Bülent Ersoy'un 'kürk' cevabı ne anlama geliyor?

Hadise'yle başlayan, Seda Sayan'la devam eden 'kürk' polemiğinde konu döndü dolaştı yine Bülent Ersoy'a geldi. Çeşit çeşit kürkü ve dillere destan stiliyle her daim merak konusu olan Bülent Ersoy, eleştirilere öyle bir yanıt verdi ki, ortalık toz duman!..

Bülent Ersoy'un 'kürk' cevabı ne anlama geliyor?

"Kedi-köpeğin salyasıyla oynuyorlar"

"Kedi-köpeğin salyasıyla oynuyorlar"

Magazin muhabirleri, kürk giydiği için eleştirilen ve hatta hakaretlere maruz kalan Bülent Ersoy'a, "Hukuki süreç başlatacak mısınız?" diye sordu. Bunun üzerine 'Diva' da adeta ağzına geleni söyledi...

Ersoy, kürk giydiği için kendisini eleştirenlerin 'normal' olduğunu belirtip "Onların hasta ruhlu insanlar olduğunu düşünüyorum. Onlar; hayvanla öpüşen, kedi-köpeğin salyasıyla oynayan kişiler" dedi.

"Bu kürkler ülkeye nasıl giriyor?"

"Bu kürkler ülkeye nasıl giriyor?"

Kendisini normal bulduğunu söyleyip, kendisi gibi düşünmeyenlere 'hasta' teşhisi koyan Bülent Ersoy, "Bu kürkler ülkeye nasıl giriyor, araştırsınlar. Yoksa kendileri çalar kendileri oynar" dedi.

Yani "Bu mesele benlik değil" diyerek başarılı bir manevraya imza attı. Aslında doğru. Ülkede tek gerçek kürk giyen Bülent Ersoy değil.

Ustaca bir manevra

Ustaca bir manevra

Hayvanların çektiği eziyetlere kayıtsız kalamayan kitle Bülent Ersoy'u eleştirebilir. Ama ülkede, hatta dünyada kürk giymeyi seven tek kişi o değil. Kaldı ki 'giyilebilen', yani paranız varsa 'ulaşılabilen' bir şey kürk...

Eleştiri oklarının hedefinde olan Bülent Ersoy'un bu manevrasını zekasıyla açıklamak mümkün. Genel kuraldır. Top size gelir ama siz topa girmez, konuyu bir üste taşıyıp genelleştirirsiniz. Bülent Ersoy da bu stratejiyi uygulamış.

"Ağrı Dağı'nın zirvesinde oturuyorum"

"Ağrı Dağı'nın zirvesinde oturuyorum"

Açıklamalarında önce tepki çekecek şöyler söyleyen, sonra bir şekilde konuyu akıllıca göğsünde yumuşatan 'Diva', son söylediği sözlerde ise bir kez daha haksız duruma düşüyor: "Benim kürke ihtiyacım yok" diyor ama sonra... 

"Ben yine alımlı, yine güzelim. Ağrı Dağı'nın zirvesinde oturuyor, ayaklarımı sallıyorum. Aşağıdan sinek vızıltıları geliyor ama ben duyamıyorum..."

Yerden göğe kadar haksız bulduğum cümleler bunlar.

"Olmadı bir de Miami" bile yapabilir...

"Olmadı bir de Miami" bile yapabilir...

'Diva'lık mertebesine sanatıyla gelen bir ismin "Sinek vızıltıları geliyor, duyamıyorum" ya da "Ağrı Dağı'nın zirvesindeyim" gibi sözler söylemesi biraz komik.

Bülent Ersoy, "Sana kırmızı çok yakışıyor", "Olmadı bir de Miami yaparım" gibi laflar edecek insan mı? Değil. Olmamalı en azından.

Bu yüzden maalesef kibirli bir imaj çizmesi üzücü. Diva'mız, başımızın tacı ama kendisine yönelik eleştirilere karşı takındığı tavrın daha olgun, daha sakin olması gerekir.

Hayvanseverleri genelliyor

Hayvanseverleri genelliyor

Söz konusu hayvan hakları olduğunda "Hayvanları seviyoruz ayağına duyar kasıyorlar" diye düşünmek de müthiş bir 'insanlık' belirtisi... Bülent Ersoy, "Bana saldıran sözde hayvanseverler hasta ruhlu insanlar. Hayvanla öpüşen, kedi-köpeğin salyasıyla oynayan kişiler" diyerek hayvanseverler üzerinden bir genelleme yapıyor.

Ben bugüne kadar hiçbir hayvanla öpüşmedim, koklaşmadım... En fazla şöyle uzaktan, kibarca sevdim. Ne besledim ne de büyüttüm. Kedi ya da köpeklerin salyasıyla hiç haşır neşir olmadım. Ama tüm bu 'yaşanmamışlıklar', hayvanları sevdiğim gerçeğini değiştirmiyor... Hayvanların bir bakışını, pozunu, numarasını, oyununu, insanlara değişmem. 

Egosu izin vermiyor

Egosu izin vermiyor

Bülent Ersoy, hızını alamayıp Nusret Gökçe'ye de birkaç kelam ediyor; "O çocuk eskiden çantalarımı taşırdı. Fakat şöhreti kendi hakkı ve zekasıyla kazandı" diyor.

Dünya çapında fenomen olmayı başaran Nusret'e "Ben" diliyle hitap etmesi müthiş bir benmerkezcillik. Sonuçta Bülent Ersoy bir sanatçı. Egosu olacak. Ama dizginlenemeyen bir durum var ortada.  

Bülent Ersoy, Nusret Gökçe'nin başarısından kendisine pay çıkararak ve hayvanseverleri küçümseyerek ne yazık ki 'doğru' bir profil çizmiyor, çizemiyor.

Çünkü egosu izin vermiyor. 

Keşke daha yapıcı olsa...

Keşke daha yapıcı olsa...

Biliyorum çok zor ama Bülent Ersoy daha yapıcı tavırlar sergilese, daha tatlı, daha şahane olmaz mı? Bütün Türkiye'nin 'Diva' diyerek başına taç ettiği bir usta neden daha sıcak, daha uyumlu olamıyor?

Biraz geri adım atsa Bülent Ersoy'u daha çok sevmez miyiz? "Bir ben bir Alllaaaaah biliyor!" diye ortamlarda Bülent Ersoy milliyetçiliği yapmaz mıyız?

Bülent Ersoy'un 'kürk' cevabı, egosunun standart düzeyde olmadığını bir kez daha hatırlatıyor bizlere. Üzücü ama gerçek bu... Ya onu böyle kabul edeceğiz ya da bir kez tutumunu eleştireceğiz...

twitter.com/mayksisman
instagram.com/mayksisman
youtube.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak