1-7 NiSAN KANSER HAFTASI - SIK GÖRÜLEN ERKEK KANSERLERi

Prostat, testis, mesane ve böbrek kanserleri, erkekler için en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Erkek kanserlerinin görülme oranları Türkiye’de giderek artıyor

Erkek kanserleri, geç kalındığında üremeyi ve cinsel sağlığı tehdit ediyor, en önemlisi ölümle sonuçlanabiliyor. Ancak tıp dünyası bu kanser türlerine karşı çaresiz değil. Kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi yöntemlerdeki gelişmeler sayesinde ileri evre kanserlerde bile hastanın hayatı kurtulabiliyor veya uzun yaşam süreleri sağlanabiliyor.
Acıbadem Maslak Hastanesi’nden üroloji uzmanı Prof. Dr. Ali Rıza Kural, erken tanı ve tedavinin tüm kanser türlerinde olduğu gibi, erkeklerdeki kanserlerde de yaşamsal önem taşıdığını belirtiyor. Kural, erkek kanserleri hakkında bilgi verdi:

PSA TESTİ HAYAT KURTARIYOR


Erkeklere özgü kanserler arasında ilk sırada prostat kanseri yer alıyor. Erkeklerin aksatmamaları gereken PSA (Prostat Spesifik Antijen) testi, yaklaşık her 6 erkekten 1’inde görülen prostat kanserinde hayat kurtarıyor.
Risk faktörü olmayan her erkeğin hiçbir sağlık yakınması olmasa bile 45 yaşından itibaren, ailesinde prostat kanseri olanların ise 40 yaşından itibaren her yıl PSA testi yaptırmaları gerekiyor.
Prostat kanseri erken evrelerde belirti vermiyor. Ancak ileri evrelerde kemiklere yayıldığında veya idrar yolunu tıkayacak duruma geldiğinde ağrı, idrar yapmada zorluk, akım hızında azalma ve sık idrara gitme gibi şikayetler oluşturuyor.
Özellikle kolesterol bakımından zengin beslenme prostat kanseri için risk oluşturuyor.
PSA testi ve rektal muayene, erken tanı konmasını sağlıyor. Erken tanı konulan hastalarda cerrahi tedavi ile şifa bulma oranı oldukça yüksek.
Yaş ve tümörün evresine göre radyoterapi ile hormon tedavisi de uygulanıyor. Robotik cerrahi, gelişmiş ülkelerde açık cerrahinin yerini almış durumda.

ERKEN TANI İLE ÜREME ETKİLENMİYOR
Erkeklerde görülen diğer bir kanser türü de testis tümörleri. Genellikle tek taraflı, çok ender de çift taraflı olabiliyor. Bu tip kanserler daha sıklıkla 20-30 yaşlarında görülüyor.
Bu kanserlerin ‘seminom’ ve ‘nonseminomatöz’ olmak üzere iki türü bulunuyor. Testis tümörlerinin oluşumunda çevresel etkenler rol oynamıyor, hastalık belki de doğuştan itibaren testisin içindeki hücrelerin farklı yönde gelişmesi sonucu oluşuyor. Hasta, hekime genellikle yumurtada şişlik yakınmasıyla gidiyor. Kanser biraz daha ilerlemişse bu tabloya ağrı da ekleniyor.
Bazen de gençlerde çok yaygın olarak görülen ‘varikosel’ hastalığına bakılırken, tanı tesadüfen konuyor. Erken tanı konulmuşsa ve diğer testislerden biri sağlamsa, hastada üreme sorunu yok denecek kadar az oranda görülüyor. Ancak ileri evrede uygulanan kemoterapi, sperm sayılarını azaltıyor.
Hasta, baba olmak istiyorsa kemoterapi tedavisinden önce sperm dondurma yöntemini tercih edebiliyor.

ERKEN EVREDE TANI iLE BÖBREKLER KORUNUYOR

Böbrek kanserleri de erkeklerde sık görülen kanser türlerini oluşturuyor. Günümüzde böbrek kanserlerinin yüzde 75-80’i check-up sırasında yapılan ultrasonografide tesadüfen saptanıyor. Bunun nedeni, çapı dört cm. altındaki böbrek tümörlerinin çoğunlukla belirti vermemesi. Şişmanlık, sigara ve hipertansiyon ise risk oluşturan faktörler arasında yer alıyor.
Erken evrede böbreğin sadece tümörlü bölümünü alıp normal dokusunu muhafaza etmek mümkün olabiliyor. Ancak ileri evrelerde böbreğin tamamen çıkartılması gerekiyor.

MESANE TÜMÖRLERİ TEMİZLENEBİLİYOR

Mesane kanserleri, idrarda kanamayla kendini gösteriyor veya başka bir nedenle çekilen bir ultrason, tomografi veya MR ile tesadüfen saptanıyor. Erkeklerde kadınlara oranla dört kat daha fazla ortaya çıkıyor. En önemli risk faktörü, sigara. Mesane kanserlerinin çoğu yüzeysel olup, endoskopik, yani kapalı ameliyatla temizlenebiliyor ve gereken hastalarda ek tedaviler uygulanabiliyor. Ancak derin tabakalara geçmiş durumlarda mesaneyi tamamen çıkartmak ve/veya kemoterapi ile radyoterapi uygulamak gerekebiliyor.

KENDİNİZİ KORUMAK İÇİN BUNLARI YAPIN

* Kan basıncınızın ideal düzeyde kalmasını sağlayın
* Sigarayı kesinlikle bırakın
* Akdeniz tipi beslenmeye özen gösterin
* Unlu, şekerli ve yağlı besinlerden uzak durun
* İdeal kilonuzu koruyun
* Kırmızı eti ölçülü miktarda yiyin
* Anti- Oksidan olarak kabul edilen kırmızı renkli sebzeleri sofranızdan eksik etmeyin,
* Kolesterol bakımından fakir beslenin
* C VİTAMİNİNE beslenme programınızda yer açın.

YARIN: KADIN KANSERLERİ

22 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber