EgeRSS
29 Temmuz 2010 - 00:04

Bugünlerde hemşeri derneklerine çok iş düşüyor

BENZİNLİKTEKİ görevli otomobilimin camını silerken, “Biraz önce bir araba benzin alırken sürücü memleketi sordu. Bizim oralardanmış. Ayrım filan dedi. Bende ona, Abi ben yıllardır İzmir’de oturuyorum. Bak bizim patronun kaç tane benzin istasyonu var. Binlerce kişi buradan ekmek yiyoruz. Oralara gidip yoksulluk çekmek istemiyoruz...Biz artık asimile olduk  dedim”  diyerek hiç beklemediğim sözler söyledi. 
Önce İnegöl sonra Hatay Dörtyol’da meydana gelen olaylar bundan 35-40 yıl önce Türkiye’yi darbeye götüren olaylar dizisini hatırlatıyor. Kahramanmaraş ve Çorum olayları da aynı şekilde olmuş üç gün öncesine kadar komşu olanlar birbirlerinin kanına susar hale gelmişti. O zamanki provokasyonlar Türk-Kürt  değil Alevi-Sünni çatışmasını tahrik etmek için yapılmıştı. İnegöl ve Hatay’da olduğu gibi karşı görüştekilerin evleri, işyerleri yağmalanmış ve sonunda kan da dökülmüştü.
Türkiye yine çok kritik günlerden geçiyor. Nedeni ne olursa bu provokasyonlara kapılmamak gerek. Biliyoruz ki sonuç koca bir hiç olacak . Dikkat ediyorum, İzmir bazı kesimler tarafından özel olarak her fırsatta gündeme getiriliyor. İzmir’de her şey olabilir yönünde açıklamalar yapılıyor. 
Halbuki İzmir’in ve Türkiye’nin gerçeği benzin istasyonundaki görevlinin anlattıklarında yatıyor. Yıllardır bir arada yaşayan insanların birbirleriyle hiçbir alıp veremedikleri yok. Yapılacak her yanlış hareket ileride pişmanlıktan başka bir şey getirmeyecek. Bu 12 Eylül sonrasında Türkiye’de de böyle oldu. Parçalanan Yugoslavya’nın Bosna-Hersek’inde de... Olaylar ve şiddet güvenlik güçlerinin zor kullanmasıyla durdurulabilir ama sorunun kalıcı çözümünde doğru adres halkın kendisinde.
O nedenle önceki gün İzmir Ticaret Borsası Meclis toplantısında yapılan sivil toplum örgütlerinin bir araya gelmeleri  çağrısı çok önemsiyorum.. İzmir ticaret Borsası toplantısında üyeler, “Van Ticaret Odası’nı, Mardin Ticaret  ziyaret edelim. Onların yöneticilerini buraya davet edelim. Aynı şekilde İzmir’deki Mardinli, Erzurumlu, Trabzonlu, Diyarbakırlı gibi Türkiye’nin dört bir yanından gelip İzmir’de yerleşenlerin kurdukları hemşeri dernekleriyle bir araya gelelim, ortak açıklama yapalım” dediler.
Bence çok doğru bir öneri. Şehirde kimin ne olduğunu en iyi hemşeri dernekleri bilir ve aşırı duygularla hareket eden gençleri, çocuklarını ancak onlar kontrol edebilir. Sorunun çözümü ve oyunu bozma gücü her zaman olduğu gibi yine halkın kendi içinden geleceğine inancım sonsuz...


Kazan-kazan-kazan
SON günlerde Türkiye’de otomotiv sanayinin hayallerini elektrikli otomobiller süslüyor. Bu hayallerden İzmir’e de büyük pay düşüyor. Malum elektrikli otonun yürüyebilmesi için akü gerek. Aküde Türkiye’nin önde gelen ismi ise  İzmir’deki İnci Akü.
İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı Meral İnci Zaim’le sohbet ederken, “Her gün onlarca canlının yok olduğu bir dünya yarattık. Bu durumun daha fazla sürmesi mümkün değil, insanlık doğadan aldıklarını geri verip sürdürülebilir bir çevre yaratmak zorunda. Bunun için de temiz enerji gerek. Artık dünyada yeni slogan win -win-win. Yani sen kazan- ben kazanayım, çevre de kazansın. O nedenle elektrikli otolar hızla yaygınlaşacak dünyadaki eğilim bu yönde” dedi.
Meral Hanım, “2020 yılında dünyadaki otomobillerin yüzde 10’u elektrikli olacak” bilgisini verdikten sonra kendilerinin de yatırımlarını bu gelişime göre hazırladıklarını planladı. Ancak bir sorun var.  Elektrikli otolar için üretilen aküler şu anda çok büyük ve otomobillerde çok yer kaplıyor. Ayrıca şarj edilme süreleri uzun, doldurulduktan sonra araçları götürebildikleri mesafe ise kısa. O nedenle sürekli yeni teknolojik gelişmelere  bakarak yatırım yapmak gerekiyor. Bu da İnci Akü gibi yatırımcı şirketlerin karar vermesini zorlaştırıyor. Meral Hanım, “Bu sene yatırım yaptığınız teknoloji, gelecek yıl çok eski kalabilir. O nedenle yurtdışından danışmanlık hizmetleri alıyor, gerekirse bize en ileri teknolojiyi getirecek yabancılarla ortaklığı bile düşünüyoruz” diyor.
ABD’de Obama yönetimi, zamanında teknolojilerini yenilemedikleri  için kendi pazarında liderliği Toyota’ya kaptıran Amerikan otomobil devlerine kriz zamanında el uzatmadı. Buna karşılık  elektrikli oto üretimi yapan ve elektrikli oto için akü üretenlere destek için 2.4 milyar dolarlık iyileştirme paketi açtı.
Bunun sonucunda, kriz öncesi sadece 500 elektrikli oto şarj istasyonu olan ABD’de 2012 yılında tam 20 bin elektrikli oto şarj istasyonu olacak. Elektrikli oto kullanımını teşvik için bazı bölgelerde ücretsiz akü şarjı bile yapılıyor.
Görüldüğü gibi ABD yönetimi, krizi üretici firmaları  teknoloji geliştirmeye zorlamak için fırsat olarak kullanmış. İzmir ve Manisa otomotiv yan sanayinde hatırı sayılır kadar çok firmaya sahip. İnci Akü gibi geleceğin en cazip pazarlarından biri olacak elektrikli oto devrimini geç kalmadan yakalama fırsatını kaçırmayanlar eski parlak günlerini yakalayabilir.

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
©Copyright 2010