
|
|
|
 |
|
|
Tehlikeli suların 'akıncıları'
Dört işadamı bir araya geldi ve Key Internatıonal'ı kurdu. Şirket, müşterileri için Irak, Gürcistan gibi ticaret yapmanın riskli olduğu ülkelerde riski en aza indirecek tedbirleri alıyor. Onlar iş yapmanın tehlikeli olduğu ülkelerde yatırım yapacak Türk işadamlarına, yatırım - ihracat - ithalat yaparken zarar etmemek, canlarını yitirmemek, kaçırılmamak, dolandırılmamak, kâr etmek, kârı Türkiye'ye kayıpsız transfer etmek konusunda A'dan Z'ye rehber oluyorlar
ŞAZİYE KARLIKLI
Günümüzde uzmanlık alanları o kadar çeşitlendi ki, insanların işlerini genel tanımlarla açıklayamıyorsunuz. Mesela; biri 'işadamıyım' dese, ister istemez, 'hangi işin adamısın' diye sormak gerekiyor. Mete Yarar, Alp Dündar, Kerem Oba ve Noyan Soyak. Bu dört isim de işadamı. Hangi işin adamları olduğuna gelince; biraz 'değişik' işleri var. En azından Türkiye için yeni, duyulmadık ve denenmedik bir iş yapıyorlar. Onlara iş dünyasının 'koruyucu hekimleri' ya da 'akıncıları' demek mümkün.
Dünyanın riskli bölgelerinde iş yapan Türk yatırımcılarına (ki buraları Türkiye'nin komşuları oluyor) pazar araştırması, güvenlik, lojistik, finansman konularında danışmanlık veriyorlar. Danışmanlık sözü aslında yaptıkları işi tam olarak anlamamıza yetmiyor. Onlar iş yapmanın tehlikeli olduğu ülkelerde yatırım yapacak işadamlarına, zarar etmemek, canlarını yitirmemek, kaçırılmamak, dolandırılmamak, kâr etmek, kârı Türkiye'ye kayıpsız transfer etmek konusunda A'dan Z'ye rehber oluyorlar. İş tanımları; işadamlarının yatırım yapacakları ülkelerde mallarına ve canlarına 'helâl gelmemesi'...
Koruma görevlerini yapabilmek için de söz konusu tehlikeli ülkelere önce onlar gidiyorlar. Artık hedef ülkede neyi araştıracaklarsa didik didik ediyorlar, görüşmeler, anlaşmalar yapıyorlar. Tüm koşulları görüp, gerekli risk hesaplamaları yaptıktan sonra da dönüp ilgili müşterilerine bilgi veriyorlar. İşin bu tarafıyla da Osmanlı'nın akıncılarına benziyorlar.
Biri binbaşı, diğeri iş konseyi başkanı
Nedenleri ne olursa olsun, dünyadaki hiç kimsenin Irak'ta tatil yapmaya can atmayacağı kesin. Ama işadamları için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Özellikle de Türkiye'deki işadamlarının. Eğer para kazanmak istiyorlarsa dünyanın riskli sayılan bölgelerinde yani Irak'ta, Ukrayna'da, Rusya'da, Bulgaristan'da, Ukrayna'da, Azerbaycan'da ya da benzeri koşullardaki ülkelerde buluyorlar. Ve yine eğer, doğru yerde, doğru partnerlerle, doğru anlaşmalar yapmamışlarsa para kaybediyorlar, para kaybetmek bir yana bazen canlarını bile yitiriyorlar.
İşte bölgemizin bu 'ahvali' Türkiye'de yeni bir işin kapısını araladı. Mete Yarar, Alp Dündar, Kerem Oba ve Noyan Soyak biraraya geldi. Risklere karşı Türk girişimcilerini korumak gibi bir işe soyundular. Oluşturdukları sinerjinin adını da 'Key International' koydular. Türkçe adları da tahmin edebileceğiniz gibi: 'Anahtar'...
Anahtar'ın hangi işlerin kapısını açtığını öğrenmeden önce, bu işe soyunan işadamlarını kısaca tanıyalım.
