“POYRAZ KARAYEL” POYRAZ’SIZ TATSIZ!

Kanal D’nin sevilen dizilerinden “Poyraz Karayel” çarşamba akşamı üçüncü sezona “merhaba” dedi.

Diziye adını veren “Poyraz”ın ölümü “Poyraz Karayel”i Twitter’da saatlerce 1 numara yaptı. Dizi, reyting listelerinde ise ilk 3’e bile giremedi. “Twitter âlemi”yle evlerinde reyting cihazı olanların zevkleri farklı demek ki! Sait Halim Paşa Yalısı’nda ekiple birlikte izledim “Poyraz Karayel”in bu bölümünü...

Diziyi izlerken bir yandan da Twitter’a göz attım. Eğlenceli bir hayli yorum gördüm.

“Poyraz’ı getirmezseniz biz yokuz” diye yazanlar…

“Poyraz”ın olmadığı dizinin ilk arasında İlker Kaleli’nin oynadığı reklamın yayınlanmasını ti’ye alanlar...

İlker Kaleli’nin yerine İlker Aksum’un diziye girip “Poyraz”ın aşkı “Ayşegül”le evlenmesine bozulup, “Hacı, siz İlker’leri karıştırmışsınız. Bizim İlker bu değil” diye yazanlar...

Yıllar önce “Adını Feriha Koydum”dan “Feriha”nın ayrılmasıyla dizinin “Adını Feriha Koydum - Emir’in Yolu” olmasına gönderme yaparak, “Madem İlker Kaleli yok, dizinin adını ‘Ayşegül’ün Yolu’ olarak değiştirin. Poyraz’sız ‘Poyraz Karayel olmaz, olamaz” diye tweet atanlar...

Son anda göründü

Sonuçta iki sezondur diziyi zirvede tutanların istediği oldu.

“Poyraz”, aşkı “Ayşegül”ün düğün sahnesinde hayalet gibi de olsa geri döndü. Şimdi yanıtı merak edilen soru şu:

“Senarist, nasıl diriltecek öldürdüğü ‘Poyraz’ı?”

İzleyip, göreceğiz maharetini. Ayrıca şimdiye kadar yazdıkları da bundan sonra yazacaklarının göstergesi.

Üç kişiyi öldürdükten sonra eve gelen “Bahri Umman” (Musa Uzunlar) ile eşi “Despina” (İdil Fırat) arasında şöyle bir diyalog vardı son bölümde:

- Neredeydin?

- Ayşegül’e saldıranları öldürdüm.

- Aç mısın?

- Biraz.

Böyle bir diyaloğu yazan senarist için o iş, çocuk oyuncağı!

Tereyağından kıl çeker gibi yapar bunu.

RESSAMA ‘SERGİCİ’ DİYEN AKM MÜDÜRÜ

Çocuklar Gülsün Diye’nin 35’inci anaokulunun açılışı için uçakla sabah gittiğimiz Ordu’dan akşam döndük. Saat 20.00’de otomobille Taksim’e gitmek ölüm! Beyoğlu Belediyesi’nin kültür - sanat sezonunu açtığı Ahmet Güneştekin’in “Mitolojinin Poetikası” sergisini kaçırdım, Başkan Ahmet Misbah Demircan’ın Soho House’daki davetine yetişmek için metroyu denedim. İki metro değiştirip 22.00’de yemeğin sonuna yetiştim ve Demircan ile Güneştekin’in konuşmalarını yakaladım.

Demircan, Güneştekin’in üç boyutlu sanat eserleriyle endüstriyel tasarıma ve inovasyona bile ilham olacak işler yaptığını söyledi.

Güneştekin ise Türkiye’de sanat kurumlarının başına sanatla ilgisi olmayanların getirilmesinden dert yandı ve bir anısını paylaştı:

“2003’te ilk İstanbul sergimi AKM’de açtım. O dönemde biz, ’Resmin Maksim Gazinosu’ derdik AKM için. Sergi öncesi AKM’nin müdürüyle salonu dolaşmaya çıktık. Adam bana, ‘Senden önceki sergici tabelalarını böyle astı’ dedi.”

FARUK DEMİR SÖYLEDİ ŞERİF GÖREN OYNADI

Soho House’daki yemekten sonra sezon açılışını yapan Çiçek Bar’a geçtim. İçeri girdiğimde tıklım tıklımdı Çiçek Bar. Müşteriler arasında olduğu gibi, sahnede de tanıdık isimler vardı. Eski milletvekili Faruk Demir türkü söylüyor, ünlü yönetmen Şerif Gören “Zeybek” oynuyordu. Faruk Demir’in ardından mekânın solisti Elhan Tok sahne aldı ve söylediği türkülerle müşterileri coşturdu.

GÜNÜN SÖZÜ

“Kadın güçlüdür aslında. Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür; ama ister ki erkeğin gücü kendisine huzur versin.”