizi unutmayın demek. “Origin of Symmetry” ve “Black Holes and Revelations” albümlerine benzer bir başarı yakalamadıkları da acı ama gerçek. “Simulation Theory”nin bu nitelikte bir albüm olup olmadığını zaman gösterecek. Şu an bu albümün Muse hayranlarını ve -tabii Daft Punk hayranlarını da- heyecanlandırabilecek nitelikte olduğunu söyleyebiliriz.

Bu şarkılara dikkat: “Algorithm”, “Propaganda”, “Break it to Me”

 

Bu makaleye ifade bırak