Mete Yarar, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde 'binbaşı' rütbesiyle çalışırken, ayrılmış. Bu organizasyonun daha çok 'güvenlik' ayağı ile ilgili. Zaten söz konusu ülkelere bakınca güvenlik organizasyonunun önemini tartışmaya pek gerek yok. Kerem Oba, bu sinerjiye Capital Events şirketiyle katılmış.
Söz konusu şirket turizm hizmetleri konusunda faaliyet gösteriyor. Alp Dündar, ODTÜ çıkışlı bir işletmeci. Bu sinerjinin finansman organizasyonu ondan soruluyor. Noyan Soyak içlerinde en tanınmışı. Türk - Ermeni İş Konseyi Başkanı olarak daha önce kamuoyunun önüne çıkmıştı. Ama 'tanımadım' diyorsanız da haklısınız, malum nedenlerle Ermenistan'la 'iş vaziyetleri' çok da parlak değil. Bu nedenle basının önüne şimdiye kadar 'azıcık' çıktı.
İşte bu isimler yanlarında 35 çalışanlarıyla birlikte böylesine yeni bir işe soyundular. Yeni, derken elbette Türkiye'yi kast ediyoruz. Örneğin İsrail'de benzer bir işi Mossad'a bağlı bir birim yapıyormuş. Tabii ki sadece İsrail vatandaşı olan işadamları için. Batılı ülkelerde benzeri pek çok şirket 'şıkır şıkır' çalışıyor. İsimlerinin yanında da 'ekonomik strateji company' filan yazıyor.
Riskli ülkelerde risksiz ticaret
"Siz ne iş yaparsanız?" sorusunu Mete Yarar yanıtlıyor:
"Biz yakın komşularımıza yatırım yapacak yatırımcının özellikle de küçük yatırımcının korunma ihtiyacı içinde olduğunu gördük. Korunma derken, sadece 'fiziki' korunmadan söz etmiyorum. Ama Irak'taki ölümleri, Gürcistan'daki ya da başka bir ülkedeki kaçırılmaları görünce işin içine fiziki korumada giriyor elbet. Ama fiziki korunma kadar ekonomik korunma da önem kazanıyor. Kamuoyunun ne kadar ilgisini çekti bilmiyorum ama, dünyada demir fiyatları yükselince, bölgemizde inanılmaz bir hurda ticareti başladı.
Ermenistan'dan, Irak'tan, Azerbeycan'dan büyük hurda alımları oldu. İşi zaten hurda ticareti olan, bu konuda uzmanlaşanlar, çok fazla kayba uğramadan ticaretlerini sürdürdüler ve para kazandılar. Bunu duyan küçük girişimciler de bu ticaretin peşine düştüler. Ancak bir dış ticaret departmanları bile olmadığından, en ufak bir araştırma bile yapmadılar. Ve neredeyse hepsinin sonu hüsran oldu. Hurda yüzünden söz konusu ülkelerde müthiş paralar gitti. Ne kadar gitti? diye sorarsanız kesin rakam veremem, kayıtlara geçmedi.
Adam Irak'tan hurda almak için parasını peşin ödüyor, malı Türkiye'ye gelmiyor. Gidip hakkını nerde arayacak ki... Irak'ın durumu diğerlerinden elbette çok farklı. Ama diğer ülkelerde de piyasa ekonomisine geçiş sürecinde oldukları için epey sorun yaşanıyor. Örneğin bir günde bir malın gümrük vergisi yüzde 10'dan yüzde 20'ye çıkabiliyor. Zaten adam yüzde 10 kâr edecekse, kârı bir anda ortadan kalkabiliyor. Daha da kötüsü o malın ülkeden dışarıya çıkartılması yasaklanabiliyor.
Bir anda ortada kalıveriyor. Mafya, dolandırıcı konularını hatırlatmıyorum bile. Çünkü en gelişmiş ülkelerde bile küçük yatırımcılar için mafya da dolandırıcı da 'hazır bekliyor'. Mafya ya da benzeri sorunları sadece bu ülkelere özgüymüş gibi göstermek doğru değil. İşte biz, bu sorunlarla karşılaşmak istemeyen riskli ülkelerde risksiz ticaret yapmak isteyen yatırımcılara yaptığımız kontratlarla hizmet veriyoruz.
