15.06.2018 - 01:30 | Son Güncelleme: 15.06.2018-1:30 A-A+

‘Burcu’yla kendimi iyi hissediyorum’

Fırat Parlak, Burcu Kara’yla evlendikten sonra hayatının değiştiğini söyledi. Yapımcı, “Burcu, kendime, işime ve aileme odaklanmamı sağladı. Onunla birlikteyken ruhen daha iyi hissediyorum” dedi.

‘Burcu’yla kendimi iyi hissediyorum’

Sercan Kısmet

2.5 senedir evli olan Burcu Kara ve Fırat Parlak, bayram röportajı için evlerinin kapılarını ilk kez  CADDE’ye açtı. Başarılı çift, aralarında ‘sen-ben’ kavgası yaşanmadığı için mutlu bir evlilikleri olduğunu söyledi. Gelenekleri devam ettirdiklerini belirten Parlak, “Eski bayramlar gibi yaşıyor ve davranıyoruz. Aileler sık görüşüp, ilişkileri koparmazsa, çocuklar da o havaya giriyor” derken, Kara ise, “Yeni kıyafetlerini alıp, önemli bir gün olduğunu bebeğime kodlamak istiyorum” şeklinde konuştu. Çiftle, evlilikleri, oğulları Ali ve evdeki hayatlarıyla ilgili sohbet ettik.

- Son dönemlerde neler yapıyorsunuz?

Burcu Kara: YouTube kanalımı açtım ve hayatımda yeni bir heyecan oldu. Sevenlerim ve takipçilerime oradan ulaşıyorum, her konuya değiniyorum. Kemik ve sadık bir kitle oluştu.

Fırat Parlak: Yoğun çalışıyoruz. ‘Geleceğin Starı’ programı yakında ekranda olacak. Ocak ayına hazırladığımız bir dizimiz var, ayrıca ağustos sonuna doğru başlayacak bir televizyon programı... Daha önce çektiğimiz ‘İlk Buluşma’ ve ‘Tolgshow’u yayınlayacağız. Reklam çalışmalarımız da devam ediyor.

Oğlunuz Ali doğduktan sonra ekrana ara verdiniz. Ne zaman kamera karşısına geçmeyi düşünüyorsunuz?

B.K.: Görüşmelere başladım, senaryo okuyorum. Yeni sezonda güzel bir diziyle ekranda olmak istiyorum.

- Eşinize kendi projelerinizde yer vermeyi düşünüyor musunuz?

F.P.: Ona uygun bir senaryo olursa, tabii ki... O zaten başlı başına bir star olduğu için bize gerek kalmadan, kendisine çok proje geliyor. Oyunculuğunu beğeniyorum. Kimse fazla bilmez ama özellikle komedide çok başarılı. Tiyatroda  komedi oynamıştı, nefisti.

B.K.: Fırat iyi, merhametli ve dürüst bir yapımcı. Çalıştığı herkese saygı duyan biri. Onunla çalışmak isterim. Kafasında çok güzel bir hikaye var, içinde kesin yer almalıyım.

- Yapımcı olarak eşinize fikir verir misiniz?

F.P.: O konuda kendisine karışmıyorum. Bu işler kısmet. Zaten tüm projeleri bilsem, bir kanal açar dünyanın en zengin insanı olurum. Burcu, hissetme konusunda  benden daha iyi. Ben, biraz kalıplarımın dışına çıkmakta zorlanıyorum.

B.K.: Fırat’ın çok iyi bir senaryo matematiği var. Bu konuda benim için bir nimet.

- Yoğun çalıştığınız için ailenize vakit ayırmakta zorlanıyor musunuz?

F.P.: Ne kadar yoğun olursam olayım, akşam 18.00’de ofisten çıkarım. Hafta sonu çalışmıyorum. Sektörde bunun esprisini yapıyorlar. Burcu’dan  dolayı, eve erken gitmek istiyorum.

- 2.5 senedir evlisiniz. Bu süreçte hayatınızda neler değişti?

F.P.: İyi yönde çok şey değişti. Evli olmadığım zaman sıkılıyordum. Burcu’yla güzel vakit geçiriyoruz, mutluyuz. İş yaparken bile huzurluyum. Evli olmadan önce, işi yapmak için yapıyordum. Burcu kendime, işime ve aileme odaklanmamı sağladı. Ruhen kendimi daha iyi hissediyorum.

Evde kimin sözü geçer?

F.P.: Genelde evle  ilgili her şeyi eşim halleder. Kıyafet ve parfümümü  bile o seçer. Büyük karar alınacaksa bile, süreç içerisinde konuyu konuşa konuşa pişirdiğimiz için kimin karar verdiğini bile bilmiyoruz.

B.K.: En mantıklı neyse o yapılır. Fırat aşırı yoğun, ben de müsait olduğumda işleri hallediyorum, patron ise o... (Gülüyor) Bu ilişkide egolarla değil, mantıkla ilerliyoruz. Yani ‘sen-ben’ diye bir şey yok.

- İkiniz de alanlarında başarılı insanlarsınız. Ego savaşı oluyor mu?

