PazarRSS
30 Ocak 2010 - 19:21

Büyüklere masallar

Yalvaç Ural 7’DEN 77’YE OKUL DIŞI BİLGİLERyural@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Sözlü anlatım dönemine ait masalların, fabl dediğimiz hayvan masallarının hemen hemen hepsi yetişkinler için yazılmıştır. Yazılı edebiyat döneminde orijinal biçimleriyle bu masallar derlenmiş, çocuklara uygun olduğu düşünülenler yeniden yazılmış, çocuk yazını içinde yerini almıştır. Yetişkinler için yazılmış bazı masallara da, çocuklar sahiplenip çocuk edebiyatına katmışlardır.
Çocukların kendi yazın dünyalarına kazandırdıkları o kadar çok eser vardır ki, saymakla bitmez. Bunların çoğu yetişkinler için yazılmıştır; ama bugün hepsi çocuk edebiyatının önemli eserleri arasında yerlerini almışlardır. Örneğin “Pinokyo”; La Fonten’in, Beydaba’nın, Ezop’un ve Mevlana’nın hayvan masalları... “Oliver Twist, Mobidik, Robinson Crusoe, Define Adası, Don Kişot, Küçük Kadınlar, Tom Sawyer’in Maceraları” gibi ünlü eserler buna en güzel örnektir... Hatta Nasrettin Hoca fıkraları bile yetişkinler için anlatılmıştır. Çocuklar kendilerine yakın buldukları fıkraları sevmiş ve kendileri için öznelleştirmişlerdir.
Yetişkinler masallara çocuklardan çok daha fazla düşkündürler. Belki de efsanelerin, mitolojinin, destanların bu kadar zengin ve yaygın olmasının gerçeği bunda saklıdır.
Rus yazar Saltıkov Şçedrin’in kendi kadar ünlü “Büyüklere Masallar” adlı bir kitabı vardır. Şçedrin masalı, yaşadığı dönemin zor koşulları karşısında kendisine bir anlatım yolu olarak seçmiş ve büyüklere söylemek istediklerini masal yoluyla anlatmıştır. Bu, La Fonten fablları, “Binbir Gece Masalları” için de geçerlidir.
*  *   *
Amerikalı yazar Richard Shenkman’in yazdıklarına bakarsak, yetişkinler masallara, efsanelere, tarihi öykülere çocuklardan daha çok inanıyorlar, onların doğruluğunu da tartışmadan kabul ediyorlar. Oysa çocuklar, ilk gençliğe adım attıklarında “Kırmızı Şapkalı Kız” masalını yerden yere vurup, kurdun karnından çıkan bir anneanne palavrasını, masal motifi içinde dahi olsa aptalca bulabiliyorlar. Yani, çocuk büyüdükçe, yanlış masalın çemberinden kendini kurtarıyor; büyükler üzerinde bile düşünmeden kabulleniyorlar.
İşte Shengman’ın “İnsanlık Tarihinin Büyük Yalanları” kitabındaki tahta at yalanına göre, Truva Savaşı hiç yapılmadı; yalnızca Homeros’un destanıyla ortaya çıkan bir bilgi bu. Ayrıca Homeros’un yaşadığıyla ilgili gerçek bir kanıt da yok. Yazar, “19. yüzyılda ve 20. yüzyılın başlarında yapılan pek çok arkeolojik kazıda, en az dokuz Truva şehri bulunduğunu, ancak bir tahta ata ve Helen adında güzel bir kraliçeye; aşil topuğu yüzünden güçsüz düşen bir kahramana dair bir kanıtın olmadığını” söylüyor.
Yine, “ Yunanlılarla Truvalıların birbirleriyle savaşmış olabileceklerini, ama yüksek duvarlarla çevrili bir kentin önünde yüz on bin kişilik bir ordunun on yıl bekleyerek savaşmasının akla uygun olmadığını” belirtiyor.
Kaldı ki, efsaneye göre, Truvalı Helen, Tanrı Zeus’un kızı ve bir kuğu yumurtasından çıkmış... Sanki gerçek değil de, bir mitoloji kahramanı... Olay, MÖ 8-9. yüzyılda geçiyor. Homeros, bilgiler doğruysa, savaşı dört yüzyıl sonra anlatıyor.
*  *   *
Hiçbir kanıtı bulunmayan, kulaktan kulağa aktarılarak günümüze kadar gelen bu “yetişkin masalı” diyeceğimiz mitolojik öykü sizce ne kadar doğru olabilir?..
Demek ki yetişkinler, masalları  sorgulamıyorlar ve çocuklardan daha çok inanıyorlar... n

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
Voleybolda oyunu başlatmak için atılan atışın adı nedir?
Markapon
©Copyright 2010