Bir kaç türlü hizmetimiz var. İsteyen firmaya, yatırım ya da ticaret yapacağı ülke ve alanla ilgili genel bir araştırma yapıyoruz. İsteyene bu genel araştırmayı özelleştiriyoruz. Uygun partner bulmaktan, yatırım alanını saptamaya, ya da o yatırım alanıyla ilgili gelecekte ne tür değişimler yaşanacağına kadar çok özelleştirilmiş bir araştırma yapabiliyoruz. Gerekirse yatırım alanı bile önerebiliyoruz.
Yine talep eden için bizzat işin içine giriyoruz. Yani o yatırımda çalışacak elemanı tespit etmekten, işadamının kalacağı otelin rezervasyonu ya da işin fiziki korunmasına, lojistiğine kadar her türlü riski def edecek ya da işin uygulanmasını sağlayacak hizmeti veriyoruz. Bu tümüyle taleple ilgili. Hangi bankayla çalışması gerektiğinden, diliyorlarsa onlar adına şantiye kurmaya, hatta işçilerin konaklayacağı air condination'larla uygun ısıya getirilmesini önermeye dek hizmetimiz geniş bir yelpazeye yayılıyor.
Unutulmaması gereken bir şey var. Söz konusu ülkeler batılı ülkelerden farklı olarak gelenek ve göreneklerin güçlü olduğu ülkelerdir. Siz oraya gittiğinizde sadece bir işe ortak olmazsınız aynı zamanda o kültüre de ortak olursunuz. Aksi olması mümkün değil. O insanların kültürlerini anlamak ve paylaşmak zorundasınız. Nerede ne yapılır, nasıl oturulur, nasıl kalkılır bilmeniz lazım."
Yatırımcıların karşılacakları olası sorunları Key International nasıl hallediyor? Mete Yarar bu soruya kısaca 'organizasyonla' diye yanıtlıyor. Key International bu ülkelerde çeşitli işbirliği sözleşmeleri yapmış. Örneğin; Irak'ta güvenlik şirketleriyle anlaşmışlar. Bu ülkelerde neye ihtiyaç duyuluyorsa, bu ihtiyaca yanıt verecek ilgili kişi ya da kuruluşlarla işbirliği yapıyorlar. Ve bu işbirlikleri de anlaşma yaptıkları girişimcilerin hizmetine sunuluyor.
Anahtar hangi kapıları açtı
Key International'ı kuranların iş geçmişleri eskiye dayanmakla birlikte şirket henüz 2004 yılının sonunda kurulmuş. Yani henüz çok yeni. Ama buna rağmen iş yapmayı başarmışlar. Mete Yarar müşterilerinin adını, müşterileri ticari nedenle izin vermedikleri için açıklamıyorlar ama yaptıkları işlerden örnekler veriyor. Örneğin; bir müşterileri için 'çok özel bir malın' Irak'ın içerisine kadar güvenle taşınma operasyonunu yönetmişler. İki otomotiv firması için bölgede ihracat araştırması yapmışlar. Ve bu ihracatın gerçekleşmesine nezaret etmişler. Gıda sektöründeki firmalara ihracat desteği konusunda danışmanlık yapmışlar. Mete Yarar şu anda hurda işindeki salgının sona erdiğini ve ağaçkereste ticaretinin yoğunlaştığını söylüyor. Örneğin bir müşterileri için Bulgaristan'da araştırma yapmışlar. Müşterileri şimdi Bulgaristan'da orman satın almış. Mete Yarar'dan Bulgaristan'da orman sahibi olan işadamıyla röportaj yapmak için söz aldık.
Dünyadaki her yeni gelişme, yeni bir kapı açıyor. Güvensiz dünyanın kapısından şimilik Key International girmiş. Onlar yeni bir iş yapıyorlar. Sonucunu hep birlikte göreceğiz.
|
|
|

|
|