B.K.: İkimizin de bir kitlesi var. Fırat’a çok saygı duyuyorum ve hayranıyım. Ona sormadan hiçbir şey yapmam. İlişkimizi aşağıya çekmek gibi bir durumumuz yok. Tam tersine destekliyor, sevip, sayıyor ve  büyütüyoruz. Fırat’tan sonra kimseye ihtiyaç duymamaya başladım.  Her şeyi paylaşınca, daha güzel oluyor. İlişki ‘Ben’  değil, ‘Biz’ dediğinde yürüyor. Kendi özel alanlarımıza da saygı duyuyoruz. Bazı projelerini en son ben duyarım, sıkmam onu. Yoğun olduğunda aramam, sıkmak istemem. Hayatta en korktuğum şey, insanların benden sıkılmasıdır.

‘Yemek yaparken kafam dağılıyor’

- Romantik bir evlilik teklifi yaptınız. Gerçekte de böyle biri misiniz?

F.P.: Adamına göre değişir. Burcu’ya karşı romantik olmak gerekiyor. Ben de kendimi romantik bilmiyordum ama öyleymişim. Aşk yüzünden sanırım. Burcu’dan sonra değiştim.

- Yemek yapar mısınız?

F.P.: Yemek yapmayı severim çünkü kafam dağılıyor. 

B.K.: Fırat’tan önce çok yemek yapardım. Artık sadece masayı hazırlıyorum. Onun yamağı oldum. Yemek konusunda ciddi başarılı...

 

‘Ali’nin bebek olma lüksü yoktu’

- Fenerbahçe seçimleri sırasında Ali Koç’a destek olduğunuzu belirtip, oğlunuzun yüzünü ilk defa sosyal medyadan paylaştınız... 

B.K.: Fenerbahçe için feda ettik...  Ne kadar gizlesem de, kamera  önünde büyüyecek. Anne olduğum için herkesin gözüne sokmak istemedim onu. Ali için hayattaki en önemli anlardan biri haline geldi. 

F.P.: Üstelik seçimi Ali Koç kazandı. Benim için Ali’ler dönemi oldu. Eski başkan Ali Şen’le Ali Koç’un kazanması için çalıştık. Kayınpederimin ismi de Ali...

- İkinci çocuğu düşünüyor musunuz?

B.K.: Üç gün sonra bile ne yapacağımız belli değil, planlı yaşamıyoruz. Çocuk hayatı güzelleştiriyor. Önemli olan onu doğurmak değil, dünyaya geldikten sonra neler kazandırabildiğin... Gönül ister ki, bir tane daha olsun ama hayat ne gösterir bilemeyiz.

F.P.: Bir ya da iki çocuğum daha olursa mutlu olurum. Ama şu an öyle bir düşüncemiz yok.

- Evlatlık edinebileceğinizi söylemiştiniz. Hâlâ düşünüyor musunuz?

B.K.: Kendimi çocukluğumdan bu yana doğurup, anne olmaktan çok, evlat edinmeye daha yakın buluyorum. Ali olmasına rağmen bu hissim devam ediyor. Çocuğu bulunmayan insanların evlat edinmemesini anlamıyorum. Başka birinin doğurduğu çocuğu da sevebilirler.

- Ebeveyn olmak size neler kazandırdı?

F.P.: Ev hayatı daha keyifli geçiyor. Ali, doğduğundan bu yana setlere ve program çekimlerine geliyor. Uçağa binmeyi sevmediğim için tüm şehir dışı işlerine aracımla gidiyoruz. Herhalde Ali kadar gezen başka çocuk yoktur.

B.K.: Ali’nin bebek olma lüksü yoktu. Büyük insan gibi bizimle takılıyor. Kendi kendine oynayabilen bir çocuk.

‘Bayramda kalabalık olmayı seviyoruz’

- Bayramda ne yapacaksınız?

F.P.: Aileleri ziyaret edeceğiz.

B.K.: Bayramda kalabalık olmayı seviyoruz. Her şey, paylaşınca güzel. Yoğun sezon öncesi, aile ziyaretlerinden sonra 1-2 gün tatile çıkacağız.

- Eski bayramlar yok... Ali’ye geleneksel bayram ritüellerini nasıl anlatacaksınız?

F.P.: Biz, eski bayramlar gibi yaşıyoruz ve davranıyoruz. Aileler sık görüşüp, ilişkileri koparmazsa, çocuklar da o havaya giriyor. Eski bayramları anlatarak, yaşatamayız.

B.K.: Ne yaşarsak, onu bilecek. Ben de her bayram öncesi yeni kıyafetlerini alıp ve önemli bir gün olduğunu bebeğime kodlamak istiyorum.

- Bayram kıyafetini aldınız mı?

B.K.: Ailede herkes alıyor. Biz neredeyse bir şey almadık. ‘Bir çocuğu köy büyütür derler’ ya, Ali’yi ise ülke büyüttü!

 

 

 

Etiketler
Bilgi YarışmasıAğza bir hamlede götürülen yiyecek parçasına ne denir?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.