Bazen bazı insanlar içine gömüldüğü hayatlarında boğulacak diye korkuyorum... Her yerlerde yazılıp çizilen, konuşulan bir 21. yüzyılın yalnızları var. Hiç düşündünüz mü neden yalnızlık bu yüzyılda daha çok düşünülür, dile getirilir oldu. İnternet, sosyal medya, televizyon... Hayır hiçbiri değil. Yalnızlık artık eskisinden de büyük bir sorun. Çünkü bu yüzyıl bencillik yüzyılı. Çünkü artık nerde nasıl davran'ma'mamız, kimseye taviz vermememiz, güçlü görünme kuralları gibi konularda atıp tutanlar arttı. Çünkü artık evreni bile kontrol edebilmek üzerine oyunlar oynuyoruz. 

 

   Bu yüzyıl bencillik yüzyılı. Neden ben yapacakmışım ki o yapsın'lar var artık. Aman çok sevmeyeyim şımarmasın'lar. O olmazsa başkası olur'lar. Kaçan bana kaçmasın da kime kaçarsa kaçsın'lar var bu yüzyılda. Daha şimdi aklıma gelmeyen birçok şey var. Bu yüzyıl bencillik yüzyılı. En çok ben kazanmalıyım, en güzel ben olmalıyım, ben konuşulmalıyım, ben dinlenmeliyim....BEN! BEN! BEN!

 

   Bütün bu ben'ler arasında aslında önemsenmeyen, yaralanan, harcanan da hep o benlere dair hayatlar. Kimse farkında değil! Yapmalı mı yapmamalı mı gerek var mı yok mu diye düşünürken kimbilir ne çok şey kaçıyor. Oysa zaman zevk çağı! Keyif çağı. Hangi evrende kaç farklı hayat yaşıyoruz bilmiyorum ya da kaç tane daha yaşayacağız ama biliyorum ki bu evrende, şu anki insanlarla, şu anki şartlarla bir kez daha yaşamayacağız. Dolayısıyla şu anda ertelediğimiz, önemsemediğimiz her bir şey kaçırılan bir fırsat aslında.

Biri bana cevap verebilir mi noolur? Bir dost meclisinde attığınız ağız dolusu kahkahanın bedeli kaç liradır? Sabah sevgilinin kokusunu duyarak uyanmak için kaç saat mesai yapmak lazım? Bahar geldiğinde açan o ilk çiçekleri herhangi bir müzayededen satın alabiliyor muyuz? Hayır mı? Hoşgeldiniz!

 

   Bu yüzyıl bencillik yüzyılı. Biz kendi hayatlarımızla ilgilenirken, bizim hayatlarımızla ilgilenen birileri olsun istiyoruz. Doğumgünlerimiz, düğünlerimiz, partilerimiz dolsun taşsın, telefonumuz hep çalsın, arayanımız soranımız eksik olmasın ve hiç yalnız kalmayalım istiyoruz. Peki sen bunları hakedecek ne yaptın demezler mi adama? Kimin hayatına ne kadar dokundun? 

 

   Bu dünyada karşılığı ya da bedeli olmayan hiçbirşey yoktur arkadaşlar. Olduğunu düşünen kendini vicdanını kandırmaktan başka birşey yapmaz. Her türlü ilişki aslında bir alışveriştir. Verdiğiniz ya da istediğiniz herşeyin bir bedeli ya da karşılığı vardır. Biri sadece ve sadece sizi mutlu etmek adına birşey yapıyor ise bile bunun karşılığı sizi gerçekten mutlu edebildiğini ona göstermektir.

 

Şimdi... Siz hayatınız için çalışmaya devam edin isterseniz, katılmadığınız davetlere bahaneler bulun, telefonları açmayın, mesajlara cevap vermeyin, mutlu olmak için tüm şartların uygun olmasını bekleyin ve mızmızlanın... Çok yakında yalnızlığınıza ağlamak için omuz aradığınızda size de hoşgeldin diyeceğim...