Yazarlar
31.07.2014 - 02:30

Bülent Arınç çözümlemesi

Sitene Ekle
asli.aydintasbas@milliyet.com.tr  |  Aslı Aydıntaşbaş asli.aydintasbas@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Bülent Arınç sahiden ilginç bir figür. Bir söylediğine hak veriyor, diğerinde saçınızı başınızı yoluyorsunuz. Bir gün ”vicdanlı”, ertesi gün katıksız bir Milli Görüş neferi oluveriyor.
Başbakan Yardımcısı bu bayramda da diğer siyasilerin ekranlardan uzak kalışını fırsat bilerek üst üste bombaladı.
İlk mesajı, gözaltına alınan polislerle ilgili Gülen cemaatinin ”Nedamet getirip özür dilemesi” çağrısıydı. Şaşırdım. Çünkü o polislerin geçmiş uygulamalarında hukuksuzluk ve belli komplolar varsa, dün Mehmet Tezkan’ın da hatırlattığı gibi, bu işlerin miladı 2009 yılındaki o meşhur ”Arınç’a suikast” safsatasıdır.
Olayın tamamen düzmece olduğu, amacın bir punduna getirip Genelkurmay’daki ”kozmik oda”ya girmek olduğu o gün de belliydi, bugün de belli. Hatırlarsınız; ”Derin Devlet Fantezileri” el kitabından çıkan senaryo sonunda balon çıktı. Soruşturma havada kaldı. Çünkü elinde manav listesi ve kasadaki domateslerle alışverişe çıktığında gözaltına alınan er de, Arınç’ın evinin numarasını yazan kâğıdı yuttuğu iddia edilen albay da aslında suikast peşinde falan değildi.
Fakat maksat hasıl oldu. Yandaş medyada büyük rüzgârlar estirildi, iktidar sert demeçler verdi; sonunda kozmik odaya girildi. Diğer soruşturmalar, o kozmik oda bilgilerinden sonra çorap söküğü gibi geldi.
Ben ne Arınç ne de iktidar partisinin diğer üyelerinin bu kumpasların önünü açmış olmaktan dolayı özür dilediğini hatırlamıyorum.
Gelelim Arınç’ın bayramda kurduğu ”iffet ve kahkaha” denklemine...
Kimse kusura bakmasın ama bizim kuşaklara, hatta bizim kuşağın İslamcılarına bile yabancı olan taşralı muhafazakâr bakışı bu...  
Geçmiş yazılarıma bakıyorum, Arınç’ı ne zaman eleştirsem, kadın meselesi yüzünden olmuş. Arınç’ın kadınlarla, daha doğrusu güçlü kuvvetli, kendini erkeklerle eşit konuma yerleştiren ve özgüveni olan kadınlarla bir sorunu var. Örneğin milletvekili Emine Ayna’ya ”yaratık”; BDP’liler için ”Onları nasıl kadın sayıyorsunuz?” demiş. CHP milletvekili Aylin Nazlıaka’ya bakınca ”yüzünün kızardığını” söylemiş.
Şimdi kahkaha atan kadınların ”iffetli” olmadığını söylüyor, ardından da kendini açıklamak için ”kocasını bırakıp sevgilisiyle tatile çıkan kadınlar” ve de (40 yıl düşünsem aklıma gelmez) ”direği görünce dayanamayan kadınlar”dan söz ediyor.
Büyük psikolojik çözümlemelere gerek yok. Arınç kadınları sadece sessiz, çıtı pıtı, itaatkâr ve hanım hanımcık görmek istiyor. Bu rol dışına çıktıklarında, ciddi bir tehdit olarak algılıyor. Tehdit algısı o kadar güçlü ki, işi abartıp ”direği görünce dayanamayan” ya da kocasını boynuzlayan kadınlar gibi hayali canavarlardan söz ediyor!
İşin komiği, Arınç’ın ideal toplum modelinde görmek istediği sessiz-itaatkâr kadın tipi, artık kendi partisinde bile kabul görmüyor. Televizyon ekranlarını açarsanız, iktidar partisine oy veren, hatta başörtülü birçok kadının kahkaha attığını, tartışma programlarında kavga ettiğini görürsünüz. Türkiye’deki sosyolojik değişimin bir boyutu da, gazetecisinden siyasetçisine, muhafazakâr kadınların gittikçe varlıklarını ortaya koyuyor, hatta bir anlamda ”özgürleşiyor” olması.
Bunu sosyologlar, psikologlar, siyasiler çoktan gördü de... sanırım bir tek Arınç direniyor.


Yazarlarda Ara
Bul
Dünya hayatının sona ermesine ne ad verilir?
©Copyright 2016 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.